Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19454 E. 2026/4944 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/19454
- Karar No
- 2026/4944
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/357 E., 2025/931 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Safranbolu 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2016/507 E., 2024/387 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalının 30.08.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında hiçbir hukuki ilişki olmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını, iş mahkemesinin görevli olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber, kazanın diğer davalı ve davacının ağır kusuru sonucu meydana geldiğini, davacıya ... tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 2.Davalı ... ... Makina Sanayi ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışmanın vinç yardımı ile yapılması gerekirken, verilen talimatlara aykırı olarak beden gücü ile yapıldığını, bu sırada davacının tedbirsiz davranarak ağaç direk altında kalması nedeniyle kusurlu olduğunu, iş kazasından sonra davacının tedavi edilmesi için müvekkilinin girişimde bulunduğunu, doktor ayarlandığını, Fizik Tedavi Merkezinde tedavisine devam edildiğini, ancak davacının kişisel sebepleri dolayısıyla tedaviye devam etmediğini, bu durumun .. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ... ve Araştırma Hastanesine vermiş olduğu 04.02.2015 tarihli dilekçesinden de anlaşılabileceğini, davacının tedavi süresince gerekli özeni göstermeyerek aksamalara neden olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; toplanılan deliller ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, iş kazasının meydana gelmesinde davalıların %85 oranında kusurlu olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan raporda, davacının iş kazası sonucunda %63 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğu, alınan hesap bilirkişi raporuna göre maddi tazminat alacağının belirlendiği, ülkenin ekonomik durumu ve paranın alım gücü, davacı tarafın elem ve ızdırabı, davalının ekonomik durumu ve kusur durumu hep birlikte değerlendirildiğinde manevi tazminat talebin belirlendiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında zamanaşımı, kusur oran ve aidiyeti, asıl - alt işveren ilişkisi, sürekli iş göremezlik oranı, maddi tazminatın hesabı, usuli kazanılmış hak ile kamu düzeni kapsamında geçici ödemenin tazminat alacağından mahsubu konularında uyuşmazlık bulunduğu, somut olayda iş kazasının 30.08.2014 tarihinde gerçekleştiği ve maddi tazminat yönünden belirsiz alacak davası niteliğindeki iş bu davanın 25.07.2016 tarihinde açıldığı ve davanın açıldığı tarih itibariyle on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalı tarafın bu yöne ilişkin istinaf itirazlarına itibar edilmediği, davalı ...Ş. ile ... Enr. Mak. San. ve Tic. A.Ş. arasında imza altına alınan Muhtelif Ket Tesislerinin Yapım İşi sözleşmesi kapsamında, .. Elektirik Dağıtım A.Ş.'nin elektrik dağıtımı yaptığı sahada elektrik direklerinin yenilenmesi işinin davalı ... Enr. Mak. San. ve Tic. A.Ş. tarafından yerine getirildiği, davacının bu şirkette 30.08.2014 günü iş arkadaşları ..., ... ve ... ile birlikte çalışması sırasında şantiyede bulunan araç üzerindeki 9 metrelik, yaklaşık 200 kg ağırlığındaki ağaç elektrik direğini, vinçli kamyondan indirme işlemi sırasında, indirilen direklerden birinin davacının omzuna düşmesi neticesinde davacının yaralandığı, olayın ... müfettişi tarafından düzenlenen rapora göre iş kazası olarak kabul edildiği ve işveren ... Enr. Mak. San. ve Tic. A.Ş.'nin %85, üçüncü kişi konumundaki vinç operatörü ...'un %6, iş arkadaşları ...'in %3, Salih Kara'nın %3 ve davacı sigortalının %3 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi gerektiğinin tespit edildiği, aynı olayla ilgili açılan ceza davası neticesinde Safranbolu Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/598 Esas sayılı dosyasında alınan 30.03.016 tarihli kusur raporuna göre, ... Enr. Mak. San. ve Tic. A.Ş.'nin asli, bu şirketin şantiye şefi ...'ın tali ve müşteki/davacının tali kusurlu olduğunun kabul edildiği, bu dosya kapsamında A sınıf iş güvenliği uzmanlarından oluşturulan iki farklı heyetten rapor alındığı, 14.11.2018 tarihli raporda davalı ... Enr. Mak. San. ve Tic. A.Ş.'nin %70, davacının %30 kusurlu olduğu tespit edilmişken, bu rapora itiraz üzerine alınan 18.02.2019 tarihli raporda ... müfettişi raporu ile ilk kusur raporu arasındaki çelişki giderilmek suretiyle davalı ...Ş.'nin %20, davalı ... Enr. Mak. San. ve Tic. A.Ş.'nin %65, dava harici üçüncü kişiler ...'un %6, iş arkadaşları ...'in %3, Salih Kara'nın %3 ve davacı sigortalının ise %3 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, inceleme konusu olayda, davalı ...Ş.'nin kendi asıl işi olan elektrik dağıtım tesisatındaki direklerin yenilenmesi işi dahil işleri 13.03.2014 tarihli "Başkent Kuzey 1. Bölge (..-..-..) Muhtelif KET İşi Sözleşmesi" ile diğer davalı ... Enr. Mak. San. ve Tic. A.Ş.'ye verdiği bu kapsamda davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin kurulduğu anlaşılmakla ilişkin davalı ...Ş.'nin asıl işveren sıfatının bulunmadığına ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine erişildiği, somut olayda hükme dayanak alınan 18.02.2019 tarihli iş güvenliği uzmanı heyetten alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin, 6331 sayılı Kanun'un öngördüğü koşulları gözönünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre, işverenin, işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususları ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyetini ve oranını hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamış olduğu, çalışma alanında vinç monteli kamyon ve bu vinci kullanacak çalışan ... bulunmasına karşın, ağaç direk gibi ağır eşyaların kas gücüne dayalı olarak indirilmeye çalışıldığı bu kapsamda işverenlerin işyerinde çalışma şekli ve iş güvenliği hususunda kontrol ve denetimi işçilerin inisiyatifine bıraktıkları, davacıya iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğine dair bir kaydın dosya kapsamında bulunmadığı, öte yandan davacı sigortalının da yaptığı işin tehlikeli olduğunu görerek çalışmaktan imtina etmediği gözetilerek kusurlu olduğu dikkate alınarak, tarafların kusur oran ve adiyetine yönelik itirazlarına itibar edilmediği, davacının maddi tazminat alacağının hesabı için hesap bilirkişiden alınan 18.07.2024 tarihli kök ve 04.10.2024 tarihli ek hesap bilirkişi raporlarında, TRH 2010 bakiye ömür tablosuna göre davacının bakiye ömrünün tespit edildiği, 60 yaşına kadar aktif çalışma devresi içerisinde olacağı kabul edilerek bu dönem için ücretin ... kayıt inceleme tutanağında belirtilen asgari ücretin yaklaşık 1,97 katı düzeyindeki ücretten hesap yapıldığı, bu kapsamda davalı tarafça bildirilen prime esas kazancın aksine asgari ücretle çalıştığı iddiasının dinlenemeyeceği, pasif çalışma devresi için ise, asgari ücret düzeyinde kazanç kaybına uğrayacağı kabul edilerek hesap yapıldığı, davalı tarafın müteselsilen %97 oranındaki maddi tazminat alacağından sorumlu olduğu kabul edilerek bu oran uygulanmak suretiyle hesap yapılmak suretiyle maddi tazminat alacağı 8.034.986,25 TL olarak hesap edilmiş, davacı tarafça da maddi tazminat istemi anılan miktara artırılmış ise de Mahkemece kusur indirimi yapılmadan hazırlandığı anlaşılan ve dosya içeriğine nasıl girdiği anlaşılamayan rapora göre davacının 8.287.603,14 TL alacağı olmakla beraber taleple bağlı 8.034.986,25 TL'ye hükmedilmiş ise de varılan sonucun hatalı olduğu, öte yandan davacının sürekli iş göremezlik oranının, 03.05.2016 tarihli ... Kurum Sağlık Kurulu raporunda %61 olarak tespit edildiği ve kontrol muayenesi olarak 01.10.2017 tarihine işaret edildiği, kontrol muayenesi neticesinde düzenlenen 02.11.2017 tarihli ... Kurum Sağlık Kurulu raporunda, kontrol muayenesi kaydı kaldırılarak sürekli iş göremezlik oranının %61 olarak belirlendiği, itirazlar üzerine, Yüksek Sağlık Kurulundan alınan 11.05.2022 tarihli raporda aynı oranın doğrulanmak suretiyle sürekli iş göremezlik oranının %61 olarak belirlendiği, 09.06.2022 tarihli celsede davacı asil ile vekilinin bu rapora bir itirazları olmadığını, maluliyet oranının kesinleştiğini beyan ettikleri, davalı taraf itirazının karşılanması için, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan 19.09.2022 ve Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan alınan 18.04.2024 tarihli raporlarda sürekli iş göremezlik oranının %63,0 olarak tespit edildiği, anılan raporda davacının tedavisini savsamasından kaynaklı sürekli iş göremezlik oranında bir artıştan bahsedilmediği gibi, sürekli iş göremezlik oranında değişen ve gelişen durumun varlığına dair bir tespitin de bulunmadığı, bu kapsamda davacı tarafın %61 oranındaki orana itirazının olmaması nedeniyle %61 düzeyindeki sürekli iş göremezlik oranı üzerinden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, davalının iddia ettiği şekilde tedaviyi reddetmiş olmasının sürekli iş göremezlik oranın gelişmesine etkisinin bulunmadığı gözetilerek, Mahkemece davacının sürekli iş göremezlik oranı olarak %61 oranının dikkate alınmak suretiyle dosyanın karara bağlanmış olması gerekirken, davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilmek suretiyle %63 düzeyindeki iş göremezlik oranı üzerinden karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, o halde, davalı tarafın bu yöne ilişkin istinaf itirazları kabul edilerek hükme esas alınan 04.10.2024 tarihli hesap raporunda esas alınan hesap verileri gözetilmek suretiyle sürekli iş göremezlik döneminde %63 yerine, %61 oranı gözetilmek ve %97 davalı taraf kusur oranı dikkate alınmak ve tarafların istinaf itirazları ile bağlı olarak gelirin tenzili hususunda %61 oranı üzerinden davacıya bağlanan gelirin %97 oranındaki kısmı tenzil edilerek hesap yapmak gerektiği, bu halde açıklanan bu hesap doğrultusunda %61 sürekli iş göremezlik oranı ve %97 kusur oranı dikkate alınmak suretiyle geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat alacağı olarak 7.774.658,82 TL'nin hüküm altına alınması gerektiği ancak kararın davalı ... ... Makine Sanayi ve ... A.Ş. yönünden istinaf edilmemiş olması nedeniyle bu davalı yönünden davacının İlk Derece Mahkemesi gerekçesi kapsamında 8.287.603,14 TL ve taleple bağlılık kapsamında 8.034.886,25 TL ile sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği gözetilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği kanaatine erişildiği, yargılama sırasında verilen 09.06.2022 tarihli ara karar ile davacıya ödenmesine karar verilen ve icra takibi suretiyle davacıya 16.06.2022 tarihinde ödendiği anlaşılan 50.000,00 TL'nin maddi tazminat alacağından mahsup edilerek, davacı tarafın kararı istinaf etmemiş sayılmasına karar verilen ... ... Makine Sanayi ve ... A.Ş. yönünden lehine oluşan usuli kazanılmış hak kapsamında (8.287.603,14 TL -50.000 TL)= 8.237.603,14 TL alacağı olmakla beraber taleple bağlı 8.034.886,25 TL'ye, istinaf talebinde bulunan davalı ...Ş. yönünden ise (7.774.658,82 TL -50.000 TL) = 7.724.658,82 TL'nin hüküm altına alınması ve geçici ödenmesine karar verilen 50.000,00 TL'lik tutar için faiz alacağının ödenmemiş olduğu gözetilerek, 50.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 30.08.2014 tarihinden ödeme tarihi olan 16.06.2022 tarihine kadar işleyen faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; A)Davalı ... ... Makine Sanayi ve ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 344. maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına, B)Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1) b) 1 maddesi gereğince esastan reddine, C)Davalı ...Ş.'nin tarafın maddi tazminatın hesabına, sürekli iş göremezlik oranında usuli kazanılmış hakka ve geçici ödeme miktarının tazminat alacağından mahsubuna dair dair istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönlerden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1) b) 2 maddesi gereğince kaldırılmasına, Davanın kısmen kabulüne, 1-Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat istemiyle ilgili 8.034.886,25 TL (davalı ...Ş.'nin sorumluluğu 7.724.658,82 TL ile sınırlı olmak üzere) maddi tazminatın olay tarihi olan 30.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacıya ödenmesine karar verilen 50.000,00 TL geçici ödemenin olay tarihi olan 30.08.2014 tarihinden, ödeme tarihi olan 16.06.2022 tarihine kadar işleyecek yasal faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile 200.000,00 TL olay tarihi olan 30.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Sürekli iş göremezlik oranının %63 olarak esas alınması gerektiğini, b. ... müfettiş raporu ile bilirkişi heyetinden alınan 18.02.2019 tarihli raporda müvekkiline %3 oranında kusur verilmiş ise de müvekkilinin kamyondan indirilecek ahşap elektrik direklerinin vinçle indirilmesi gerektiğini vinç operatörü ...'a söylemesine karşın vinç operatörünün vinci çalıştırmaması bu nedenle direklerin elle indirilmesi nedeniyle kazanın gerçekleştiğini, bu kapsamda müvekkiline atfedilecek kusur olmadığını, c.Tazminat alacaklarına mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Diğer davalı şirkete devredilen iş kapsamında, müvekkilinin asıl işveren sıfatı ile sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, b. Davacının işyerinde tecrübesinin olmaması, olay günü işyerinde çalışmaya başlamasına rağmen, kendi isteğiyle çalışmaya katıldığını, vinç ile kaldırılması gereken elektrik direklerini elle taşımaya çalışması nedeniyle kusurlu olduğunu, davacının ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini, belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Aşağıda yazılı fazladan alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.