Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/3185 E. 2026/3768 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3185
- Karar No
- 2026/3768
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1840 E., 2024/3154 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/301 E., 2023/196 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, müvekkili davacının dava dışı .. İnşaat ... Ltd. Şirketindeki hisselerini ve müdürlük görevini 04.09.2014 tarihinde devrettiğini, ancak davacının emekli maaşına bu şirketin prim borçları nedeni ile haksız olarak haciz konulduğunu, Kuruma yaptığı müracaat üzerine maaşına konulan hacizlerin kaldırıldığını ancak maaşından yapılan kesintilerin iade edilmediğini belirterek, müvekkilinin maaşından yapılan kesintilerin, kesinti tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı .. İnşaat ... Ltd. Şirketindeki hisselerini ve müdürlük görevini 04.09.2014 tarihinde devrettiğini, ancak bu şirketin borçları nedeni ile .. Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından ödeme emirleri gönderildiğini, müvekkilinin bu borçlardan sorumlu olmadığını, öncelikle şirketten tahsil edilmesi gerektiğini, ayrıca ödeme emirlerinin konusu alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek müvekkiline 13.10.2021 tarihinde gönderilen 2011/022693, 2011/0226 94... /022695 takip no.lu ödeme emirlerinin iptaline, davacının bu ödeme emirleri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Asıl davanın kabulüne, davalı Kurumca yapılan kesintiler toplamı olan 3.949,91 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Birleşen davanın kabulüne, 00034039 takip kartı no.lu, 2011/022693, 2011/0226 94... /022695 takip no.lu ödeme emirlerinin hak düşürücü süre nedeniyle iptaline, davacının bu ödeme emirleri nedeniyle davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.3 maddesi gereğince kabulüne, Ankara 61. İş Mahkemesinin 2021/301 E., 2023/196 K., sayılı kararının kaldırılmasına, 2- A) Asıl davanın kabulü ile a) Davalı Kurumca yapılan dava konusu kesintiler toplamı 3.949,91 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, B)Birleşen davanın kısmen kabulü ile a)Rüzgarlı SGM'nin dava konusu 2011/022695 sayılı ödeme emrinin ve 2011/0226 93... ... numaralı ödeme emirlerinin 2010/11. ay ve öncesi dönemler yönünden iptaline, 2010/12-2011/10 dönemler yönünden iptali isteminin reddine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, birleşen davamızın da tamamen kabulüne karar verilerek davalı yanın istinaf kanun yolu başvurusunun bu davamız yönünden de reddedilmesi gerekirken birleşen davamızın kısmen kabulüne ilişkin vermiş olduğu kararın bu cihetle bozulmasına karar verilmesini talep etmektedir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, cevap dilekçemiz de belirttiğimiz üzere, 5510 sayılı yasanın 88. maddesi hükmü incelendiğinde görüleceği üzere, 6136 sayılı Kanun'da olduğu şekilde, önce firmadan alacağın tahsiline çalışılması ve tahsil edilememesi halinde kanuni temsilciye gidilmesi gibi bir yol kabul edilmemiş, kanuni temsilcinin şahsen sorumlu olması için borcun Kanunda belirtilen sürelerde ödenmemesi yeterli kabul edilmiş, dahası, kanuni temsilcinin sorumluluğunun müşterek ve müteselsil niteliğinde olduğu düzenlendiği için müvekkil Kurumumuzun yapmış olduğu işlemde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını, ödeme emirlerine konu kamu alacaklarının zaman aşımına uğradığı iddiası da mesnetsiz olduğunu, kararın bozulmasını talep etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.