Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9754 E. 2025/13895 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9754
Karar No
2025/13895
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/80 E., 2025/1077 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/222 E., 2024/551 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait işyerinde 19.05.2016 - 25.08.2016 tarihleri arasındaki sigortalı hizmet süresinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Pazarlama İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamış, 15.02.2018 tarihli duruşmadaki beyanında davanın reddi savunulmuştur. 2.Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarında, davacının ilk sigortalı çalışmasının ... sicil sayılı işyerinde 02.06.2014 tarihinde başladığı ve 30.10.2014 tarihine kadar 114 gün bu işyerinde çalıştığı, bu süreler haricinde sigortalı çalışmasının mevcut olmadığını, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden yazılı belgelerle ispat edilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerinde hizmet akdine istinaden asgari ücret ile 19.05.2016 - 25.08.2016 tarihleri arasında 97 gün çalıştığı, bu çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davada, 19.05.2016-25.08.2016 tarihleri arasında taraf olmaktan çıkarılan ...'ye ait iş yerinde geçen çalışmalarının tespiti istemi hakkında daha sonra iş yerinin ...Şirketine ait olduğunun anlaşılması üzerine HMK'nın 124.maddesi gereğince husumetin bu şirkete yöneltilerek tamamlanan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kabul kararında; 14.11.1994 doğumlu davacının dava konusu dönemde herhangi bir sigortalılığının bulunmaması, davalı ...Şirketine ait ... sicil numaralı, ... Bulvarı NO:.../... .../İzmir adresinde faal, teş. Teçh. Pera. Tic. Mahiyetli iş yerinin 15.01.2013 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olması, komşu iş yeri araştırmasında; ... Bulvarı No:.../... .../....adresi çevresinde numara ...adresinde ....Pastane isimli iş yerinin bulunduğu, bu iş yeri sorumlusunun ... olduğu, bir de davalı iş yerine her gün çay servisi yapan ...'ın komşu iş yeri tanığı olduğu yönünde tespitler yapılmış olması, komşu iş yeri tanığı ...'ın; ''... ...'ı şahsen tanırım kendisine çay götürdükçe görüyordum, kendisi ... Pazarlamada görüyordum, otururken görüyordum, hergün olmasa bile haftada 2-3 kez görüyordum, bu işyerine çay ocağı 100 metre mesafedeydi, ... o işyerinin sahibiydi sanıyorum, ben ...'ı tam olarak yılını hatırlamamakla birlikte 2015-2016 yıllarında görmüş olabilirim, bu işyerinde fazla süre görmedim belki 2 ay kadar görmüş olabilirim, orada çalışıp çalışmadığını ne iş yaptığını ben bilemem siparişimi alırım çayımı veririm geri dönerim, rahmetli ... bey ölmeden önce bana ...'in sevgilisi olduğunu söylemişti, ben sevgilisi olup olmadığını bilmem...'' şeklinde beyanda bulunması, kaldırma kararından önce bilgisine başvurulan kaldırma kararı sonrasında da kolluk eliyle yapılan araştırmaya ve çizilen krokiye göre komşu iş yeri tanığı olduğu belirlenen davacı tanığı ...'ın davacının çalışmalarını doğrular nitelikte beyanda bulunması, davacı tarafından sunulan üzerinde ''...'' yazılı mavi renk tişört bulunan, arka planında ...yetkili satış noktası ... Pazarlama yazılı fotoğrafların bulunması, bu fotoğraflardaki davacı tanığı ...'nın davacının çalışmalarını doğrulaması, tanık ...'in de fotoğraflarda bulunmasına rağmen davacının çalışmadığı yönündeki ve mahkemenin çelişkileri gidermek için sorduğu sorulara tutarsız ve çelişkili yanıtlar vermiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde özellikle tanıklar ...., ... ile fotoğraflarda yer alan ...'nın beyanı davacının çalışma iddiasını ispatladığı sonucuna varıldığından, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakta olup bu itibarla, fer'i müdahil Kurum vekilinin çalışma iddiasının sübuta ermediği yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili; Kurum kayıtlarının aksinin aynı nitelikte belgeler ile ispatlanması gerektiğini, yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9754, K. 2025/13895, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-9754-e-2025-13895-k-349bd62e967f