Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7886 E. 2025/13972 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7886
- Karar No
- 2025/13972
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/427 E., 2025/519 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/254 E., 2022/358 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; SGK tarafından 2015/18672 takip no.lu evrak ile müvekkiline ödeme emri tebliğ edildiğini, müvekkilinin ... Pazar Elektronik İletişim ve Elektronik Ticaret Ltd. Şti.’nin ortağı olup söz konusu şirketteki hissesinin tamamını .... Noterliğinin 13.06.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile ...‘a devrettiğini, bu devir işleminin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 02.07.2014 tarihli, 8603 sayılı ilanı ile ilan edildiğini, davaya konu ödeme emirleri incelendiğinde davacının ortaklıktan ayrılmış olduğu 13.06.2014 tarihinden sonraki borçların yer aldığını, davaya konu ödeme emrinin tahsilinin dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren durdurulmasına, haksız ve hukuka aykırı düzenlenen 09.06.2022 tarihli 2015/18672 takip no.lu ödeme emrinin iptali ve ödeme emri ile ilgili müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını, 2015/18672 takip sayılı ödeme emrinin müvekkili Kurumda ... sicil sayılı dosyada işlem gören ve davacının ortağı olduğu belirlenen ... Pazar Elektronik İletişim Ticaret Limited Şirketi unvanlı iş yerine ilişkin 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan 2014/8, 2015/1-7 dönemlerine ait prim borçlarına ilişkin olduğunu ve 6183 sayılı Kanun'a göre icra takibi başlatıldığının anlaşıldığını, şirketin tescil edilmiş yetkili temsilcisi olan davacının sorumluluğuna gidilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacı ...'e davalı SGK tarafından 2015/18672 sayılı takip dosyasından gönderilen 358.632,91 TL asıl, 592.408,58 TL faiz olmak üzere toplam 951.041,49 TL prim borcuna ilişkin ödeme emrinin iptali ile davacının iptal edilen bu ödeme emri nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dava dışı şirketin 2014/8 ve 2015/1-7 aylara ilişkin prim borçlarından dolayı davacıya 2015/18672 takip no.lu dosyasından 17.06.2022 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiği, Davacının ... Noterliğince onaylanan Ortaklar Kurulu Kararı ile şirketteki tüm hisselerini 13.06.2014 tarihli Karar ile başka kişiye devrettiği, müdürlüğünün ve imza sirkülerinin iptal edildiği, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilan edildiği (26.06.2014), dava konusu borç dönemi itibariyle davacının ortaklığının bulunmadığı, müdürlük yetkisinin olmadığı, davanın ödeme emrinin iptaline yönelik olup maktu harç ile açıldığı, davalı aleyhine nispi vekalet ücretine karar verildiği, davacı vekili lehine 5904 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, ödeme emrinin iptali davasında, avukatlık ücretinin kabul ve reddedilen miktarı geçmemek üzere en fazla maktu avukatlık ücreti olarak belirlenmesi gerekirken maktu tarife üzerinde bir miktarın vekalet ücreti olarak belirlenmesi isabetli olmamıştır. Bu itibarla davalı Kurum vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olduğu anlaşıldığından 6100 HMK. 353/1-b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle "Davanın kabulüne, davacı ...'e davalı SGK tarafından 2015/18672 sayılı takip dosyasından gönderilen 358.632,91 TL asıl, 592.408,58 TL faiz olmak üzere toplam 951.041,49 TL prim borcuna ilişkin ödeme emrinin iptali ile davacının iptal edilen bu ödeme emri nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespitine, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, İşbu temyize konu davanın konusu her ne kadar, davalı tarafından düzenlenen ödeme emrinin iptali ile müvekkili davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin olsa da, uyuşmazlığın konusu davalı Kurumun alacak iddiasının kabul edilip edilemeyeceğine ilişkin olup, bilindiği üzere, konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen davalarda maktu değil, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince vekalet ücreti bakımından kurulan hükmün usul ve yasaya uygun olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, Davacının ortağı olduğu belirlenen ... Pazar Elektronik İletişim Ticaret Limited Şirketi unvanlı iş yerine ilişkin 2015/18672 takip numaralı ödeme emirlerinin şirket müdürü sıfatıyla davacıya tebliğ edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 88. maddesi 18. fıkrası ve 6183 Sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinin 3. fıkrası hükümleri uyarınca şirketin tescil edilmiş yetkili temsilcisi olan davacının sorumluluğuna gidilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili Kurumun yapmış olduğu işlemlerin Kanunların emredici hükümlerine uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.