Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19760 E. 2026/3430 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/19760
Karar No
2026/3430
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2340 E., 2025/1793 .... İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/643 E., 2023/229 ....

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumumuzdan gelir / aylık almakta olan davalı ...'in emeklilik şartlarını yerine getirmediği tespit edilmiş ve adı geçene 15.09.2016 - 31.10.2016 tarihleri arasında emekli maaşı yatmış ve bu sebepten kendisine toplam 146.978,22-TL borç çıkarıldığını, yapılan tahsis işlemlerinin sahte hizmetler ile gerçekleştirildiği tespit edildiğini, yapılan bu işlemler neticesinde emeklilik gün şartını sağlamadığından aylığı iptal edildiğini, 15.09.2016 - 31.10.2016 tarihleri arasında davalıya fuzuli ödeme yapıldığı tespit edildiğini, iptal tarihine kadar ödenen yersiz aylıkların ve tahsis işlemine bağlı diğer yardım ve ödemelerin ilgiliden yasal faizi ile birlikte istirdat edilmesi gerektiği, emekli olabilmesi için yeterli gün sayısına sahip olmadığı bu yüzden ödenmiş olan emekli aylığının hesaplanarak geri alınması kanaatine varılmış, bu itibarla davalı ..., söz konusu iş yerinde yapılan sahte sigortalı hizmet bildiriminin iptal edilmesi nedeniyle aylık hakkını kaybetmiş ve tarafına yersiz ödenen aylıkların kanuni faiziyle birlikte tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünde 2017/15807 E. sayılı icra takibi başlatıldığını, açılan icra takibine davalı itiraz etmiş ise de itirazı haksız ve mesnetsiz olduğundan iş bu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına hükmolunmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile savunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ... 01.02.1967 tarihinde doğmuştur. Üniversite sınavını kazanarak 08.10.1984 tarihinde ... Tıp Fakültesine Askeri öğrenci olarak başlamıştır. 01.02.1986 tarihinde 18 yaşını doldurarak Emekli sandığına ... sicil numarası ile kaydedilmiş ve ........ tarafından adıma prim yatırılmaya başlanmıştır. 29.08.1990 tarihinde .... Tıp fakültesini bitirerek Tabip Teğmen olarak maaş almaya başlamıştır. Müvekkilin Emekli sandığı kesintisi devam etmiştir. Türkiye’nin en doğusundan en batısına pek çok yerde Doktor subay olarak görev yapmıştır. 30.08.2009 tarihi itibarıyla maaşlı emekliliğe hak kazanmış ve ancak endi isteğiyle görevine devam etmiştir. 20 16... Ağustos itibarıyla Kıdemli Albaylıkta rütbe bekleme süresi dolduğu için yüksek askeri şura kararı ile Kadrosuzluk haklarını da alarak kadrosuzluk nedeni ile emekliye sevk edilmiştir. 17 Ağustos 2016 tarihinde 669 sayılı kararname ile Askeri hastaneler Sağlık bakanlığına devredilmiştir. Eylül 2016 da Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından emeklilik belgeleri tanzim edilmiştir. Bu süreçte 15 Temmuz hain darbe girişimi esnasında ... terör örgütü mensubu darbecilerin açtığı ateşle ağır yaralanarak ... olmuş ve uzun süre hastanede yatmıştır. Müvekkil Hastanede yoğun bakımda yattığında doğal olarak ilişik kesme işlemlerini tamamlayamamıştır. Bu esnada müvekkilin .... Hesabına müvekkilin haberi olmadan emekli ikramiyesi yatırmıştır. 669 sayılı ............ ile askeri hastaneler devredilince Sağlık bakanlığı ve ........ Komutanlığının yetkilileri tarafından Müvekkilin Kıdemli Albay rütbesi ve .......'daki haklarıyla Sağlık bakanlığı bünyesinde çalışmayı isteyip istemediği sorulmuştur. Müvekkil çalışmak istediğini söyleyince emeklilik işlemleri yapılmadığı ve Sağlık Bakanlığı bünyesinde Tabip Kıdemli Albay rütbesi ile Üroloji uzmanı olarak çalışmaya başlamıştır. Müvekkil halen Sağlık Bilimleri Üniversitesi... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniğinde Kıdemli Albay rütbesiyle Üroloji uzmanı olarak çalışmakta ve maaş almaktadır. Emeklilik kesintisi de devam etmektedir. Emekliliği hak edişinin üzerinden 13 yıl geçmiş bulunmaktadır. Çalışmaya devam etmektedir. 16.02.2017 tarih ve 16760878 sayılı ... yazısı ile müvekkil hesabına 146.978,22 TL yatırıldığı ve bu paranın iade edilmesi adına kendisine borç çıkarıldığı tebliğ edilmiştir. Müvekkil bu yazı ile hesabına para yatırıldığını öğrenmiştir. Müvekkil de paraya hiç dokunmamış ve hakkı olmadığını düşündüğü paraya ellememiştir. Aynı bankada ... parayı yazıya istinaden 21.03.2017 tarihinde kuruşu kuruşuna davacı ......'ya iade etmiştir. ... Şubesi vasıtasıyla müvekkil tarafından davacı hesabına iade edilmiştir. ... ... ... Kıdemli Tabip Albayı olan bir subayıdır. Dava dilekçesindeki "Sahte işlemler" ifadesi müvekkili oldukça yaralamıştır. Gururunu incitmiştir. Bu ifadelere ilişkin müvekkilin ayrıca tazminat davası açma ve sair yasal hakları mahfuzdur. Müvekkil Ankara 23. İdare Mahkemesinin 2021/26 E.'nin kesinleşmiş kararı uyarınca 15 Temmuz Gazisidir. Daha sonra 28.06.2017 tarihinde davacı Kurum tarafından İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2017/15807 Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkil aleyhine 3 ay öncesinden iade ettiği para miktarı olan 146.978,22.-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Yukarıda aktardığımız üzere müvekkil kendi kusuru olmadan hesabına yatırılan parayı iade ettiği için işbu haksız takibe itiraz etmiştir. İcra takibi işbu itirazımıza istinaden durmuştur. Biz tam bu olay bitti derken bu kez Sayın Mahkemeniz huzurunda icra takibinden 5 buçuk yıl sonra itirazın iptali davası açılmıştır. Açılan işbu dava ile müvekkil bir kez daha manevi olarak yaralanmıştır. Dava dilekçesinde müvekkilin emeklilik için yeterli şartları taşımadığı yazılmış ise de müvekkil 13 yıl önce bu şartları sağlamıştır. Emeklilik için "Sahte hizmetler" ibaresi ile neyin kastedildiği tarafımızca anlaşılamamıştır. Artık bu kadarına da pes demekten kendimizi alamıyoruz. Davanın reddini diliyoruz. Burada davacının işlemi hukuka aykırı olduğu gibi ayrıca iyiniyet ile bağdaşmamaktadır. İş bu sebeple alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini de Sayın Mahkemeden arz ve talep ediyoruz. Yukarıda arz ve izah edilen sebepler veçhilesiyle açılan davadaki miktar 5,5 sene önce müvekkil tarafından davacı'ya iade edildiğinden haksız başlatılan icra takibine müvekkil tarafından haklı olarak itiraz edildiğ gözetilerek iş bu kere haksız olarak açılan İtirazı iptali davasının reddine, davacının asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile mahkum edilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ile savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-... ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, yerel mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesine rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı bulunduğu, dava açıldığı tarihte davacı kurumun alacağını tahsil edememiş olması nedeniyle hukuki yararının mevcut olduğu, davalının davranışıyla davanın açılmasına sebebiyet verdiği, bu nedenle davacı kurum aleyhine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği ileri sürülerek bölge adliye mahkemesi kararının davalı lehine vekâlet ücretine ilişkin kısmının kaldırılması talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının emeklilik şartlarını yerine getirmemesi nedeniyle yersiz ödenen aylıkların tahsili istemine ilişkin icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı Kurum vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosya kapsamı incelendiğinde, davaya konu borcun dava açılmadan önce ödenmiş olduğu gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamından ödenen miktarların Kurum hesabına intikal etmediği anlaşıldığından davacı Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediği de gözetilerek aleyhine vekalet ücreti verilmeyeceğinin gözetilmemesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davacı Kurum vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2.Hükmün 3. fıkrasının hükümden çıkarılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19760, K. 2026/3430, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-19760-e-2026-3430-k-46c2ad0b3e39