Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7512 E. 2025/13793 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7512
Karar No
2025/13793
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/353 E., 2025/1087 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi

SAYISI : 2019/105 E., 2023/3 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin 01.08.2016 tarihinde 01.07.2018 tarihine kadar davalı işveren bünyesinde çalıştığını, müvekkilinin bu iş yerinde garson olarak çalıştığını, davalı işveren tarafından müvekkilinin sigortasının hiç yapılmadığını, müvekkilinin, sigortasının yatmadığını işten çıktıktan sonra öğrendiğini belirterek müvekkilinin 01.08.2016 tarihinden 01.07.2018 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesini özetle; davacının öncesinden Kuruma bir başvurusu da söz konusu olmadığını, bu nedenle de davanın reddi gerekmekte olduğunu, Kurum kayıtları da esas olduğunu, davacının hizmetine ilişkin olarak davacıya ait hiçbir kayıt söz konusu olmadığını, bu sebeple müvekkil Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre yönünden davanın reddini n gerektiğini, mahkemenin aksi kanaate olması halinde davacının hizmet akdine dayalı bir çalışmasının olmadığını iş başvurusunun da olmadığını, şirketin 18.10.2017 tarihinde işletmeye başladığını, davacının iddia ettiği tarihte işe başlama ve çalışma iddiasının fiilen mümkün olmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile, davacı ... (T.C. 3...0 ) 'ın

2017/11. ayında 25 gün,

2017/12. ayında 30 gün,

2018/1. ayında 30 gün,

2018/2. ayında 5 gün,

01.03.2018 tarihinden itibaren her hafta 2 gün olmak üzere;

2018/3. ayında 8 gün,

2018/4. ayında 8 gün,

2018/5. ayında 8 gün,

2018/6. ayında 8 gün,

Davalı nezdinde hizmet akdi ile asgari ücretle çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin davalı şirket yönünden 06.11.2017 olduğunun tespitine,karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili:

a.Organik bağ hususunun yeterince araştırılmadığını,

b.Davacının kesintisiz ve tam zamanlı çalıştığını

c.Eksik İnceleme ile karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili:

a.Dinlenen tanık beyanlarının soyut ve çelişkili olduğunu,

b.Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve denetime elverişli bulunmadığını,

c.Eksik araştırmayla karar verildiğini beyan etmektedir.

3.Feri müdahil Kurum vekili:

Eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

İnceleme konusu davada davacı, davalı işverene ait işyerinde 01.08.2016 tarihinden 01.07.2018 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini beyan ile açtığı davada Mahkemece dinlenen tanık beyanları ile alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak 2017/11. ay-2018/1. ay arasında (ayda 30 gün) tam zamanlı çalıştığı 2018/2. ayda 5 gün, 01.03.2018 tarihinden itibaren her hafta 2 gün olmak üzere ayda 8 gün çalıştığına fazlaya ilişkin istek yönünden reddine dair verilen kararda yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, dolayısıyla dosyadaki mevcut delillerin karar vermeye elverişli olmadığı görünmektedir.

Mahkemece yapılması gereken iş;, davacının talebinin 01.08.2016- 01.07.2018 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti olması karşısında, ... işyeri sicil nolu işveren davalı şirketin 06.11.2017 kapsama alındığı, mahiyetinin kafe restoran işletmesi olduğu, Mahkemece 2017/11 tarihinden itibaren çalışmalara hükmedildiği ancak tanık beyanları ile söz konusu işyerinin daha önce ... isimli bir şahıs tarafından işletildiği bildirilmiş olduğundan 01.08.2016-2017/11 dönemi yönünden dava dışı ...'un HMK'nın 124. maddesi gereğince davaya dahil edilerek, davacının talep ettiği 2017/11 dönem öncesi ... işyeri ile davalı işveren arasında işyeri devri olup olmadığı sorulmalı, varsa her bir işveren nezdinde ayrı ayrı tespit yapılarak karar vermek gerektiğinden, iş yerlerinin dönem bordroları işyeri kayıtları davacının şahsi dosyası celbedilerek, davacının hangi dönemde hangi iş yerlerinde çalıştığı belirlenerek hüküm kurulmalıdır.

Diğer taraftan Mahkemece 2017/11-01.03.2018 arası dönem yönünden tam çalışma bu dönem sonrası ise haftada 2 gün çalışma kabul ile hüküm kurulmuş ise de 2017/11-01.03.2018 arası dönem ve sonrası yönünden araştırmanın yeterli olmadığı, dinlenen tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği, bir kısım tanıkların hafta sonu çalıştığı, bir kısım tanıkların akşam geldiği, bir kısım tanıkların ise hiç çalışmadığı şeklinde beyanlarının bulunduğu anlaşılmış olmakla, davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı Mahkemece dinlenilmemiş başkaca bordrolu kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, Y.H.G.K'nın 14.11.20 19... /10-374 Esas, 2019/1184 Karar sayılı ilamında da belirtildiği şekilde yapılacak araştırma ile varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/7512, K. 2025/13793, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-7512-e-2025-13793-k-2bce48411bb8