Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/12872 E. 2010/11063 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/12872
Karar No
2010/11063
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Sanık ...; 5237 S.Y.nın 158/1-d, 39/1, 62/1, 52/2. maddelerine göre 4 kez 6040 YTL APC ile cezalandırılmasına. 5237 S.Y.nın 158/1-d-e-son, 39/1, 62/1, 52/2 ve 53. maddelerine göre 4 kez 1yıl3ay hapis ve 400 YTL APC ile cezalandırılmasına Sanık ...; 5237 S.Y.nın 158/1-d-e-son, 39/1, 62/1, 52/2 ve 53. maddelerine göre 4 kez 1 yıl 3 ay Hapis ve 400 YTL APC ile cezalandırılmasına. 5237 S.Y.nın 158/1-d, 39/1, 62/1, 52/2. maddelerine göre 6040 YTL APC ile cezalandırılmasına. 5237 S.Y.nın 158/1-d-e-son, 39/1, 62/1, 52/2 ve 53. maddelerine göre 4 kez 1 yıl 3 ay Hapis ve 820 YTL APC ile cezalandırılmasına. Sanık ...; 5237 S.Y.nın 158/1-d-e-son, 39/1, 62/1, 52/2 ve 53. maddelerine göre 1 yıl 3 ay Hapis ve 820 YTL APC ile cezalandırılmasına. 5237 S.Y.nın 158/1-d-e-son, 39/1, 62/1, 52/2 ve 53. maddelerine göre 1 yıl 3 ay Hapis ve 400 YTL APC ile cezalandırılmasına. 5237 S.Y.nın 158/1-d, 39/1, 62/1, 52/2. maddelerine göre 22 kez 6040 YTL APC ile cezalandırılmasına. Sanık ...; 5237 S.Y.nın 158/1-d-e-son, 39/1, 43/1, 62/1, 52/2 ve 53. maddelerine göre 3 yıl 15 gün hapis ve 1100 YTL APC ile cezalandırılmasına. Sanık ...; 5237 S.Y.nın 158/1-d, 39/1, 62/1, 52/2. maddelerine göre 4 kez 6040 YTL APC ile cezalandırılmasına. 5237 S.Y.nın 158/1-d-e-son, 39/1, 62/1, 52/2 ve 53. maddelerine göre 10 kez 1 yıl 3 ay Hapis ve 400 YTL APC ile cezalandırılmasına. 5237 S.Y.nın 158/1-d-e-son, 39/1, 62/1, 52/2 ve 53. maddelerine göre 2 kez 1 yıl 3 ay Hapis ve 820 YTL APC ile cezalandırılmasına. 5237 S.Y.nın 158/1-d, 39/1, 62/1, 52/2. maddelerine göre 26 kez 6040 YTL APC ile cezalandırılmasına. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan 2006/180-116 sayılı kararda birleştirilen, Kooperatifi Başkanlığı’na yönelik dava ile sanıklardan ... hakkındaki 2007/67-43 sayılı davalara konu ve 02.04.2007 günlü oturumda, birleştirme uyuşmazlığına konu edilip, Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 22.12.2008 tarih ve 2008/14079 Esas,-11966 Karar sayılı ilamıyla İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde birleştirilmesine karar verilen, İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2006/264 Esas ve 2007/20 Karar sayılı davasına konu, eylemler nedeniyle zamanaşımı içinde mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. I-)Sanık ...’ün, ,ı, ve Gölgeli Belediyelerine karşı “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından mahkumiyeti ile sanık ...’ın mahkumiyetine dair hükümlere yönelik sanıklar ve müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, A)Sanık ...’nin şikayetçilere telefon ederek uyuşturucuyla mücadele faaliyetleri ve lösemili çocuklara yardım amacıyla kitap satışı yaptıklarından bahisle onları aldatıp sanık ... vasıtasıyla sanıklar , ve adına açılan banka hesaplarına para yatırılmasını sağlayıp elde ettikleri menfaati paylaştıkları olayda; sanıkların suçun işlenmesindeki rolleri, fiilin işlenmesi veya sonuçsuz kalmasının her birinin elinde bulunması, suçun işlenişine yaptıkları katkının suçun icrası yönünden birbirini tamamlayıcı nitelikte olması ve her bir sanığın suçun işlenişinde ortak bir hakimiyet kurmaları, iştirak katkıları gözetildiğinde suçu müşterek fail olarak gerçekleştirdiklerinden 5237 sayılı TCK’nun 37/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde yardım edenlere ilişkin 39. madde uyarınca cezalardan indirim yapılması, B)5237 sayılı TCK’nun 158/1-d madde ve bendi uyarınca, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanıldığının kabulü için, bu kurumlara ait maddi bir varlığın kullanılması gerektiğinden, telefonla yapılan görüşme sırasında, o kurum, kuruluş, vakıf veya dernek tüzel kişiliği yada orada görevli gerçek kişi isimlerinin kullanılmasının mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmayacağı ve olayda sayılan kamu kurumu ve kuruluşlarının maddi varlığının kullanılmadığı gözetilmeden, anılan bendin uygulanamayacağının gözetilmemesi, C)Sanık ...'ın sanıklar ... ve ... adına açılan hesaplara para yatıran yakınanların her birine yönelik eyleme, hesaba yatan paraları sanık ...’ye ulaştırmak suretiyle yardım ettiğinin kabul edilmesi karşısında, farklı zamanlarda farklı yakınanlara yönelik eylemlere yardım etmesi nedeniyle, her bir yakınana yönelik eyleminin bağımsız suç olduğu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının ve kabule göre de, 158/1-son maddesi gereğince belirlenecek adli para cezasının toplam menfeatin iki katından az olamayacağının gözetilmemesi ve 158/1-d-e-son, 39/1, 43/1 maddeleri uygulanarak belirlenen 3 Yıl 9 Ay hapis ve 62 birim gün karşılığı adli para cezasından TCK’nun 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında 3 Yıl 1 Ay 15 gün hapis ve 51 birim gün karşılığı, 52/2 maddesi uyarınca, günlüğü 20TL’den 1020TL adli para cezası yerine yazılı şekilde, hapis cezasının eksik tayini, adli para cezası fazla tayin olunmuşsa da hükmolunması gereken adli para cezasına göre noksan hükmolunduğu cihetle sanıklar aleyhine temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı TCK’nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (e-son) bendi ile yetinilmesi gerekirken anılan fıkranın (d) bendinin de gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir. Sanık ...’ün daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması, sanık ... açısından ise ceza miktarı nedeniyle 5728 sayılı yasayla değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulanamayacağı anlaşıldığından, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklara yüklenen suçların sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar ve müdafiilerinin, kasıt ve kusurlarının bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraatlerine karar verilmesi gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II-)Sanıklar ... ve ...’in “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından mahkumiyetlerine dair tüm hükümlere, sanıklardan ...’ün ise, Kumru Şoförler odasına karşı “nitelikli dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetine dair hükümle sınırlı olmak üzere sanıklar ve müdafileri ile sanıklardan ...’nin aynı suçtan mahkumiyetine dair hükümlere yönelik sanık, müdafii ve o yer C.Savcısının temyiz itirazlarına gelince, Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... ve müdafiinin, suçun unsurlarının oluşmadığına, kastının bulunmadığına, eksik araştırmaya, beraat isteğine ve tüm eylemlerin tek suç sayılması gerektiğine, sanık ... ve müdafiilerinin, suç kastının ve kusurlarının bulunmadığına, unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraat etmeleri gerektiğine, sanık ... ile sanık ... müdafiilerinin ise bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: (1)Sanık ...’nin şikayetçilere telefon ederek uyuşturucuyla mücadele faaliyetleri ve lösemili çocuklara yardım amacıyla kitap satışı yaptıklarından bahisle onları aldatıp sanık ... vasıtasıyla sanıklar , ve adına açılan banka hesaplarına para yatırılmasını sağlayıp elde ettikleri menfaati paylaştıkları olayda, sanıkların suçun işlenmesindeki rolleri, fiilin işlenmesi veya sonuçsuz kalmasının her birinin elinde bulunması, suçun işlenişine yaptıkları katkının suçun icrası yönünden birbirini tamamlayıcı nitelikte olması ve her bir sanığın suçun işlenişinde ortak bir hakimiyet kurmaları, iştirak katkıları gözetildiğinde suçu müşterek fail olarak gerçekleştirdiklerinden tüm sanıkların 5237 sayılı TCK’nun 37/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde yardım edenlere ilişkin 39. madde uyarınca cezalardan indirim yapılması, ayrıca sanıklardan ...’nin 38. madde uyarınca azmettiren olarak kabul edilmesinin ardından 39. madde uyarınca indirim yapılarak çelişkiye neden olunması, (2)5237 sayılı TCK’nun 158/1-d madde ve bendi uyarınca, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanıldığının kabulü için, bu kurumlara ait maddi bir varlığın kullanılması gerektiğinden, telefonla yapılan görüşme sırasında, o kurum, kuruluş, vakıf veya dernek tüzel kişiliği yada orada görevli gerçek kişi isimlerinin kullanılmasının mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldırmayacağı ve anılan kurum ve kuruluşların maddi varlıklarının kullanılmadığı dikkate alınarak, sanıkların belediyelere yönelik eylemleri nedeniyle anılan bendin uygulanamayacağı ve eylemin 158/1-e-son maddesine uyacağı, Kooperatif ve Meslek Odalarına yönelik eylemleri yönünden ise, 5237 Sayılı TCK’nun 157/1. maddesinde yazılı suçun oluşacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, (3)5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda cezaların içtimaına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99. maddesinde “…hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar” düzenlemesine yer verildiği gözetilmeden her bir ceza toplanarak 6040TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle infazda karışıklığa yol açılması, (4)Sanıkların 5237 sayılı TCK’nun 158/1-d, 39/1, 62 maddeleri uygulanarak 10 Ay Hapis ve 2 gün adli para cezasıyla cezalandırılmalarından sonra TCK’nun 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlara dair takdir, uygulama nedenleri ile maddesi gösterilmeden hapis cezasının paraya çevrilmesi, sanıklardan ...’un Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifine yönelik eylemi nedeniyle mahkumiyetine ilişkin hükümde, 158/1-d maddesi uyarınca 2 YIL Hapis ve 6 gün adli para cezası belirlenip, yarı oranında indirim yapılırken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK.nun 34, 230, 232.maddelerine aykırı davranılması, (5)Sanık ... ile ...’nin Çiftliği Belediyesine karşı eylemleri yönünden, Çiftliği Belediye Başkanı ...’nın Valilikte bulunduğu sırada telefonla aranması üzerine arayan kişinin söylediği gibi İçişleri Bakanlığında görevli müfettiş olmadığını anlaması, sanıkların yakalanması için polisle işbirliği içinde 300TL’yi blokeli olarak yatırması nedeniyle sonradan bloke edilmeyip sanığın bu para üzerinde tasarruf etme olanağı doğmadığından suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeksizin yazılı şekilde tamamlanmış suçtan cezalandırılmaları, (6)Sanık ...’un Gölpazarı, ...’in Barbaros, sanık ...’nin ise her iki belediyeye karşı eylemleri nedeniyle, TCK.nun 158/1-son maddesi uyarınca takdir olunacak birim gün sayısı üzerinden artırım maddesi uygulanarak tespit olunacak sonuç gün ile bir gün karşılığı takdir edilecek miktarın çarpılması sonucu bulunan tutarın haksız menfaatin iki katından az olamayacağının gözetilmemesi, (7)Sanık ... ile ...’nin Gölpazarı belediyesine karşı eylemleri yönünden, Gölpazarı Belediye Başkanı tarafından hesaba para yatırılmadığının belirtilmesine rağmen, sanık adına Fortis Bank Levent Çarşı Şubesinde bulunan 1681296 numaralı hesaba 27.01.2006 tarihinde 999.89TL yatırılıp, kovuşturma başlamadan önce, 06.02.2006 tarihinde belediye hesabına iade edildiğinin anlaşılması ve sanık ...’un da 19.10.2007 tarihli son oturumda yakınanın zararının giderildiğini ifade etmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nun 168 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, (8)Sanıklardan ... yönünden; A)İddianame ve gerekçeli karar başlığında yalnızca Kınık Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifine yönelik eylemin konu edilip, Motorlu Taşıtlar Kooperatifi yada Kamyoncular Kooperatifinden bahsedilmemesi ve kooperatif başkanı olarak yalnızca katılan ...’in dinlenip, ...’in Akbank Şişli Şubesindeki hesabına bir kez Motorlu Taşıtlar Kooperatifi adına 23.12.2005 tarihinde 500TL yatırıldığının belirlenmesi karşısında, anılan kooperatiflerin aynı kişi oldukları gözetilmeksizin ayrıca Kınık Kamyoncular Kooperatifine yönelik eyleminden bahisle hüküm fıkrasının E-37 fıkrası dışında ayrıca E-40 fıkrasıyla ikinci kez cezalandırılması suretiyle fazla ceza verilmesi, B)İddianamede Fethiye Şoförler Odası Başkanı, Gerekçeli Karar başlığında ise 163 Nolu Kooperatif sorumlusu olarak gösterilen katılan ...’a yönelik eylemin sanık ve katılan tarafından ifade tarihi itibariyle iki yıl önce yani 2004 yılında gerçekleştiği belirtilip, ayrıntılı banka hesap detaylarında ödeme bilgisine ulaşılamayan eylem yönünden, sanığın bu olay nedeniyle daha önce yargılandığını savunduğu dikkate alınarak, ikinci kez cezalandırılma olasılığı karşısında ve suç tarihinin 2004 yılı olması halinde suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümlerinin karşılaştırılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, C)İddianame ve gerekçeli karar başlığında yalnızca İskenderli Belediyesi’ne yönelik eylemin konu edilip, İskenderiye Belediyesi’nden bahsedilmemesi ve Belediye başkanı olarak yalnızca katılan dinlenip, ...’ün Akbank Yeşilpınar Şubesindeki hesabına bir kez İskenderli Belediyesi adına 15.02.2006 tarihinde 300TL yatırıldığının belirlenmesi karşısında, İskenderiye Belediyesi’ne karşı bir eylem nedeniyle dava bulunmadığı gözetilmeksizin, İskenderiye Belediyesi’ne karşı eyleminden bahisle hükmün E-9 fıkrası dışında ayrıca E-39 fıkrasıyla cezalandırılması yasaya aykırı, Kabule göre de Sanıklar ..., ... ve ... yönünden; bir kısmının adli sicil özetinde yer alan ceza bilgilerinden infaz durumları belirlenemediği ve adli sicilden silinme koşulları denetlenemediğinden, bir kısmının ise ayrıntıları, CGK’nun 06.05.2008 tarih ve 2007/4-27, 2008/95 sayılı kararında açıklandığı üzere, suç tarihinden sonra karar verilmiş olması nedeniyle engel bulunmadığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar, müdafiileri ve o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin anılan sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca kısmen istem gibi, BOZULMASINA, sonuç ceza miktarları itibariyle kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 12.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/12872, K. 2010/11063, T. 12.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-12872-e-2010-11063-k-8eda3c1b31f2