Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/16995 E. 2012/2860 K. – Görevi Kötüye
Konu: Görevi Kötüye Kullanmak, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/16995
- Karar No
- 2012/2860
- Karar Tarihi
- Konu
- Görevi Kötüye Kullanmak, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi kötüye kullanmak, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1-Lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2-Lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nun 257/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1-Sanık hakkında "görevi kötüye kullanmak" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “görevi kötüye kullanmak'” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4 , 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 2-Sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik'' suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Hükmolunan cezanın sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının infazda göz önünde bulundurulması mümkün görülmüştür. Hükmolunan netice ceza miktarı itibariyle CMK'nun 231/5. maddesinin uygulama koşulları bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 05.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.