Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18019 E. 2026/5097 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/18019
- Karar No
- 2026/5097
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1304 E., 2025/1339 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/19 E., 2024/104 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12.10.2015 tarihinde ... Mağazacılıkta personel olarak işe başladığını, müvekkil 1 yıl erkek giyim bölümünde personel olarak çalışıp, geri kalan sürenin tamamında yani işten çıktığı tarih olan 11.09.2017 tarihine kadar kadın giyim bölümünde şef olarak çalıştığı, müvekkilin işe vardiya şekilde 1. vardiya sabah 08:00 ile akşam 19:00 arasında çalıştığı, 2. vardiya da ise sabah 11:00 ile akşam 22:00 arası çalıştığını, işin yoğun olduğu zamanlarda sabah 08:00 de işe başladığı zaman - 21:00 'e kadar çalıştığı, sabah 11:00'de işe başladığı zaman ise gece 24:00'e kadar çalıştığı, bayramlarda ve ... arefelerinde gece 02:00'ye kadar çalıştırıldığı, çalıştığı tüm bu fazla saatlerin parasının hiç bir zaman kendisine ödenmediğini, müvekkilin hiç yıllık izin kullanmadığı, UGBT günlerinde çalıştırıldığı, fazladan ücret almadığını, hafta sonu çalıştırıldığını, haftasonu izin kullanmak istediğinde ise kullandığı izin maaşından kesildiğini, Müvekkilin çok zor koşullarda günde 11, 12 saat çalıştırılmış olmasına rağmen maaşı ilk 14 ay günde 35 TL olarak ödendiğini, geri kalan süreçte asgari ücret ödendiğini, çalıştığı tüm bu süreçte sigortası yatırılmamış müvekkilin yoğun ısrarı neticesinde sadece son 4 ay olan 24.05.20 17... .09.2017 tarihleri arasında sigortası yatırıldığı, müvekkilin işten çıkarıldığı zaman kendisine kıdem veya ihbar tazminatının ödemesi yapılmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu'na göre temel eğitimini tamamlamış (ilköğretim) 14 yaşını bitirmiş 15 yaşını doldurmamış işçi çocuk işçi; 15 yaşını doldurmuş 18 yaşını tamamlamamış işçi ise genç işçi olarak anıldığı yine aynı Kanun'a göre çocuk ve genç işçilerin çalışma saatleri, günde 14 saat kesintisiz dinlenme verilecek şekilde düzenlendiği, eğitimine devam eden fakat okulu kapalı dönemde olan veya temel eğitimini tamamlamış, sonrasında eğitimine devam etmemiş 15 yaşını tamamlamamış çocuk işçilerin günde en fazla 7 saat, haftada ise toplamda 35 saat çalıştırılabileceği, 15 yaşını tamamlamış genç işçiler de günde en fazla 8 saat çalıştırılabileceği, haftalık çalışma saatleri ise en fazla 40 saat, çocuk ve genç işçilerin hafta tatilleri ise en az kesintisiz 40 saat olması gerektiği, bu sürelerin ücretleri de kendilerine ödenmesi gerektiği, İş Kanunun'da 18 yaş altı işçilerin yıllık izin hak edişleri 20 günden az olmadığı ve kesintisiz kullandırılmasının esas olduğu müvekkilin 09.03.2001 doğumlu olduğu, ... Mağazacılıkta işe başladığı tarih olan 12.10.2015 tarihinde 14 yaşını bitirip 15 yaşını doldurmadığı, henüz çocuk işçi sayılmakta olup genç işçi konumuna gelmesine yani 15 yaşını doldurmasına 149 gün kaldığı, ... Mağazacılık müvekkili işe aldığında müvekkil çocuk işçi olmasına rağmen onu çocuk işçilerin çalıştırılması gereken koşullarda çalıştırmamış, aksine yetişkin insanın dahi çalışmakta güçlük çekeceği ağır koşullarda çalıştırıldığı, buna rağmen sigortasının bile yatırılmadığı, söz konusu mağazada çocuk işçi olarak ağır koşullarda çalıştırılan buna rağmen İş Kanunu'nun ona sağladığı bir çok haktan yoksun bırakılarak mağdur edilen müvekkilin, genç işçi konumuna geldiğinde de çok ağır koşullarda çalıştırıldığı, haklarından aynı şekilde mahrum edildiğini, işbu davada davacının yaşadığı haksız çalışma koşulları ve ona iade edilmeyen hakları sebebiyle kabul kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin fiili mesnedi bulunmadığı, davacının açtığı dava kamu düzeni ile ilişkili hizmet tespit davalarının kötüye kullanımlarından biri olduğu, davacı eldeki davada maalesef ki haksız kazanç amacında olduğu, bundan dolayı davacı asılsız ve mesnetsiz iddialara dayanmış olup davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde 12.10.2015-24.05.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitine, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 09.03.2019 tarihi olduğunun ve 12.10.2015-24.05.2017 tarihleri arasındaki çalışmasına yönelik ödemeli sigorta priminin, prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, fiili çalışmanın ispat edilmesi gerektiğini, davacı iddialarının kanıtlanamadığını beyanla temyiz yasa yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.