Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4443 E. 2025/14760 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4443
Karar No
2025/14760
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1802 E., 2024/2857 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kütahya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/47 E., 2024/70 K.

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11.11.2013 tarihinde davalı şirkete ait işyerinde fırınlar sorumlusu pozisyonunda, iki üretim hattındaki iki fırının da sorumluluğunu üstlenerek çalışmaya başladığını, müvekkilin 21.06.2014 tarihinde saat 22:30 sularında davalı iş yerinde ve fırın sorumlusu olarak çalışırken iş kazası geçirerek sol gözünden yaralandığını, müvekkilinin davalı iş yerinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu maluliyete uğradığını, yasal yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmeyen davalı işverenin meydana gelen kazada tamamen kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. . Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkil şirkete ait iş yerinde davacının yaptığı işin yürütümü sırasında işçilere kullanmaları için çekiç verilmediğini, davacının seramiğin sıkışması üzerine eline geçirdiği sert bir cisimle seramiği kırmaya çalıştığını, davaya konu kazanın davacının kendi kusuru ile meydana geldiğini, müvekkili şirket ile ... Sigorta A.Ş. arasında ... poliçe no ile 31.12.2013- 31.12.2014 tarihleri arasını kapsayan işveren mali mesuliyet sigorta sözleşmesi aktedildiğini, davaya konu edilen tazminat miktarlarının poliçe limitleri dahilinde olduğunu, bu sebeplerle davanın sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ". 1- Davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulüne, 1.701.232,13 TL tazminatın 21.06.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 2-Birleşen dosya kapsamında davanın manevi tazminat talebi yönünden kabulüne, 100.000,00 TL tazminatın 21.06.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..-Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, .." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davada davacının tam ve asli kusurlu olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, dosyaya sunulan delillerin değerlendirilmediğini, davacıya koruyucu eldiven, gözlük her türlü eşya verildiğini, davacıya her türlü iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğini, gerekçeli kararda yargılama giderler, harç ve vekalet ücreti, faiz, faiz oranı ve faiz başlangıç tarihlerini de kabul etmiyor, herhangi bir hata bulunması halinde bu hususlar açısından da temyiz talep etmiştir. Katılma yolu ile davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının gerçek zararının bulunması hususunun kamu düzeninden olduğu dikkate alınarak davacının gerçek zararının bulunması için, (gerekli görülürse duruşma açılarak) İlk Derece Mahkemesi ve bam kararında baz alınan 16.01.2024 tarihinde geçerli asgari ücretten sonra açıklanan en son asgari ücret dikkate alınarak ve davacının gerçek ücretine uygulanarak güncel hesap raporu düzenlenmek üzere dosyanın sayın yüksek mahkemece hesap bilirkişisine tevdiini, alınacak rapora göre maddi tazminat düzeltilerek hüküm verilmesini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin ve davacı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE Davalı vekilinin ve davacı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4443, K. 2025/14760, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-4443-e-2025-14760-k-ccffbf3039e9