Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/18145 E. 2010/8219 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/18145
- Karar No
- 2010/8219
- Karar Tarihi
Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan sanıklar ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-e-son, 168/1, 62, 52/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 10 ay hapis ve 500,00 yeni Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmalarına, diğer sanıkın, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-e-son, 168/1, 31/3, 62, 52/2, 50/3. maddeleri gereğince 320,00 ve 4.000,00 yeni Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/1. maddesi gereğince tüm sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi gereğince sanıklar ve ...'ın 5'er yıl, sanık 'ın 3 yıl denetim süresine tabi tutulmalarına dair Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 24/06/2008 tarihli ve 2007/258 esas, 2008/181 sayılı kararına itiraz edilmesi üzerine, sanıklar ... ve ... hakkında tayin olunan hapis cezalarının adlî para cezasına çevrilmesinden sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin usule uygun olmadığından, sanık hakkında suç tarihinin 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un yürürlük tarihi olan 19/12/2006 tarihinden önce olması nedeniyle 5560 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki hali uygulanarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi gereğince hapis cezası adlî para cezasına çevrildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebileceği, ancak bu durumda 23/2. madde gereğince denetim süresinin 5 yıl olarak belirlenmesi gerektiği, şayet 5560 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sanık lehine kabul edilerek 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. ve 5395 sayılı Kanun’un 23. maddesi uygulanarak 3 yıl denetim süresi uygulanacak ise bu takdirde diğer sanıklarla ilgili belirtildiği gibi hapis cezasının adli para cezasına, seçenek yaptırımlara çevrilmesinin usul ve yasalara uygun olmadığından bahisle itirazın kabulü ile Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 24/06/2008 tarihli ve 2007/258 esas, 2008/181 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin Aydın 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 24/07/2008 tarihli ve 2008/853 değişik iş sayılı kararının tüm dosya kapsamına göre: 1-Sanıklar ... ve ...’ın sonuç olarak 10’ar ay hapis ve 500,00'er yeni Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmalarına karar verilmesi karşısında, itirazın reddi yerine dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne karar verilmesinde, 2-Sanık’ın, 5237 sayılı Kanun’un 158/1-e-son, 168/1, 31/3, 62.maddeleri gereğince belirlenen 6 ay 20 gün hapis ve 16 gün adli para cezalarının aynı Kanun’un 50/3.maddesinin yollamasıyla 50/1-a ve 52/2.maddeleri gereğince günlüğü 20,00 yeni Türk lirası üzerinden çevrilerek 320,00 ve 4.000,00 yeni Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmesi karşısında, hapis cezası adli para cezasına çevrildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik verilen kararın 5395 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki hali ile 23. maddesinde düzenlenen kurallara uygun olduğu gibi, 5395 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle 23. maddesinde düzenlenen denetim süresinin üç yıl olduğuna ilişkin kurala da uygun olduğu ve mahkemece sanık lehine olan tüm hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla itirazın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 28.08.2009 gün ve 2009/9974/47738 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 29.09.2009 gün ve KYB.2009/205406 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 1- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 10.03.2009 gün ve 241-57, 07.04.2009 gün ve 67/84, sayılı kararlarında açıklandığı üzere, sanık Hilal Atış'ın sabit kabul edilen dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak hüküm tarihi itibariyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden uygulanabilecek yegane hüküm 5395 sayılı Yasanın 19.12.2006 tarihinden önce yürürlükte bulunan hükmüdür, bu hüküm uyarınca çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde beş yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilecektir, her ne kadar 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 40.maddesi ile 5395 sayılı Yasanın 23.maddesi değiştirilerek, çocuklar açısından denetim süresinin üç yıl olarak uygulanacağı hüküm altına alınmış ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesine yollamada bulunulduğundan, 231.maddedeki diğer koşullar nazara alınmaksızın sadece 23. maddenin denetim süresinin dikkate alınarak 3 yıl olarak uygulanması karma uygulama niteliğinde olacağından, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2008 gün ve 2007/258 esas, 2008/181 sayılı kararına vaki itirazın kabulüne dair Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.07.2008 gün ve 2008/853 değişik iş sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamenin ikinci bendindeki düşünce bu itibarla yerinde görülmediğinden CMK'nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, 2- Sanıklar ... ve ... haklarında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezalar seçenek yaptırımlara çevrilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamenin birinci bendindeki düşünce bu itibarla yerinde görüldüğünden, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2008 gün ve 2007/258 esas, 2008/181 sayılı kararına vaki itirazın kabulüne dair Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.07.2008 gün ve 2008/853 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 09.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.