Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8871 E. 2025/15879 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8871
- Karar No
- 2025/15879
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/495 E., 2025/83 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 20 11... tarihleri arasında prim ödemeleri yaptığını belirterek; gelir vergisinden muaf kadın sigortalılar kapsamında değerlendirilmesini, aksine Kurum işleminin iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı; haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 2...4 T.C kimlik no.lu, 1 4... Bağ-Kur sicil no.lu davacı ...’ın, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi kapsamında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendine göre ev kadınlığı Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında 2012/6 ila 2019/4.ay primleri ödenmiş sigortalılık süresini iptal edilmesi işleminin iptali ile davacının bu dönemde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendine göre ev kadınlığı Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekilinin tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Yukarıda belirtilen mevzuat çerçevesinde incelenen dava dosyasında; ... Vergi Dairesinin 30.10.2019 tarihli yazısında 2012 yılında düzenlenen esnaf muafiyet belgesine rastlanılmadığı, 12.06.2019 tarihinde esnaf muafiyet belgesi bulunduğunun bildirildiği, bu kapsamda tescil tarihi itibari ile davacının vergiden muafiyetine ilişkin olarak vergi kaydının bulunmadığı açık olup Kurum tarafından 01.06.2012 tarihinde bu husus dikkate alınmaksızın tescil edilmesi davacıya muafiyet hakkı tanımayacaktır. Kurumca ödenen primlerin isteğe bağlı sigortalılık kapsamında kabul edilmesi yerinde olup, davanın reddi kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. ..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. B. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işlemi iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 16. maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.