Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4768 E. 2025/8518 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4768
- Karar No
- 2025/8518
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1628 E., 2024/4110 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/352 E., 2022/34 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından boşandığı eşiyle birlikte yaşamakta olduğunun tespit edildiğini, davalının yetim aylığının kesilerek 20.10.2008-19.08.2013 tarihleri arasında davalıya yersiz ödenen toplam 54.984,51 TL’nin tahsili için İzmir 10.İcra Müdürlüğünün 2015/11579 E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı sonucu takibin durdurulduğunu beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesilmesi işleminin iptaline, 57.600,47 TL borçtan sorumlu olmadığının tespitine, ödenmeyen aylıkların ödenmesine, İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2015/11579 E. sayılı takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalının adına elektrik ve su abonelik kaydının bulunmaması, Konak İlçe Nüfus Müdürlüğünün 24.07.2018 tarihli yazısında davalı ...(...)'in ve ...’ın 24.01.2007 tarihinden itibaren yerleşim yeri adreslerinin ".. Mahallesi ... ... Caddesi No... İç Kapı No:.. ../.." olarak bildirilmesi, Konak 1. İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı 21.12.2018 tarih E..... sayılı yazısında ...(...) ve ...'ın 21.10.2007 tarihinde yapılan halkoylamasında, 29 Mart 2009 tarihinde yapılan mahalli idareler seçiminde, 12.09.2010 tarihinde yapılan halkoylamasında, 12.06.2011 tarihinde yapılan 24. Dönem milletvekili genel seçiminde ve 30.03.2014 tarihinde yapılan mahalli idareler seçiminde (.. Mahallesi ... ... Caddesi No: ../.. .. ... adresinde) aynı adreslerde ikamet ettiğinin bildirilmesi, davalının ikamet ettiği binanın kayınpederine ait olması, Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenen 11.02.2014 tarih ve 2014/GG-017 sayılı Araştırma İnceleme Raporunda MEDULA sisteminden yapılan araştırmada ... ve ...’ın aynı tarihlerde 07.11.2008 tarihinde Özel Çankaya Tıp Merkezi, 10.03.2009 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, 24.03.2009 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, 02.03.2010 tarihinde İzmir Diş Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 09.11.2010 tarihinde İzmir Diş Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 07.03.2011 tarihinde Özel Çankaya Tıp Merkezi, 20.09.2011 tarihinde Özel Çankaya Tıp Merkezi, 19.10.2012 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, 18.11.2013 tarihinde Özel Çankaya Tıp Merkezi olmak üzere aynı hastanelerine gittiklerinin tespit edilmesi, denetmence imzalı ifadesi alınan tutanak tanıklarının Mahkeme huzurunda denetmene verdikleri ifadelerini değiştirmeleri ve bunun haklı bir nedene dayanmaması göz önünde bulundurulduğunda, denetmen raporunun aksinin ispat edilemediği, buna göre davacı Kurum tarafından davalıya 20.10.2008 – 19.08.2013 süresi ödenen aylık ve sağlık giderlerinin davalı tarafça Kuruma iade edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesinin 1. fıkrasında yer alan düzenlemeye göre davalının 01.10.2008 – 19.08.2013 süresi ödenen aylıkları ve sağlık giderlerini 96. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında davacı Kuruma iade etmesi gerektiği anlaşılmış, alınan bilirkişi raporunda, davalının icra takibinin açıldığı 05.08.2015 tarihinde davacı Kuruma 41.310,64 TL asıl alacak, 16.983,79 TL yasal faiz olmak üzere toplam (41.310,64 + 16.983,79) = 58.294,43 TL hesaplanmış, davacı Kurumun İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2015/11579 sayılı dosyası ile 41.310,64 TL asıl alacak, 16.289,83 TL yasal faiz toplamı olmak üzere toplam 57.600,47 TL üzerinden takip başlattığı dikkate alındığında, davalının İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2015/11579 takip sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali gerektiği, Kurum İşlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmakla; asıl dava yönünden, davanın kabulüne, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan Kurum lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine; birleşen dava yönünden ise davanın reddine karar verilerek asıl dava yönünden, davanın kabulüne, davalı tarafın 10. İcra Müdürlüğünün 2015/11579 takip sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine, Birleşen İzmir 9. İş Mahkemesinin 2018/531 Esas sayılı dosyası yönünden; dosyanın İzmir 14. İş Mahkemesinin 2018/352 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Mahkeme esasının bu şekilde kapatılmasına, yargılamaya İzmir 14. İş Mahkemesinin 2018/352 Esas sayılı dosya üzerinden devamına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı- karşı davacı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık asıl dava, itirazın iptali; birleşen dava Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun 56 ve 59. maddeleri ile Kurum denetim raporu, tanık beyanları, MEDULA kayıtları, seçim kayıtları, adres hareketleri, kolluk tutanağı, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.