Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17833 E. 2026/4362 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17833
Karar No
2026/4362
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/156 E., 2025/270 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 1982 yılında kurulan .. Plastik Şirketine 1998 yılında girerek geriye doğru 10 yıllık prim borçlarını yasal imkandan yararlanarak yapılandırdığını ancak ödemelerinin sisteme işlenmediğini belirterek davacının 1988-1998 yılları arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 08.04.2021 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davanın kabulüne, davacının 25.02.1988-26.08.19 90... .02.1992-03.10.2000 tarihleri arasında da 5510 sayılı Kanun'un 4/I-b bendi kapsamında (Bağ-Kur) sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire 16.02.2022 tarihli kararında; Mahkemece her ne kadar davacının 25.02.1988-26.08.19 90... .02.1992-03.10.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine karar verildiği anlaşılmış ise de yukarıda belirtilen tespitler nazarında hükmün eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğu anlaşılmıştır. Dava Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkin olduğundan, bu yönde bir tespit hükmü kurulabilmesi için, tespitine karar verilebilecek süreler ile kısmen çakışan 31.12.1999-29.02.20 00... .04.2000-03.10.2000 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetler yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Sosyal Güvenlik Hukukumuzda, “sosyal sigortalarda çokluk”, bir başka anlatımla bireylere olabildiğince sosyal sigorta hakkı tanıma, “yararlanmada ve yükümlülükte teklik” ilkesi egemen olup, buna göre, aynı tarihlerde farklı sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında bulunulamaz ve çifte sigortalılık olarak adlandırılan bu statü kanun hükümleriyle engellenmiştir. Diğer bir anlatımla; 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesi dönem yönünden baskın sigortalılığa üstünlük tanınmalı, 01.10.2008–01.03.2011 dönemi yönünden 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınmalı, 01.03.2011 tarihinden itibaren ise anılan maddede 6111 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik gözetilerek hizmet akdine dayalı çalışmaya değer verilmelidir. Belirtilen açıklamalar nazarında, tespitine karar verilen süreler ile çakışan 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmalar yönünden baskın sigortalılığın araştırılması gerekmekte olup, buna göre gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin sigortalının hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı ortaya konulmalıdır gerekçesiyle Mahkemesince verilen karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin 31/01/2025 tarihli kararı ile; davanın kabulüne, davacı ... ve .. kızı, 20.06.1977 doğumlu, .. TC kimlik numaralı .. ..'ın davalı .. Tuz Ltd. Şti'de 15.02.2000-02.06.20 00... .08.2001-14.02.2002 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili, yürürlükteki yasal mevzuata göre Kurum işleminin yerinde olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/17833, K. 2026/4362, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-17833-e-2026-4362-k-be2020d87e96