Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19620 E. 2026/5906 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/19620
Karar No
2026/5906
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2754 E., 2025/2493 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumluca 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/397 E., 2025/156 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1999/ 03... /01 dönemlerinde .. .. Sebze ve Meyve Komisyoncusuna ürün satması sebebi ile 22.03.1999-26.01.2000 tarihleri arasında tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespiti ile yine bahsi geçen dönemlere ait tevkifat listesinde ismi geçen kişinin kendisi olarak tespit edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile ...Sebze ve Meyve Komisyoncusuna ait tevkifat listesinde 1999/ 03... /01 dönemlerinde ismi geçen ...’ın davacı olduğunun tespiti, davacının 01.04.1999-31.12.1999 tarihleri arasında tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespit ve tesciline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hüküm fıkrasında davanın kabulüne dedikten sonra ilgili paragrafın sonunda "fazlaya ilişkin talebin reddine" ifadelerinin yazılması suretiyle çelişki yaratılması, davacı daha çoğunu istediği halde daha azına karar verilmesine rağmen davanın kısmen kabulüne denilecek yerde kabulüne karar verilmesi ve hükmün ferilerinin de bu duruma uygun olarak belirlenmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesine dayalı olarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile ...Sebze ve Meyve Komisyoncusuna ait tevkifat listesinde 1999/ 03... /01 dönemlerinde ismi geçen ...’ın davacı olduğunun tespiti, davacının 01.04.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespit ve tesciline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; tevkifat listelerinde adı geçen ...'ın davacıya ait olduğunun yasa gereği hiçbir kuşku ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısmen kabul kararı verilerek, aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'un geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu' nun 2., 3., 6., 9. ve 10. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesinin 4 numaralı alt bendi hükümleridir. 2926 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın, 3. maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyette bulunanların Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılacakları belirtilmiştir. Anılan Kanun'un 3. maddesinin (b) bendinde; "Tarımsal faaliyette bulunanlar: kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve ... ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanlar veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar" olarak tanımlanmış, 5. maddesinde, sigortalı olmanın zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, 6. maddesinde ise, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten bir gün önce sigortalılıklarının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca aynı Kanun'un 9. maddesi Kuruma re'sen tescil yükümlülüğü yüklemiştir. Kanun'un 10. maddesine göre ise kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile, diğer kamu Kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin .. Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun'da, bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79... sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen "hizmet tespiti" davasına koşut bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlanmış olması karşısında, kayıt ve tescil, yada tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı "Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti" söz konusu olamayacaktır. Öte yandan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2926 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin 26.03.19 94... no.lu tebliğine göre ürün bedellerinden %1 oranında tevkifat yapmakla yükümlü gerçek ve tüzel kişilerin bu tevkifatı yaparak Kurum hesabına intikal ettirmek zorunda oldukları, kesinti yaptığı halde Kurum hesabına yatırmayan gerçek veya tüzel kişilerin, Kuruma karşı sorumlu oldukları, bu kesintilerin yasal faiziyle birlikte kendilerinden tahsil olunacağı TCK.'nın 526. maddesi gereğince cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesintiyi yapan davalı Kuruma karşı sorumlu olacağından kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması dahi sonuca etkili değildir. Somut olayda; davacının 1999/ 03... /01 dönemlerine ait sebze ve meyve komisyoncusu ... Sebze Meyve Komisyoncusuna sattığı ürünlerden dolayı, 22.03.1999-26.01.2000 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-kur sigortalığının tespitini ve anılan tevkifatların aidiyetini talep ettiği eldeki davada, Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, ...Sebze ve Meyve Komisyoncusuna ait tevkifat listesinde 1999/ 03... /01 dönemlerinde ismi geçen ...’ın davacı olduğunun tespitine, davacı yanın 22.03.1999 tarihli ilk tevkifatın takip eden ay başı başlangıç alınmak suretiyle, 01.04.1999-31.12.1999 tarihleri arasında Tarım Bağ-kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmişse de; dosyadaki kayıtlar nazarında davacının tarımsal faaliyetine devam ettiğinin, 26.01.2000 tarihinde ürün teslimi yaptığının ve tevkifat kesintisinin olduğunun anlaşılması karşısında, davacı yanın talebine konu ara dönemde de Tarım Bağ-kur sigortalısı olduğu sabit olup, Mahkemece ara dönem yönünden red kararı verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19620, K. 2026/5906, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-19620-e-2026-5906-k-84bea67007d0