Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/3523 E. 2026/4133 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3523
Karar No
2026/4133
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2646 E., 2025/3401 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/201 E., 2024/330 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Grup Başkanlığı'nca başlatılan teftiş kapsamında 24.02.2015 tarihli ... numaralı AŞA/2 sayılı genel denetim istinaden ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından söz konusu çalışanların kazançlarının eksik bildirildiği gerekçesiyle resen prim tahakkuk edileceği belirtildiğini, bu işleme karşı müvekkili banka tarafından cebri icra tehdidi altında ihtirazi kayıtlı olarak davalı kuruma 22.03.2023 tarihinde 265.827,22 TL ödeme yapıldığını, tahakkuk işlemine karşı da itiraz edildiğini, bugüne kadar cevap verilmeyerek itirazın zımnen reddedildiğini, İşveren olan banka ile çalışan tüm personel arasında, iş sözleşmeleri ile kararlaştırılıp yasal mevzuata uygun şekilde ödenmemiş hiç bir ücretin söz konusu olmadığını, İş sözleşmelerinde belirtilmiş olan ücretlerin tamamı, aynı şekilde bordrolaştırılarak ait olduğu ayın son günü çalışanın banka hesabına nakden ödenmiş olması konusunda bir duraksama bulunmadığını, çalışanlardan da bordrolarda hesaplamaların eksik yapıldığı yönünde bir itiraz olmadığını belirterek, tüm talep, dava, şikayet ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili davacı bankanın cebri icra tehdidi altında davalı kuruma 22.03.2023 tarihinde ödemek zorunda kaldığını belirttiği 265.827,22 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ... A.Ş.-... Şubesinin 5510 sayılı yasa kapsamında işlem gördüğünü, davacı hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Grup Başkanlığı’nca resen inceleme başlatıldığını ve başlatılan teftiş kapsamında ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından 24.02.2015 tarihli ... numaralı AŞA/2 sayılı rapor ile söz konusu çalışanların kazançlarının eksik bildirildiği gerekçesiyle yasaya uygun olarak idari para cezasının tahakkuk ettirildiğini, davacının zamanaşımına ilişkin itirazlarını kabul etmediklerini, müvekkili Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile, davacı şirkete prim borcu çıkartılmasına ilişin Kurum işleminin iptaline, davacı tarafça Kuruma yersiz ödenen 270.514,42 TL nin 22.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde: a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b.Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5510 sayılı Yasa’nın 89/3. maddesi “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır.” hükmüne amir olup, mahkemece, alacağın Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapılacağı ayın başına kadar geçen süre için faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. 3. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168 nci maddesinde, “Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. (Ek cümle:16.06.2009 - 5904 S.K./35.mad) Şu kadar ki hazırlanan tarifede; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davalar ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir.

Avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.” düzenlemesi yer almakta olup; açık yasal düzenleme karşısında,Kurum işleminin iptali istemli davada, öngörülen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gereğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) bendinde yer alan "2-Davacı tarafça Kuruma yersiz ödenen 270.514,42 TL nin 22/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine "2-Davacı tarafça Kuruma yersiz ödenen 270.514,42 TL nin 5510 sayılı Yasanın 89/3 maddesi uyarınca ödeme tarihini takip eden ay başı olan 01.04.2023 tarihinden iadenin yapılacağı ay başına kadar geçen süre için işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine,” ibaresinin yazılmasına, Hüküm fıkrasının (5) bendinde yer alan "5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 42.577,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " ibaresinin silinerek yerine " Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, "ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/3523, K. 2026/4133, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-3523-e-2026-4133-k-007ffa6c04ac