Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/9101 E. 2011/24090 K.
Konu: Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/9101
- Karar No
- 2011/24090
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : ...: 5237 sayılı TCK 204/1, 204/3, 62, 53/1-abcde maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis, hak yoksunluğu, I-)... müdafinin, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5327 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağının gözetilmemesi yasaya aykırı sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanması ile ilgili hüküm fıkrasının (5) bendindeki bölümün karardan çıkarılarak yerine “TCK.nun 53. maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarını kullanmaktan şartla tahliye tarihine, diğer hakları kullanmaktan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan sanık ...'nın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-) Sanık ... ve sanık ... müdafilerinin “dolandırıcılık”, “sahte muhtaçlık belgesi”, “sahte nüfus cüzdanı talep belgesi”, “sahte nüfus cüzdanı düzenletmek” suçlarından mahkumiyetlerine, o yer Cumhuriyet savcısının ise sanık ...'ın “dolandırıcılık” suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümlere yönelik temyizlerine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık, sahte nüfus cüzdanı talep belgesi, sahte nüfus cüzdanı, sahte muhtaçlık belgesi düzenletmek”, suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 30.03.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar ... ve ... müdafileri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar haklarında “dolandırıcılık, sahte nüfus cüzdanı talep belgesi, sahte nüfus cüzdanı, sahte muhtaçlık belgesi düzenletmek”, suçlarından açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve CMK'nun 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, III-) Sanık ... müdafinin, “resmi belgede sahtecilik” suçundan, sanık ... ve ... müdafilerinin ise sahte mernis ölüm tutanağı düzenlemek suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyizlerine gelince; 1-) Narman ilçesi Kışla köyü nüfusuna kayıtlı olup aynı yerde yaşayan, 7 çocuklu ev hanımı ve okuma yazması olmayan sanık ...'ın “ağabeyim ..., ölen babamın bankadaki parasının çekilebilmesi için gerekli olduğunu söyleyerek iki tane fotoğrafımı alıp, iki tane belge imzalattırdı, okuma yazmam olmadığı için bu belgelerin ne olduğunu bilmiyorum, nüfustan kimlik almadım, vekaletname verdiğimi de hatırlamıyorum” şeklindeki savunmasının, babalarının vefatından sonra mirasçı olması nedeniyle kendisinin de fotoğrafına ve imzasına ihtiyaç olduğunu, aile büyüğü olan ağabeyi ...'nın mirasla resmi işlemleri tamamlayabilmesine yardımcı olmak amacıyla hareket ettiğini düşünmesi nedeniyle hayatın olağan akışına uygun olup sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğine dair savunmasının aksini kanıtlayan her hangi bir delil bulunmadığı gözetilmeden “resmi belgede sahtecilik” suçundan yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 2-) Narman ilçesi Taşburun köyü muhtarı olan sanık ...'nın, diğer sanık ...'nın gerçekte 1962 yılında bebek iken ölen kız kardeşi ...'nın 01.02.2005 tarihinde öldüğüne dair beyanına istinaden 17.03.2005 tarihli mernis ölüm tutanağını düzenleyip, ...'nın ölüm kaydının nüfusa bu şekilde tescil edilmesini sağlamasından ibaret olayda; suç tarihinde yürürlükte olan 1587 sayılı Nüfus Kanunun 35. maddesinde, ölüm olaylarının köylerde muhtar tarafından bildirimde bulunacağına dair hükmü ile sonradan yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunun 31. maddesindeki ölüm olaylarının köylerde, varsa tabip veya sağlık kuruluşu yetkilileri, yoksa köy muhtarları tarafından bildirileceğine ilişkin hükümlerinin ve sanık ... ile müteveffa ...'nın amcası olan sanık ...'nın ...'nın gerçekte beyan edilen tarihte değil de, 1962 yılında bebek iken öldüğünü bilebilecek durumda olduğu da gözetilerek eyleminin “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturup oluşturmayacağının ve buna göre diğer sanık ...'nın eyleminin de “memurun resmi belgede sahteciliği" suçunda iştirak etmek mi, yoksa “memur olmayan kişinin resmi belgede sahteciliği” suçunu mu oluşturacağı karar yerinde tartışılmadan sanık ...'nın eyleminin 765 sayılı TCK.nun 355. maddesindeki ...'nın eylemini ise aynı Kanunun 356. maddesindeki suçu oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 26.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.: