Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17789 E. 2026/5799 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17789
- Karar No
- 2026/5799
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2385 E., 2025/1600 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 46. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/45 E., 2023/101 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete Kurum tarafından 03.12.2021 tarih ve E-..-202. 01.01-.. sayılı ve 6661 sayılı Teşvik İptali hakkında yazı ile 6661 sayılı Asgari Ücret Desteği kapsamında 20.06.2018 tarihinde yayımlanan 2018/20 sayılı genelge kapsamında 2018 yılı tüm dönemleri, 6661 sayılı Asgari Ücret Desteği kapsamında 22.03.2019 tarihinde yayımlanan 2019/8 sayılı genelge kapsamında 2019 yılı tüm dönemleri için faydalandırılan toplam 41.094,67 TL şirket adına borç tahakkuk ettirilip davacıdan talep edildiği, iddiaların aksine ...'nin davacı iş yerinde fason olarak dikimi yapılan ürünlerin el işçiliği ile temizleyicisi olarak fiilen asgari ücret ile çalıştığı, denetmen raporunun varsayıma dayalı olarak kanuna aykırı olacak şekilde düzenlendiği, bu denetmen raporuna dayanılarak düzenlenen dava konusu Asgari Ücret Destek teşviklerinin geri alınmasına yönelik Kurum işleminin doğru olmadığını ortaya koyduğu iddiasıyla ... Küçükçekmece Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından davacı hakkında verilen Asgari Ücret Desteğinin kapatılması ve 20 18... yıllarına ait tüm dönemler için faydalanılan tutarların geri alınması, yararlanılan asgari ücret destek tutarlarının gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte ödenmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ... unvanlı dosyada işlem gören davacı iş yeri ile ilgili olarak düzenlenen 15.06.2021 tarihli ve 2021/407120/46 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmeni Raporuna istinaden iş yerinde sahte sigortalılık bildirimi yapıldığının tespit edildiği, Denetmen Raporunda da yer alan ...'nin davacı iş yerindeki çalışmalarının fiili çalışmaya dayanmadığından davacının, 2018-2019 yıllarına ait tüm dönemlerde 6661 Asgari Ücret Destegi Teşviğinden yararlandığı tutarlar tekrar borç olarak yansıtıldığı, 03.02.2021 tarihi itibariyle 41.091,67 TL borç tahakkuk ettirildiği, Kurum işleminin doğru olup, yasa ve mevzuata uygun bir karar olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kabulü ile .. Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından davacıya gönderilen 03.12.2021 tarih E-..- 202.01.01-36261407 sayılı 41.094,67 TL borç tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacının bu işlemde belirtilen 41.094,67 TL yönünden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 15.06.2021 tarihli Sosyal Güvenlik Denetim Raporu ile ...’nin ücret bordrolarındaki imzalarının sahteliği ve çelişkili veriler nedeniyle çalışmasının fiili çalışmaya dayanmadığının saptandığı, bu tespitin 5510 sayılı Kanun 59. maddesi uyarınca resmi belge niteliğinde olduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi’nin, sadece bordro imzalarının sigortalıya ait olduğuna dair bilirkişi raporu ve soyut tanık beyanlarına dayanarak denetmen raporunu hükümsüz kılmasının hatalı olduğu, imza aidiyetinin tek başına çalışmanın fiili ve gerçek olduğunu ispatlamaya yetmeyeceği, Denetmen Raporundaki maddi bulguların ve idari para cezası yaptırımına esas olan tespitlerin yerinde olduğu, Kurum işlemlerinde herhangi bir mevzuata aykırılık bulunmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılmamasına dair Kurum işleminin iptali ve borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.