Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4076 E. 2025/11525 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4076
Karar No
2025/11525
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/923 E., 2024/682 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/218 E., 2023/24 K. Taraflar arasındaki yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı Kurumdan ... tahsis numarası ile yaşlılık aylığı almakta iken davalı Kurum Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce 24.12.2018 tarih ve ... sayılı maaş iptali ve yersiz ödemenin iadesine dair karar ve yazıyı davacıya gönderdiği, davalı Kurumun işbu iptal ve iade yazısının 28.12.2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davalı Kurumun işbu hukuka aykırı işlemin iptali için tarafınca 04.01.2019 tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, bu dilekçe ile davacı hakkında verilen haksız ve hukuka aykırı kararın kaldırılmasını ve müvekkile ödenen maaşın iptaline dair kararın kaldırılarak maaş ödemesine devam edilmesi ve yersiz ödemenin iadesi isteminden vazgeçilmesini talep ettikleri, 25.01.2019 tarih ve .... sayılı yazı ile yapılan işlemde her hangi bir hata bulunmadığının bildirildiği ve 31.01.2019 günü taraflarına tebliğ edildiği, davalı Kurumun davacı hakkında hukuka aykırı olarak aldığı ve iptalini istedikleri 24.12.2018 tarih ve ... sayılı maaş iptali ve yersiz ödemeleri iadesi kararına konu davacının çalışmasının fiili olmadığı bu nedenle sigortadan sayılan 126 günün iptaline dair kararın gerekçesi ve bu kararın dayandığı denetmen raporunun taraflarına tebliğ edilmediği, bu nedenle davalı Kuramca ne tür işlem ve denetim yapıldığı davacının çalışmasının fiili olup olmadığının ne şekilde tespit edildiği veya başkaca ne tür usulsüzlük olduğunun açık olmadığı, davalı Kurumun yaptığı idari işlem nedeniyle davacının ifadesine başvurulduğu, davacının İzmir / ...’de faaliyet gösteren ... sicil ve ... isimli işyerinde şoför olarak ne zaman ve ne kadar fiilen çalıştığını beyan ettiği, davacının ...’e ait İzmir ...’de faaliyet gösteren işyerinde 2011 yılının Mayıs ayında şoför olarak çalışmaya başladığı, bu çalışmasının 8 Eylül 2011 tarihine kadar devam ettiği, işveren tarafından davacının işbu çalışmasının davalı Kuruma bildirilmiş olduğu ve sigortalı çalışma olarak yaşlılık aylığı bağlanmasında esas alındığı, davacıya yaşlılık aylığı tahsis edildiği, davacının işbu çalışmasının, çalıştığı işverenin Kuruma yapmış olduğu bildirim, davacı ile aynı dönem birlikte çalıştığı diğer işçilerin beyanı ve işverenin muhasebe kayıtları ve muhasebecisinin beyanları ile sabit olduğu, ancak davalı Kurumun geriye doğru soyut belge beyanlar ile bir denetim yaparak davacının çalışmasının fiili ve gerçek olmadığını tespit ettiğini belirlediğini iddia etmiş ise yapılan denetimin ve işlem hukuka uygun olmadığı, tesis edilen kararın hatalı olduğu ve davacının mağduriyetine neden olduğu, davacının çalışmasının sabit olup koşulları yasal ve yeterli bulunarak kendisine tahsis edilen yaşlılık aylığının iptalinin Anayasal Güvence altında olan sosyal güvenlik hakkının ihlalinin açıkça hukuka aykırılık oluşturduğu, ayrıca davalı Kurumca alınan ve tetkik edilen işe giriş bildirgeleri ve prim alacağının tahsili, işyerinin denetlenmesi gibi konularda eksik ve hatalı işlem var ise bu eksik ve hatalı işlemlerden davacının sorumlu tutularak cezalandırılmasının demokratik hukuk düzeni ve iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağı, bu hususta sorumluluk tamamen davalı Kurumda olup yapılan çalışmanın üzerinden 7 yıl geçtikten sonra çalışmanın gerçek ve fiili olmadığından bahisle sigortalı sayılan günlerin iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla davalı Kurum Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 24.12.2018 tarih ve ... sayılı maaşın iptali ve 84.185,15 TL yersiz ödemenin iadesine dair işlemin iptaline, müvekkilinin davalı Kuruma borçlu bulunmadığının tespiti ile almış olduğu yaşlılık aylığının kesilmesine karar verildiği tarihler itibaren aylığın yasal faiziyle birlikte yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait hizmet döküm cetveli incelendiğinde ... sicil sayılı dosyada işlem gören işyerinden bildirilen çalışmalarının iptal edildiğinin tespit edildiği, bu işyeri ile ilgili düzenlenen 30.06.2017 tarih, ... sayılı denetim raporu olduğu, söz konusu denetim raporu gereğince fiili çalışmaya dayanmayan davacının çalışmalarının iptal edildiğinden kendisine yersiz olarak ödendiği tespit edilen aylıkların borç çıkartıldığı, (Adana Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Mali Hizmetler Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen 24.12.2018 tarih, ... sayılı borç dosyasının Kurumdan celbi) 5510 sayılı Kanun'un 59. maddesi Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemlere ilişkin tutanakların aksi sabit oluncaya kadar muteber oldukları söz konusu rapor ve tutanaklarda belirtilen hususların aksinin ancak eş değerde belgelerle kanıtlanmasının mümkün olacağının belirtildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; tüm dosya kapsamı tanık beyanları ve işyeri mülkiyet ortağı ...’in beyanı, vergi dairesi kayıtları ve Kurum tescil bilgileri hep birlikte değerlendirildiğinde ...’e ait işyerinin gerçek işyeri olduğu, davacının fiilen bu işyerinde çalıştığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, davalı Kurum Buca Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 01.10.2013 tarihinden itibaren .... sayılı tahsis dosyası üzerinden almakta olduğu yaşlılık aylığının kesilmesi işleminin iptaline, davacının kesilen aylıklarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte yeniden bağlanması gerektiğinin ve Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda belirtildiği üzere Kurumca hizmet iptali yapılan dönem ... adına kayıtlı ... sicil numaralı işyerinde değil ... 'a ait olduğu düşünülen başka sicil numaralı işyerinde geçtiği, Kurum işleminin yerinde olduğu, hükmün yanlış olduğu, Kuruma bildirilen hizmet gerçeği yansıtmadığından iptal işleminin doğru olduğu, ... unvanlı işyerine ait denetim raporunun sonucunun beklenmediği, davaya dahil edilmediği, bu yönden hükmün hatalı olduğu, yerleşik kararlara göre Mahkeme kararı sonucu hak alanını ilgilendiren kişilerin davaya dahil edilmesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. 1.5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise anılan Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer. 2. Kurum denetmenlerinin sahte sigortalılık tespitine dayalı davalar hizmet tespiiti içeriklidir. Anayasa'nın 60. maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3. Somut olayda davacının 04.05.2011 - 08.09.2011 tarihleri arasında 126 gün 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılığı, ... adlı işveren tarafından süresinde davalı Kuruma bildirilmiştir. Davacıya söz konusu sigortalılık süresi esas alınarak 01.10.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Ancak Kurum denetmeninin 30.06.2017 tarihli raporuyla anılan sigortalılık bildirimi yapılan iş yerinin tescil tarihi olan 15.03.2010 tarihinden itibaren sahte sigortalılık bildirimleri için kullanıldığı, gerçek ve fiili bir çalışmanın söz konusu olmadığı tespit edilmiş ve davacının sigortalılığına esas çalışmanın da buna bağlı olarak gerçek ve fiili olmadığı gerekçe gösterilerek anılan sigortalılık süresi ile bağlanan yaşlılık aylığı iptal edilmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının çalışmalarının gerçek olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki davaya konu sigortalılık bildirimlerinin yapıldığı işyerinin faal olup olmadığına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Üstelik davaya konu dönemde bordrolarda yer alan ancak davacı gibi sigortalılık süreleri iptal edilen sigortalıların beyanları davaya konu çalışmanın gerçek ve fiili olduğunu kabul için yeterli değildir. 5. Mahkemece, öncelikle davaya konu çalışmaların geçtiği işyerinin faal olup olmadığına ilişkin vergi kayıtları getirtilmeli ve kolluk aracılığıyla gerekli araştırmalar yapılmalıdır. İşyerinin çalışma ruhsatının bulunup bulunmadığı, elektrik ve su aboneliklerinin olup olmadığı tespit edilmeli; işyerinin kapsamı, kapasitesi ve faaliyet düzeyi belirlenmelidir. Ayrıca çalışmaları iptal edilen sigortalıların dava açıp açmadıkları, açmışlarsa bu davaların akıbeti ilgili mercilerden sorulmalıdır. Davaya konu işyerinin tescil adresinde, dava dışı ... adına kayıtlı bir işyerinin bulunduğu iddiası dikkate alınarak, bu işyerine ilişkin denetim raporları, kayıt ve belgeler ile dönem bordroları da dosyaya getirtilmelidir. Söz konusu işyerinde çalışan kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurulmalıdır. İnceleme kapsamı genişletilerek, dava döneminde dava dışı işverenle aynı çevrede faaliyet gösteren veya işverenle iş ilişkisi içinde bulunan ve davacının çalışmalarını bilebilecek durumda olan, tarafsız nitelikte komşu işverenler ile bordrolu çalışanlar tespit edilip tanık sıfatıyla dinlenmelidir. Tüm bu araştırmalar sonucunda, öncelikle işyerinin varlığı ve faaliyetleri, ardından davacının fiili çalışma olgusu ve davaya konu Kurum işleminin gerçekliği hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulmalı; toplanan deliller birlikte değerlendirilerek, ulaşılan sonuca göre karar verilmelidir. 6. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4076, K. 2025/11525, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-4076-e-2025-11525-k-e2b3c545929b