Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/3755 E. 2011/22731 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/3755
- Karar No
- 2011/22731
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet HÜKÜM : Davanın reddine ilişkin Seyyar olarak deterjan satmakta olan sanığın 25.10.2002 günü tanık Abbas’a taklit marka deterjan satması, tanık Abbas’ın kendisinden fatura istemesi üzerine 25.10.2002 tarih ve 211 sayılı 220.800.000 TL’lik sahte faturayı düzenleyip tanığa vermesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığa yüklenen 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye Muhalefet ve Sahte Fatura Düzenlemek suçlarından dolayı tefrik kararı verilerek, 556 sayılı Kanun Hakkında Kararnameye Muhalefet suçundan Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesine, sahte fatura düzenlemek suçundan da Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı halde, mahkemece, sanığın eyleminden dolayı zaten Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış olduğu, dolayısıyla sahte fatura düzenlemek iddiasıyla açılan temyize konu davanın mükerrer olarak açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin aynı zamanda 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-2 maddesine uyduğu iddiasıyla Cumhuriyet savcısı tarafından Adana Gelirler Bölge Müdürlüğüne ihbarda bulunulduğu, Adana Gelirler Bölge Müdürlüğünün 01.03.2004 tarih ve 1477 sayılı mütalaası esas alınarak sanık hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan kamu davası açıldığı, bu haliyle açılan davanın mükerrer olmayıp mahkemece yargılamaya devamla davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken davanın mükerrer olarak açıldığından bahisle reddine karar verilmesi yasaya aykırı ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ‘sahte fatura düzenlemek’ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 25.10.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 05.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.