Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8018 E. 2025/14957 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8018
- Karar No
- 2025/14957
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/232 E., 2025/45 K.
Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili asıl ve birleşen dava dilekçesi ile Kurumun sigortalısı ... in davalı ...'a ait işyerinde çalışırken 17.08.2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu malul kaldığını, kaza sebebi ile sigortalıya 54.997,96-TL tutarında ilk ...’li gelir bağlandığını, 5.765.18-TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini, şimdilik kurum zararının 60.763,14-TL olduğunu , Kaza nedeniyle düzenlenen teftiş kurulu başkanlığı raporunda kazanın iş kazası olduğu ve kazanı oluşunda 5510 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi gereğince davalının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle sigortalıya bağlanan gelirin onay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile davaya konu kazanın oluşumunda müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını, asıl kusurun davalı Karamanlar şirketinde olduğunu, olaya sebep olan vincin operatörünün de kusurunun araştırılması gerektiğini, kusuru olsa bile tek başına kusurlu olmadığını, ceza dava dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekili 10.09.2014 havale tarihli rapora itiraz dilekçesinde, taraflarına yüklenen kusur oranın fazla olduğunu, asıl işveren ... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait kusurun da müvekkil şirkete yüklendiğini, kazalı işçinin kazada asli ve tek kusurlu kişi olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.04.2016 tarihli kararı ile "1-Davanın kabulü ile davacı tarafın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 3.000 TL alacağın, gelir alacağı açısından gelirlerin onay tarihi, geçici iş göremezlik ödeneği açısından ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı Mahkemenin 21.04.2016 tarihli kararının süresi içinde davalılar ... ile ...Tic. Ltd. Şti. vekilleri ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 24.12.2019 tarihli kararıyla "...1) Dava, 17.08.2010 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sigortalıya bağlanan gelir ve geçici iş göremezlik ödeneğinden oluşan kurum zararının rücuan tazmini istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 21. maddesidir. Somut olayda, ... San. ve Tic. A.Ş.'den ... Tesisleri'nde yonga levha serme binası çatı cephe kaplaması işini alan davalı ... sigortalısı olarak çalışan kazalının, davalı ...Tic. Ltd. Şirketinden kiralanan ve anılan şirketin sigortalı işçisi olan ...'in kullanmakta olduğu vincin bomunun eğilmesi ile vincin taşıdığı malzemenin kazalının üzerine düşmesi şeklinde meydana gelen iş kazasında Mahkemece, %90 kusur üzerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna gidilmek suretiyle taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, ceza dosyası celbedilmeden ve olayın nasıl meydana geldiği tam olarak aydınlatılmadan, vinci kiraya veren şirket davalı Karamanlar şirketi olmakla birlikte vinci kimin kurduğu, vinç bom aksamının eğilmesinde kimin kusurlu olduğu tespit edilmeksizin hüküm kurulmuş; kusur oranlarının maddi olgularla bağdaştırılmaksızın yalnızca mevzuat hükümlerine yer verilerek düzenlenen denetime elverişsiz kusur raporlarına istinaden verildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda verilen hükmün, kusur yönünden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmakla; yapılması gereken iş, öncelikle .... Sulh Ceza Mahkemesi'nin E.2012/348 sayılı ceza dosyası ve varsa tazminat dosyası celbedilerek belirlenecek maddi olguya göre, soyut ifadelere dayanmayan, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerekeceği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığı ve dayanağı mevzuat hükümleri ayrıntılarıyla irdelenerek, iş kazasının olduğu meslek kolu ile iş ve işçi güvenliği konusunda uzman bilirkişi kurulundan yeniden kusur raporu alınmalı ve sonuca göre hüküm kurulmalıdır. 2) Mahkemece %90 kusur üzerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna gidilmek suretiyle sorumluluk miktarlarının belirlendiği ve taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğu ancak miktarların hatalı belirlendiği anlaşılmaktadır. ...Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, karar gerekçesinde belirtilen sorumluluk miktarlarının davalı işveren Mesut yönünden hatalı belirlendiği anlaşılmakla; yukarıda belirtildiği şekilde yeniden alınacak kusur raporuna göre davalı ...'un teselsül sorumluluğu 5510 sayılı Kanun'un 21/1 kapsamında, 3. kişiler olan diğer davalıların teselsül sorumluluğu 21/4 kapsamında ve yukarıda belirtilen Daire ilkelerine uygun olarak irdelenmeli ve sorumluluk miktarları belirlenmelidir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 25.11.2021 tarihli kararı ile "Davanın kabulü ile davacı tarafın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 3.000,00 TL alacağın, gelir alacağı açısından gelirlerin onay tarihi, geçici iş göremezlik ödeneği açısından ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin 25.11.2021 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 30.06.2022 tarihli kararıyla, "...1) Dava, 17.08.2010 tarihli iş kazası sonucu kazalıya bağlanan gelir ve geçici iş göremezlik ödeneğinden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesidir. Yargılama sırasında alınan 30.09.2021 tarihli bilirkişi raporuyla dava dışı ... Sanayi A.Ş.'nin %10 kusurlu, davalı işveren Mesut %40, davalı Karamanlar Vinç şirketi %40 kusurlu bulunmuş olup anılan şirketin kusur oranına davalı ...'in %20 kusurunun da dahil olduğu belirtilmiş, kazalı %10 kusurlu bulunmuş olup Mahkemece işbu rapor hükme esas alınarak karar verilmiş ise de yapılan araştırmanın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. ... Eldeki davada, Mahkemece, bozma sonrasında alınan bilirkişi raporunda kusur verilen ... şirketi ile davalı ... ... arasındaki ilişkinin niteliği belirlenmeli, kusur oranı buna göre değerlendirilmelidir. Davalı ... ile ilgili olarak genel ifadelerle organizasyon yapmadığı şeklindeki kusur nitelemesinin olayla ilgili somutlaştırmasının yapılarak hangi organizasyonu yapması gerektiğini, hangisini eksik yaptığını, vinç kullanımı ilgili olarak kullanım ve kapasite, giderek yüklemede ne gibi bir sorumluluğu bulunduğu somut ifadelerle ortaya konularak kusurunun buna göre değerlendirilmesi, davalı ... şirketinden temin edilen vincin teknik kapasitesi belli olup çatıya çıkarılacak malzeme ve malzeme ağırlığının da belli olması karşısında uygun vinç temin edilmediği hususunun ne şekilde gerçekleştiği ortaya konularak işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. 2)Kabule göre de; önceki bozma ilamında belirtildiği üzere davalı ... ...'un teselsül sorumluluğunun 5510 sayılı Kanun'un 21/1 maddesi uyarınca belirlenmesi gerekirken %40 olarak belirlenen kusur yerine, bu kusur miktarına dava dışı ... şirketinin %10 oranındaki kusurunun da ilavesi suretiyle adı geçen davalı aleyhine yapılan hesap hatalıdır." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 25.02.2025 tarihli kararı ile; "1-İşbu dosyadaki ve bu dosya ile birleşen ... İş Mahkemesinin 2014/253 Esas sayılı dosyasındaki ve ...iş Mahkemesinin 2016/294 Esas sayılı dosyasındaki açılan davaların ayrı ayrı kısmen kabulü ile 2-Davacının, davalılar ...Tic. Ltd. Şti. ve ... hakkında açmış olduğu rucuen tazminat davasının kısmen kabulüne; 54.997,96 TL peşin sermaye değerli gelirin davalılardan (davalı ... yönünden teselsüle dayalı sorumlu tutarı 32.998,63 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile); (davalı ...Tic. Ltd. Şti. yönünden teselsüle dayalı sorumlu tutarı 21.999,18 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile onay tarihi olan 13/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; 4.612,14 TL geçici iş göremezlik ödeneğinden ibaret rucuen tazminatın sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...Tic. Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin isteminin reddine, 3-...'a yönelik açılan davanın reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesidir. 1.5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 1. fıkrasında, iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir davranışı sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği belirtilmiştir. Rücu davaları, kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, iş kazasında kusuru olanlar davacı Kurumun rücu alacağından kusurları karşılığında sorumludur. Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, bu davalardaki kusur raporları ile çelişki oluşturmayacak şekilde kusur oran ve aidiyeti konusunda rapor alınması gereklidir. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığını ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi, 4857 sayılı Kanunun 77. maddesi, İşçi sağlığı ve iş Güvenliği Tüzüğü hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi gerekir. 2.Mahkemece, bozma üzerine yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davalı ... kusursuz bulunmuş ise de gerek ceza davasında asli kusurlu olması, gerekse bozma öncesinde alınan kusur raporunda %20 kusurlu kabul edilmesi (bu oran davalı ... şirketinin kusur oranına dahil edildi) karşılık bozma sonrasında alınan bilirkişi değerlendirmesi oluşa uygun değildir. Vinç operatörünün öncelikle dikkat edeceği husus kaldıracağı malzemenin vincin kaldırma kapasitesine uygun olup olmadığını araştırmak ve denetlemek, kapasiteyi aşıyorsa kaldırma işlemi yapmamaktan ibarettir. Vinç operatörü bu hususta herhangi bir işlem yapmamış olup yükün kaldırma kapasitesinin üstünde olması nedeniyle bom piminin kırılması sonucunda kazanın meydana gelmesi nedeniyle davalı operatör ...'in kusurlu olduğu değerlendirilmelidir. 3.Buna göre somut olaya uygun, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden; belirtilen hususlar ve önceki bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken hatalı kusur raporuna dayanılarak hüküm tesisi hatalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.