Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8420 E. 2026/4130 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8420
Karar No
2026/4130
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/861 E., 2025/1072 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/443 E., 2024/239 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Grup Başkanlığınca başlatılan teftiş kapsamında 24.02.2015 tarihli ... numaralı AŞA/2 sayılı genel denetime istinaden, ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından söz konusu çalışanların kazançlarının eksik bildirildiği gerekçesiyle 2011/Ocak ila 2013/Eylül aylarına ilişkin re'sen prim tahakkuk ettirildiğini, bu yazıya karşı taraflarınca 22.05.2023 tarihinde itiraz edildiğini ve itiraz yazılarının ...'ya 25.05.2023 tarihinde ... yolu ile tebliğ edilmiş olmasına karşın ve tebliğ tarihinin üzerinden 30 gün geçmesine rağmen herhangi bir itiraz ret cevabı gelmediğinden Kurum itirazlarımızı zımnen reddetmiş olduğunu, müvekkil banka davaya konu prim borcu ve gecikme zammı 278.720,16-TL olarak ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kaldığını, 24.02.2015 tarihli, 7154PRG-2 sayılı İş ve Teftiş Kurulu Başkanlığı raporuna istinaden ek aylık prim ve hizmet belgeleri girilerek oluşturulan borç tahakkuklarının hiç bir hukuki dayanağı olmadığını, davalı Kurum tarafından Şube Müdürü, stajyerler, servis görevlisi vb. denetim kapsamında değerlendirilmeyen personeller için de ek tahakkuk yapıldığını, denetim raporunda kişi bazlı görevleri ile eşleştirilmiş saat bazlı alınacak ek tahakkuk miktarlarını gösteren bir tespitin olmadığını, işveren olan müvekkil banka ile çalışan tüm personel arasında, iş sözleşmeleri ile kararlaştırılıp yasal mevzuata uygun şekilde ödenmemiş hiç bir ücret söz konusu olmadığını, iş sözleşmelerinde belirtilmiş olan ücretlerin tamamının ödendiğini, prim (fazla mesai ödemesi) ve gecikme zammının zamanaşımına uğradığını, dava konusu prim borcuna dayanak gösterilen, noksanlık ve mevzuta aykırılık olarak yapılan tespitler, 4857 sayılı İş Kanunu ve iş teftiş tüzüğü ile bağdaşmayacak şekilde usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu prim borç tahakkuku, ilgili şube ve çalışanları hakkında iş müfettişleri tarafından yapılan denetimler kapsamında oluşturulmadığını, 24.02.20 15... ... sayılı rapor esas alınarak, personellerle görüşmeden, izinli olma, sağlık raporu veya mazeret izinli olma gibi durumlarda fazla mesai ödemesi yapılamayacağı değerlendirilmeden genelleme ve kıyas yoluyla şeffaflıktan uzak bir hesaplama yapıldığını, denetim raporunun gerçek duruma uygun olmayan ve bütüne sırayet etmeyen bir yöntemle, genelleme/ kıyas/ yorum yapılmak suretiyle yapıldığını, tahakkuk rakamları kişi bazında belirlenmemesi açısından da hukuka aykırı olduğunu, iş bu davaya konu prim borcuna dayanak iş müfettişleri tarafından hazırlanan raporda müvekkil banka nezdinde fazla çalışma yapılmasına ilişkin tespitler, hak edilen fazla çalışma ücretlerinin ödenip ödenmediğine bakılmaksızın hesaplandığını, iş müfettişlerinin dava konusu prim tahakkukunda ve gecikme zammında yer alan fazla çalışmaların tespitine yönelik hesaplamaları, yıllık resmi tatil günleri, personel tarafından kullanılan yıllık izin ve mazeret izinleri ile devamsızlıkları dikkate alınmaksızın yapıldığını, yapılan tespitlerin hiç birinde ispatlanmış ve 270 saati aşan fazla bir çalışma bulunmadığını, iş müfettişleri tarafından, herhangi bir somut belgeye dayanan yıllık 270 saati aşan fazla çalışmalara ilişkin ödenmemiş ücret alacağı tespit edilemediğini ve esasen, 270 saati aşan fazla çalışma yaptırılmamış olup eğer fazla çalışma olmuş ise de tüm fazla çalışma ücretleri, yasal yükümlülüklere uygun olarak personele ödendiğini, işbu dava konusu prim borcuna dayanak denetim raporunda, müvekkil banka nezdinde personellere yapılan yüksek miktardaki prim ödemesi fazla çalışmaların tespitinde ve hesaplanmasında iş müfettişleri tarafından gözardı edilmiş ve fazla çalışmaların hesaplanmasında hiç dikkate alınmadığını ve ayrıca ... tarafından unvan ayrımları gözardı edilerek şube müdür, stajyerler, servis görevlisi vb. denetim kapsamında değerlendirilmeyen peroneller için de ek tahakkuk yapılmış olup müvekkil bankayı ödemek zorunda bırakılan prim borcu ve gecikme zammı bu yönüyle de yasaya aykırı olduğunu iddia ederek 278.573,81 TL fazla çalışma ücret borcu ve gecikme zammının iptali ile ödenilen 278.573,81 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı kurumdan tahsil edilerek müvekkil Bankaya ödenmesini arz ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; fazla mesai tahakkukuna dair davacıya davalı Kurum tarafından yapılan işleminin yerinde olmadığının tespiti ile 278.720,16 TL prim ödemesinin 01.06.2023 tarihinden itibaren davalı Kurumdan yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; a. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, b. Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.5510 sayılı Kanun'un 89/3. maddesi; “Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanunu'nun 65. maddesi hükmü saklıdır.” hükmüne amir olup, Mahkemece, alacağın Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından itibaren faize hükmedilmesine karşın, iadenin yapılacağı ayın başına kadar geçen süre için faize hükmedilmemesi ve yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) no.lu bendinin silinerek yerine "2-Fazla mesai tahakkukuna dair davacıya davalı Kurum tarafından yapılan işleminin yerinde olmadığının tespiti ile 278.720,16 TL'nin, 5510 sayılı Kanun'un 89/3 maddesi uyarınca ödeme tarihini takip eden ay başı olan 01.06.2023 tarihinden iadenin yapılacağı ay başına kadar geçen süre için işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine,” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8420, K. 2026/4130, T. 08.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-8420-e-2026-4130-k-7b4f74b76354