Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/20675 E. 2026/8469 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/20675
- Karar No
- 2026/8469
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/943 E., 2025/1320 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/56 E., 2023/105 K.
Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davacının, davalı iş yerinde çatı onarım işçisi olarak çalışırken, 29.08.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda yaralanarak malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde iş güvenliği tedbirlerini almayan davalının kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi tazminat ile 40.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş kazasının, davacının dikkatsizliği ve tedbirsizliği sonucunda gerçekleştiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacının müvekkili işverenin sürekli işçisi olmadığını, davacının iş riskleri ile ilgili bilgili olduğunu, herhangi bir sürekli iş göremezlik halinin mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile 1.Davacının, 120,70 TL maddi tazminat talebinin kabulü ile kaza tarihi olan 29/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2.Davacının, 40.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulü ile kaza tarihi olan 29.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda, dava dilekçesinde, iş kazasının oluşumunda davalının tam kusurlu olduğu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, yine davacının sürekli iş göremezliğe uğradığı iddia edilerek 40.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulmuştur. Yargılama neticesinde, davalının tam kusurlu olmadığı, davacının kusurunun %60 olarak davalının kusurundan daha fazla olduğunun tespit edildiği, ayrıca davacının sürekli iş göremezliğe uğramadığı tespit edilmiştir. Davacının iddialarının doğru olduğu varsayımında dahi talep ettiği manevi tazminat 40.000,00 TL iken kusur oranları ile sürekli iş göremezlik derecesine ilişkin tespitler hiç dikkate alınmaksızın 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olması hatalıdır..." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile 120,70 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, kusura itiraz ederek maddi ve manevi tazminat tutarının az miktarda hükmedildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin davacı lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminat tutarına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereği reddedilen gerek maddi tazminat gerekse manevi tazminat tutarı karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 25.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.