Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/17212 E. 2012/1992 K. – Sahtecilik Ve

Konu: Sahtecilik Ve Görevi Kötüye Kullanmak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/17212
Karar No
2012/1992
Karar Tarihi
Konu
Sahtecilik Ve Görevi Kötüye Kullanmak

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik ve görevi kötüye kullanmak HÜKÜM : 1- Sanık ...: A- 765 sayılı TCK.nun 240. maddesi nedeniyle açılan davadan dolayı aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri gereğince ortadan kaldırma B- 765 sayılı TCK.nun 339/1-1. cümle 80, 59/2. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis cezası 2- Sanık ...: A- 765 sayılı TCK.nun 240. maddesi nedeniyle açılan davadan beraat B- 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası 1- Sanık ... hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan kurulan zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırma kararına yönelik katılan vekili ve "memurun resmi belgede sahteciliği" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ile sanığın temyizlerinin incelenmesinde; Sanığın Zeytinburnu Merkez Ptt müdürlüğünde 24.03.2000 tarihinde emekli oluncaya kadar yaya dağıtıcısı olarak görev yaptığı dönemde memurun resmi belgede sahteciliği suçunu işlediğini dosya içeriğine uygun şekilde kabul eden mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki 2-B maddesinde öne sürülen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "görevi kötüye kullanma" suçunun yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının vaki zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış; toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen "memurun resmi belgede sahteciliği" suçunun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca uygulanması gereken 765 ve 5237 sayılı TCK.nun hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasa belirlenmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan vekili vesanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2- Sanık ... hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen katılan vekilinin temyizinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "görevi kötüye kullanma" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı en son tarih olan 07.06.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 3- Katılan vekili ile sanık ...'ın adı geçenin "memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizine gelince; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün ve 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMK'nun 232/6. maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; sanığın yokluğunda verilen hükümde başvuru şekli ve başvuru süresinin ne zaman başlayacağının açıkça gösterilmemesi nedeniyle sanık ...' ın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/17212, K. 2012/1992, T. 21.02.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-17212-e-2012-1992-k-edeeab598656