Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8876 E. 2025/15223 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8876
Karar No
2025/15223
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/223 E., 2024/1276 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 50. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/307 E., 2022/143 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 4/a ve 4/b kapsamında primi ödenmiş olan sigortalılık süreleri ile 5510 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesi kapsamında geçen sigortalılık süreleri üzerinden 13.03.2020 tarihinde yapmış olduğu başvuru sonrasında yaşlılık sigortası kapsamında aylık almaya hak kazandığının tespiti ile 506 sayılı Kanun'un geçici 81/C maddesi gereğince 01.04.2020 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacıya 01.04.2020 tarihinden geçerli olmak üzere 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi sigortalılığına göre tüm sigortalılık hizmetleri üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali ile tespit istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un Ek 5. madde hükümleri ile 506 sayılı Kanun'un geçici 81/C maddesi hükümleri, ticaret sicil kayıtları, Kurum kayıtları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8876, K. 2025/15223, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-8876-e-2025-15223-k-6284c92cbbd2