Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18189 E. 2026/6419 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/18189
- Karar No
- 2026/6419
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/383 E., 2025/2476 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/227 E., 2023/370 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait iş yerinde 24.11.2011 tarihinde elektrik ustası olarak çalışmaya başladığını, 29.02.2016 tarihine kadar çalıştığını, davalı işveren tarafından işe başlama tarihi olarak 03.01.2012 olarak bildirildiğini, aradaki dönemin hizmet cetvelinde gözükmediğini, davacının çalışmış olduğu dönemde primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmadığını, eksik yatırıldığını, ücret ödemelerinin bir kısmı banka kanalı ile bir kısmının ise elden verildiğini belirterek davacının davalı işveren nezdinde 24.11.2011 - 29.02.2016 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti ile davacının prime esas kazancın tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, taleplerin zaman aşımına uğradığını, davacının elektrik ustası olarak çalışmadığını, vasıfsız eleman olarak çalıştığını, almış olduğu ücretinin ise ücret bordrolarında gözüken ücret olduğunu, ücret ödemelerinin banka kanalı ile yapıldığını, elden ödeme yapılmadığını, davacının bildirilen tarihten öncesine ait çalışmasının bulunmadığını ve açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, Kurumun feri müdahil olduğunu, resmi kayıtların geçerli olduğunu, Kurumun resmi belgelere göre işlem yaptığını, ücretin yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen kamu tanıklarının ve özellikle bordro tanıklarının davacının 24.11.2011 - 03.01.2012 tarihleri arası çalıştığına dair beyanının bulunmadığı, davacının hizmetinin Kuruma bildirildiği döneme ilişkin olarak da almış olduğu ücrete dair bilgilerinin olmadığı, dinlenen bazı tanıkların Kurum denetim raporlarında da beyanlarının olduğu, bu beyanlarından da davacının Kuruma bildirilen pirime esas kazancının üzerinde ücret aldığına dair net beyanlarının olmadığı bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı işveren yetkilisi ... ... imzasını havi elden ödeme ikrarı hakkında olumlu olumsuz bir inceleme yapılmadığını, gerekçe belirtilmediğini, Kurum İnceleme Raporunun, dava konusu prime esas kazancın yazılı delille ispat edildiğinin göstergesi olduğunu, davacının kıdem süresi ve mesleği dikkate alındığında asgari ücret maaş ile çalışmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, dosyada mevcut deliller gözetilerek davacının çalışmasının 24.11.2011 başlangıç tarihli olduğunun kabulü gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 24.11.20 11... .02.2016 tarihlere arasında kesintisiz çalıştığının ve prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.