Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/21025 E. 2012/4335 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/21025
Karar No
2012/4335
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, görevi ihmal HÜKÜM : ..., ..., ...; 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 204/3, 62, 53/1. maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis cezası, hak yoksunluğu, ...; 765 sayılı TCK'nun 230/1, 59/2, 647 sayılı Yasanın 4, TCK'nun 72. maddelerine göre 1.191 YTL adli para cezası, Suça konu aracın ... adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanı, motorlu araç tescil belgesi ve Ankara 48. Noterliği'nin 14.12.2004 gün 21749 yevmiye nolu araç satış sözleşmesi ile hakkında beraat hükmü kurulan ...'a satılarak sahtecilik suçunun işlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun hükümleri uyarınca teselsül hükümlerinin tartışılmaması ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK hükümleri uyarınca da farklı zamanda düzenlenip kullanıldığının belirlenememesi halinde belge sayısı nazara alınarak alt sınırdan ayrılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I- Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan hükme yönelen müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Hükmolunan ceza süresi nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMUK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanıklar hakkında yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı Yasa hükümlerinin denetime olanak verecek şekilde olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenip sonucuna göre hüküm kurulmuş olmasına, incelenen dosya içeriğine göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin sübutunun bulunmadığına, eksik soruşturma yapıldığına, teselsül eden tek suçtan ceza tayin edilmesi gerekirken iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanıkların kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklarından koşullu salıverilme, 1. fıkrada yazılı diğer hakların tümünden cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarında yer alan 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlar çıkartılarak yerlerine “5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yosun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında görevi ihmal suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince; 1-Noter başkatibi olan sanığın, satış işlemini kendilerine ibraz edilen nüfus cüzdanı ve bu isme göre düzenlenmiş araç ruhsatına göre yaptıklarını, ruhsatnamede baba adı yazılı olup anne adı yazılı olmadığından ibraz edilen belgelerin sahtecilği anlayamadıklarını savunmasına, satış sözleşmesine ekli belgelerin de savunmaya uygun bulunmasına göre, suç tarihi itibariyle işlemi yapan noterliğin trafik kayıtlarını bilgisayar ortamında denetleme imkanı bulunup bulunmadığı irdelenmeden ve Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34. 230 ve CMUK'nun 308. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin gerekçeye yansıtılması gerektiği de gözetilmeden gerekçeden yoksun hüküm kurulması, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; Hükümden sonra 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resim Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi gereğince "hükmün açıklanmasının geri bırakılması'na karar verilip verilmeyeceğinin değerelendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/21025, K. 2012/4335, T. 28.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-21025-e-2012-4335-k-ea4c823401aa