Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13752 E. 2026/4370 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13752
- Karar No
- 2026/4370
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1219 E., 2025/1602 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma İş Mahkemesi SAYISI : 2018/345 E., 2025/105 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 06.01.2018 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne "3.835.593,01 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 06.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Mahkemece hükme esas alınan 17.01.2020 tarihli kusur raporunun, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 6331 sayılı Kanun ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendiği, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından mahkemece kazanın meydana gelmesinde davacının % 20, davalı işverenin % 80 oranında kusurlu bulunduklarının kabulünde isabetsizlik görülmediği, maddi tazminat miktarının tespiti için alınan 24.12.2024 tarihli bilirkişi raporunun, yasal düzenlemeler ile yerleşik yargısal kararlara uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, davalı husumet itirazında bulunmuş ise de Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/483 Esas - 2023/322 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada ve ... İş Müfettişliği Raporunda davalının % 80 kusurlu olduğunun tespiti karşısında bu itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumet itirazlarımızının değerlendirmediğini, maluliyet oranına itiraz ettiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen oran ile ... Sağlık Kurulu kararı arasındaki fahiş fark sebebiyle başka bir kurumdan görüş alınması gerektiğini, davacının açıkça yetkisi ve yeteneği dışında kalan bir işi talimat almadan yapmaya kalktığını, kusurun büyük oranda davacıda olduğunu, davacının istisna akdi ile işi yüklenen ..'in işçisi olması dolayısıyla sorumluluğun ..'e ait olduğunu, bilirkişi raporunda davacının ilk peşin sermaye değerinin hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.