Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5412 E. 2025/16193 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5412
- Karar No
- 2025/16193
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYIS: 2021/2083 E., 2021/2178 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... ... 6. İş Mahkemesi SAYISI: 2006/985 E., 2020/520 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılara ait ... Cad. ... Sok.no:5 ...'da kaza geçirdiği tarihten bir hafta önce işçi olarak çalışmaya başladığını, davacı davalılara ait yerin tamirat ve tadilat işlerini yaptığını, iş yerinde bazı tadilatlar yapıldıktan sonra davalı iş yerinin yoldan altta kalan kısmının su izolasyonunu yapmasını müvekkilden istediğini, davacının davalılardan ...'a izolasyon malzeme ve iş emniyeti için gerekli olan malzemelerin listesini verdiğini, bu malzemeler alındıktan sonra işe başlayabileceğini ilettiğini, ancak davalı gerekli iş emniyeti malzemelerini almadığını, davacıya daha önce çatı yapımında kullanılan saatsiz tüp ve kısa hortum ile işi yapmasını söylediğini, davacı önce bu haliyle işi yapamayacağını söylemesine karşın davalının ısrarı ve gerekli malzemeleri getireceği sözü üzerine davacının işi yapmaya başladığını, çalışma esnasında hortum kısa olduğu için tüpün devrilerek birden alev aldığını ve davacı da çalıştığı yerden kaçacak durumda olmadığı için alevler bir anda kendisini sararak ağır derecede yanmasına neden olduğunu, davacının vücudunun %80'inin yandığını, olayın meydana gelmesinde gerekli iş güvenliği koşullarını sağlamadan işçi çalıştıran davalıların tam kusurlu olduğunu, vücudunun büyük bir bölüm yanan davacının maddi ve manevi olarak büyük bir zarara uğradığını, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kazanın meydana geldiği konutun malikinin kocası olduğunu, kendisinin ...Öğretim Görevlisi olduğunu, ... isimli şahıs ile binanın yalıtım işi için anlaştıklarını, davalı ...'ın ev hanımı olduğu için görüşmeleri davalı ...'ın yaptığını, işin karşılığı olan paranın 200,00 TL'sını nakit 1.000,00 TL'sinin bankadan havale ettiğini, işin tamamının ... 'ya ait olduğu için işçileri o bulduğunu işçilerin onun sorumluluğu altında çalıştığını, anahtar teslimi iş yaptığını, Savcılık aşamasında hastanede ve Jandarmada verilen ifadelerdeki çelişkilerini iddialarını teyit ettiğini, davacının vasıfsız bir işçi olduğunu, malzemeleri temin işinin davalıya ait olmadığını ... 'ya ait olduğunu, uygunsuz malzeme kullanan yüklenicinin kusurlu olduğunu, dikkatsiz ve özensiz çalışan davacının da kusurlu olduğunu, davacı ile ... ... arasında hemşehrilik ilişkisi olduğu için ... ...'yı kollamak için ifadelerini farklı verdiklerini doğru ifade vermediklerini, davacının olayda herhangi bir kastı ve kusurunun olmadığını, bu nedenle haksız davanın reddini talep ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, asıl ve birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili gerekçeli istinaf dilekçesi ile olayın hizmet akdi olup olmadığının ve işveren ile işveren vekili sıfatlarının kime/kimlere ait olduğunun tespiti için açmış oldukları davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkili ... aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmek üzere eşine yardımcı olduğunu, bilirkişi raporları ve uzman görüşünde müvekkilleri işveren/işveren vekili olduğunun tespit edilemediğini, ortada bir eser sözleşmesinin bulunduğunun açıkça belirtildiğini, taraflar arasında eser sözleşmesinin mevcut olduğunu, taraflar arasında İş Kanunu'nun aradığı şartlarla kurulmuş bir iş sözleşmesinin mevcut olmadığını, müvekkilinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili gerekçeli istinaf dilekçesi ile meydana gelen kazada müvekkilinin sorumlu olmadığını, kazayla ilgili davalılar aleyhine açılan davaların davalıların aleyhine sonuçlandığını, bilirkişi... tarafından düzenlenen raporu kabul etmediklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına, hükme dayanak alınan bilirkişi raporuna göre, İlk Derece Mahkemesinin, taraf vekillerinin tüm istinaf sebeplerini karşılar mahiyetteki karar ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, istinaf istemlerinin tümüyle reddi gerektiği kanaatine varılmıştır..." gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme Dosya kapsamından Kurumun zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle tahkikat yaptığı, bu tahkikat sonucunda başmüfettiş tarafından düzenlenen inceleme raporunda olayın bir iş kazası olarak nitelendirildiği, yine denetmen raporunda davalı ...'ın işveren, diğer davalı ...'ın işveren vekili olarak nitelendirildiği, aynı iş kazası olayına ilişkin Kurumca açılan rücuen tazminat talepli dava dosyasının incelenmesi neticesinde Dairemizin 22.11.2019 tarih, 2016/7663 Esas, 2018/9810 Karar sayılı bozma ilamı ile davalı ... yönünden işveren vekilliği sıfatı ile ilgili olarak kurum ile dava dışı sigortalıyı taraf göstermek suretiyle iş kazası tespiti yönünde dava açması için süre verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulduğu, davalı ... ile diğer davalı ... tarafından rücu dosyasında süre verilmesi üzerine ... ... 18.İş Mahkemesinin 2020/22 Esas, 2022/158 Karar sayılı dosyası ile olayın iş kazası olmadığının tespiti talepli dava açıldığı, açılan davanın reddine karar verildiği ancak henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. İş kazasından kaynaklı tazminat davalarının görülmesi için ön koşul zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğinde olduğunun tespit edilmesidir. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir. Öte yandan, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununu 1 maddesinde “İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur” düzenlemesine yer verilmiştir. Yine benzer şekilde yargılama sırasında yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde “(1) İş mahkemeleri; a)5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya Kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c)Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.”düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepli temyize konu iş bu dava dosyasında iş kazasının varlığının sabit olmasının davanın görülebilmesi için ön koşul olduğu açık olduğuna göre yukarıda bahsi geçen ... ... 18. İş Mahkemesinin 2020/22 Esas , 2022/158 Karar sayılı dava dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.