Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19753 E. 2026/7774 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/19753
- Karar No
- 2026/7774
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1950 E., 2025/2744 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/357 E., 2025/120 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1992, 1993, 1994 yıllarında 6...1 sicil numaralı ... Genel Müdürlüğünce sahnelenen oyunlarda sanatçı/oyuncu olarak çalıştığını, müvekkilinin dönem çalışmalarının işveren tarafından Kuruma bildirildiğini ve sigorta primlerinin ödendiğini bildiğini, ancak Kuruma yaptığı başvuruda bu dönem çalışmalarını sigorta hizmet dökümünde görünmediğini öğrendiğini, müvekkilinin çalışmalarının tespiti ve kayıtların düzeltilmesi için 03.04.2023 tarihinde Kuruma yeniden başvuruda bulunulduğunu, Kurum yetkililerince arşivde yapılan incelemede sigortalı çalışmalarının tespit edildiğini, ancak işverenin düzenlemiş olduğu döneme ilişkin bordrolarda söz konusu hizmetin sigorta sicil numarası bulunmaksızın göründüğünü, işe giriş bildirgesine ve kimlik bilgilerine ulaşılamadığı bu nedenle sicilsiz hizmetlerin davacıya aidiyetinin belirlenemediği gerekçesiyle talebin reddedildiğini, Kurum kayıtlarının incelendiğinde davalı ... Genel Müdürlüğünün müvekkilinin sigortalı çalışmalarına ilişkin olarak 1992/1.dönem için 6 gün, 1992/2.dönem için 12 gün, 1992 yılı için 24 gün, 1993/1.dönem için 5 gün, 1994/1.dönem için 16 gün ...'na sigortalı hizmet bildiriminde bulunduğunu, dönem bordrolarını verdiğini, müvekkilinin bildirilen işyerinde fiilen çalıştığının aynı tarihlerde çalıştığı iş arkadaşlarının tanıklığı ile ispat edileceğini ileri sürerek davalı Kurum kayıtlarında görülen 1992/1.dönem için 6 gün, 1992/2.dönem için 12 gün, 1992/3.dönem için 24 gün, 1993/1.dönem için 5 gün, 1994/1.dönem için 16 gün sigortalı hizmet sürelerinin müvekkiline ait olduğunun tespitine, ödenen sigortalılık primlerinin prim ödeme gün sayılarının sigortalılık hizmet süresine dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, Kurum tarafından işverence sigorta giriş bildirgesi verilmediği bildirildiğinden müvekkilinin işe giriş tarihinin 1992/1. dönem bordrosunda bildirilen tarih olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunarak müvekkili İdare Kamu Kurumu olduğundan davada resmi kayıtların esas alınması gerektiğini, kayıtlarda davacıya ait bilgi ve belge bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile; davalı ... Genel Müdürlüğüne ait 1017976.06 sicil numaralı işyeri tarafından 1992/1. döneminde 6 gün, 1992/2. döneminde 12 gün, 1992/3. döneminde 24 gün, 1993/1. döneminde 5 gün ve 1994/1. döneminde 16 gün ... adına bildirilen hizmetlerin davacıya ait olduğunun tespitine, tespit edilen hizmetlerin prim ödeme gün sayısı olarak dikkate alınmasına, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 01/01/2000 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı T.C. ... vekili ve davalı T.C. ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, davalı T.C. ... vekili ve davalı T.C. ... vekili istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi geçtikten sonra açıldığını, süre aşımı ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, mahkemece kesin hüküm, kesin yetki ve Kuruma başvuru gibi dava şartlarının resen araştırılarak usulden red kararı verilmesi gerektiğini, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirmesi sebebiyle fiili çalışma olgusunun, iş yerinin varlığının ve kanuni defterler ile ücret ödeme belgelerinin her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini, davacının ilk sigortalılık bildiriminin annesine ait iş yerinden yapıldığını ve sonraki dönemde isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödediğini, işe giriş ve çıkış bildirimlerine göre hizmetlerinin eksiksiz yansıtıldığını, birden fazla işe giriş bildirisinin bulunmasının kesintili çalışmaya karine teşkil edeceğini ve aksinin ancak eş değer yazılı delillerle kanıtlanabileceğini, salt tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulamayacağını ve davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek, istinaf başvurusunun reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve yerel mahkeme hükmünün bozularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iddia konusu dönemde eylemli ve gerçek bir çalışmasının bulunduğunun somut, yeterli ve her türlü kuşkudan uzak delillerle ispatlanamadığını, Kurumun resmi kayıtları karşısında çelişkili ve yetersiz tanık beyanlarına itibar edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu; dava konusu istemin 506 sayılı Kanun'un 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi uyarınca beş yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ve davanın öncelikle bu yönüyle reddinin gerektiğini; işe giriş bildirgesinin fiili çalışmayı ortaya koymada tek başına yeterli bir kanıt teşkil edemeyeceğini; prim ve kayıt belgelerini Kuruma bildirme yükümlülüğünün işverene ait olduğunu, Kurumun işlemlerinin hukuka uygun olduğunu ve dava açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle müvekkili Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili Kurum yararına bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ... ve davalı ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.