Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3208 E. 2025/8710 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3208
- Karar No
- 2025/8710
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2023/50 E., 2023/215 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 17.08.2007 – 06.02.2014 tarihleri arasında davalının yanında çalışmasına rağmen Kuruma bildirilmeyen çalışmaları ile haftalık 500,00 TL ücretle çalışmış olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, davacının 15.02.2008 tarihinde işe başladığını, işe giriş belgesinin sunulduğunu, kendi isteği ile işten ayrıldığını ve ... Devlet Hastanesinde güvenlik elemanı olarak işe başlayacağını söylediğini, bu işin olmadığını söyleyerek ... .. ... Tesislerinde işe gireceğini söylediğini, kendisinin de bu sırada başka bir işçiyi işe aldığını, bu işin adının .. olduğunu, aylık kazancının 1.400,00 TL olduğunu, özetle davanın reddini savunmuştur. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili davanın reddine; yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.07.2022 tarihli kararı ile “Davacının davasının kısmen kabulü ile davalı işverene ait 1324597.35 sicil numaralı işyerinde davacının 24.12.2007 tarihinden 06.01.2014 tarihine kadar toplam 2205 gün ve davacının son aylık net ücretinin 2.200,00 TL olarak tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen aylık ücret üzerinden prim hesabı ile çalıştığının tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 24.12.2007 olarak tespitine, davacının 24.12.2007 tarihinden sonraki hizmetlerinin 06.01.2014 tarihine kadar olan hizmetleri ile birleştirilmesi ile prime esas kazancın son aylık net ücretinin 2.200,00 TL olarak tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen aylık ücret üzerinden prim hesabı ile çalıştığının tespitine” dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 20.07.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece "..6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinin 2. fıkrasında; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Mahkemece verilen hükümde, bilirkişi raporuna atıf yapılarak ve davalı işverenden ve dava dışı iş yerlerinden yapılan bildirimler gözetilmeksizin, infaza elverişsiz şekilde hizmet ve prime esas kazançların tespitine dair hüküm tesisi isabetsizdir." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davacının davasının kısmen kabulü ile davalı işverene ait 1324597.35 sicil numaralı iş yerinde davacının 24.12.2007 tarihinden 06.01.2014 tarihine kadar toplam 2205 gün çalıştığının tespiti ile sigortalılık başlangıç tarihinin 24.12.2007 olarak tespitine, 24.12.2007 tarihinden sonraki hizmetlerinin 06.01.2014 tarihine kadar olan hizmetleri ile birleştirilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının 24.12.2007 tarihinden 06.01.2014 tarihine kadar prime esas kazancın son aylık net ücretinin 2.200,00 TL olarak 23.06.2022 havale tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen; "2007/12"=336,07 TL; "2008/1,2,3,4,5,6"=1.746,11 TL; "2008/7,8,9,10,11,12"=1.833,07 TL; "2009/1,2,3,4,5,6"=1.911,42 TL; "2009/7,8,9, 10,11,12"=1.988,91 TL; "2010/1,2, 3,4,5,6"=2.092,23 TL "2010/7,8,9,10,11,12"=2.182,64 TL; "2011/1,2,3,4,5,6"=2.285,96 TL; "2011/7,8,9,10,11,12"=2.402,19 TL "2012/1,2,3,4,5,6"=2.544,26 TL;"2012/7,8,9,10,11,12"=2.699,24 TL; 2013/1,2,3,4,5,6"=2.808,58 TL 2013/7,8,9,10,11,12=2.931,7 TL; 2014/1=614,75 TL; aylık ücret üzerinden prim hesabı ile çalıştığının tespitine," dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde, taleplerinde haksız olan davacının davasının reddi gerektiğini beyan etmektedir. Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının fiili çalışmasının duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatının gerektiğini, Kurum kayıtlarının esas alınması gerektiğini, aksinin tanık beyanları ile ispatının hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde geçen çalışmalarının tespiti ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80. maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289. maddesinde, 288. madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292. maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202. maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur. Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir. Diğer taraftan davanın diğer yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77. maddesinin 1. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlığını taşıyan 80. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, 4/1(a) maddesi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançlarının hesabında; idare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamının esas alınacağı öngörülmüştür. Buna göre, maddenin 1/(b) bendinde sayılan istisnalara girmemesi koşuluyla hizmet akdi karşılığı elde edilen gelirlerden sigorta primi kesilmesi asıldır. Anılan Kanun'un 3. maddesinde ücret, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutar olarak tanımlanmış, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesinde de genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tarif edilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesinin 1. fıkrasının (a)/(1) alt bendindeki “ücretler” kavramı içine asıl ücretle birlikte fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal ... ve genel tatil ücretleri gibi unsurlar da girmektedir. (3) numaralı alt bend gereğince, idare veya yargı makamları tarafından belirlenen ücretlerin prim hesabına esas alınabilmesi için bu tür kazançlara hak kazanmak yeterli olmamakta, işçilik alacaklarına ilişkin taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkta mahkemece verilen karar sonrasında işçiye (sigortalıya) ödeme yapılmış olması aranmakta, bu durumda, yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların primlerinin sigortalı payının infaz sırasında sigortalıya yapılan ödemeden düşülmesi işverenin Kuruma karşı prim yükümlülüğünü kaldırmadığı da dikkate alınmak suretiyle, ödemenin yapıldığı ayın prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi, hizmet akdi daha önceki bir tarihte sona erdiği takdirde ise yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancın da gözetilmesi gerekmektedir. Yukarıda anlatılanlar kapsamında, Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bu kapsamda hizmet tespitine yönelik karar yerindedir. Ancak prime esas kazanç tespiti yönünden, bozma ilamında ücretin belirlenmesinde tanık beyanları ve emsal ücret araştırması yapılabileceği belirtilmiş ise de son ücret belirlenerek kıyaslama yolu ile baştaki tarihe kadar gidilebileceği yönünde bir belirleme yapılmamıştır. Her yıl için davacının prime esas kazancı yaşı, kıdemi dikkate alınarak, tanık beyanlarına da riayet edilerek belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi isabetsizdir. VI. KARAR Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.