Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8878 E. 2025/15251 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8878
- Karar No
- 2025/15251
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1922 E., 2023/2669 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... İş Mahkemesi SAYISI : 2021/53 E., 2021/462 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Kurum tarafından 02.04.2010–31.03.2011, 01.04.2011–10.06.2011, 11.06.2011–03.01.20 12... .03.2014–10.06.2014 tarihleri arasındaki davalı ... Tic. Ltd. Şti’nin ... sicil numaralı iş yerindeki çalışmalarının sahte olduğundan bahisle 01.12.2015 tarihinde bağlanan aylığın 20.11.2017 tarihinde kesilerek, 01.12.2015–20.11.2017 tarihleri arasında ödenen aylıklara yönelik borç tahakkuk ettirildiğini, davacının çalışmalarının gerçek ve fiili olduğunun tespiti, yaşlılık aylığının kesilmesi ve yersiz ödemelerin iadesine yönelik Kurum işleminin iptali, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti, davacının borçlu olmadığının tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, 1.000,00 TL yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren işleyen ve işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının resmi ve yazılı belge niteliğinde olup, aksinin aynı nitelikte yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, bu tür davaların kamu düzeni ile ilgili olduğunu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, davanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kesin delillerle aydınlatılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı birleşen davada davacı vekili; dinlenen bordro tanıklarının davacıyı tanımadıklarını beyan ettiklerini, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.