Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18029 E. 2026/6417 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/18029
- Karar No
- 2026/6417
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi TARİHİ : 10.09.2025 SAYISI : 2024/1445 E., 2025/1572 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 4. İş Mahkemesi TARİHİ : 21.05.2024 SAYISI : 2023/129 E., 2024/98 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yaşlılık aylığı bağlanması için şartları taşıdığını, 30.03.2023 tarihinde tahsis dilekçesi verdiğini, davalı Kurumun tahsis dilekçesini reddettiğini, ret gerekçesi olarak 18 yaşından önceki babasının yanında yapılan çalışmaların hizmete eklenmesinin mümkün olmadığının belirtildiğini, davacının 01.07.1994 tarihinden itibaren 1994/1. dönemde 52 gün ve 1994/2. dönemde 71 gün olmak üzere toplam 123 gün babasına ait işyerinde fiilen çalıştığını ve karşılığı ücretini aldığını, 01.07.2023 tarihli yazı ile Kuruma itirazda bulunulduğunu, davalı Kurumun 01.08.2023 tarih ve ... sayılı cevap yazısında; “… baba ve annesine ait işyerinde çalışan mümeyyiz küçüklerin vasisinin iştiraki ile yazılı olarak yapılmış ve hakim tarafından tasdik edilmiş bir hizmet akdi mevcut olmadıkça sigortalı sayılmalarına imkan bulunmamaktadır” denildiğini, Kurumun kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Kurum kararının iptali ile davacının 01.07.1994 tarihinden itibaren 1994/1. dönemde 52 gün ve 1994/2. dönemde 71 gün olmak üzere toplam 123 gün çalışmaların ihyasını, 30.03.2023 tarihli tahsis dilekçesine göre yaşlık aylığının bağlanmasını, aksi yöndeki Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının 30.03.2023 tarihinde aylık talebinde bulunduğunu, yapılan incelemede sigortalının 01.07.1994 tarihinde ... işyerinde işe başladığının, 1994/02 döneminde 52 gün ve 1994/03 döneminde 71 gün olmak üzere toplam 123 gün çalıştığının tespit edildiğini, 2013/11 sayılı genelgenin Birinci Kısım Üçüncü Bölümün Sigortalı Sayılmayanlar Kısmı 1- İşverenin işyerinde Ücretsiz Çalışan Eşi başlıklı bölümü ''baba veya anasına ait işyerinde çalışan mümeyyiz küçüklerin vasinin iştiraki ile yazılı olarak yapılmış ve hakim tarafından tasdik edilmiş bir hizmet akdi mevcut olmadıkça sigortalı sayılmalarına imkan bulunmadığını, bununla beraber işverenin 18 yaşını bitirmiş veya 18 yaşından evvel evlendiğinden reşit sayılmış çocukları hizmet akdi mevcut ise sigortalı sayılacaklardır'' hükmüne amir olduğunu, baba ve anasına ait işyerinde çalışan mümeyyiz küçüğün vasinin iştiraki ile yazılı olarak yapıldığını ve hakim tarafından tasdik edilmiş bir hizmet akdinin mevcut olmadığını, sigortalı davacının babasının işyerinde geçen 18 yaşından küçük hizmetlerinin davacının emekliliğine esas sayılmasına imkan bulunmadığını, davacının 04.10.2000 tarihli çalışmasına göre aylık şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davacının talebinin reddedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 1-Davacının babası yanında geçen ve davalı Kurum tarafından iptal edilen davacının 18 yaş altındaki çalışmalarının (01.07.1994 - 01.12.1994 tarihleri arasında olan 1994 yılının 2. döneminde 52 gün, 1994 yılının 3. döneminde 71 gün olmak üzere toplam 123 gün çalışmasının) geçerli olduğunun tespitine, 2-Davacının 30.03.2023 tarihli tahsis dilekçesine göre davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına, aksi yöndeki Kurum kararının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yerel mahkemenin kararına yönelik davalı tarafın istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum kayıtlarının incelemesinde, davacının 30.03.2023 tarihinde aylık bağlanması için müracaatta bulunduğunun anlaşıldığını, yapılan incelemede sigortalının 01.07.1994 tarihinde ... işyerinde işe başladığının, 1994/02 döneminde 52 gün ve 1994/03 döneminde 71 gün olmak üzere toplam 123 gün çalıştığının tespit edildiğini, baba veya anasına ait işyerinde çalışan mümeyyiz küçüğün vasinin iştiraki ile yazılı olarak yapılmış ve hakim tarafından tasdik edilmiş bir hizmet akdi mevcut olmadığından, sigortalı davacının babasının işyerinde geçen 18 yaşından küçük hizmetlerinin davacının emekliliğine esas sayılmasına imkan bulunmadığını, davacının 04.10.2000 tarihli çalışmasına göre emekliliği yönünden 60 yaş ve 2000 gün veya 25 yıllık sigortalılık süresi, 60 yaş ve 4500 güne tabi olduğu anlaşıldığından davacının talebinin reddi gerektiğini, Kurum işlemlerinde bir hukuka aykırılık olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 18 yaş öncesinde babası ...'a ait işyerinde geçen hizmetlerinin geçerli sayılmamasına yönelik Kurum işleminin iptali ile aylık bağlanması istemine istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.