Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/17776 E. 2026/5077 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17776
Karar No
2026/5077
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2328 E., 2025/1689 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hayrabolu 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/101 E., 2023/154 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 2005 yılından 2008 yılına kadar da Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 7...4 Bağ-Kur numaralı dosyası üzerinden yasal ödeme süresi geçtiğini ve faiziyle birikmiş geçmiş dönem prim borçları hakkında önce yapılandırma başvurusu yaptığını ve Mart 2021'de ödeme planının kendisine tebliğ edildiğini, borçlanılan gün sayısının 3480 gün olduğunu, ödenecek borç tutarının 40.708,91 TL olduğunu, son ödemesinin de 31.03.2021 olduğunu, davacının yapılandırma başvurusunun kesinleştirdikten ve Kuruma artık ödeme yapması beklenirken davanın ikame edildiğini, davacının dava tarihi itibariyle birikmiş 960 prim gün sayısının mevcut olduğunu, davacının girişinin 15.09.2008'de başladığını, davacının delil listesinde bildirdiği tevkifat sorumlusu ...Oto Müstahsil makbuzuna göre tevfikat bildiriminin Eylül 2008 tarihli olduğunu, davacının 29.01.20 21... 852 numaralı başvurusuyla müstahsil makbuzlarındaki tevkifat kesintilerine göre Bağ-Kur kaydının başlatılmasını istediğini, anılan belgelere göre de sigorta başlangıcı olarak Eylül 2008'in esas alınması gerektiğini, davacının evlilik birliği içindeki eşine yardım niteliğindeki davranış ve eylemlerini bağımsız bir meslek eylemi olarak kavramamak gerektiğini, zira kırsalda pek çok tarım arazisinin aile işletmesi niteliğinde olduğunu ve aile emeği ile çalışıldığını, 2005 yılındaki ... ... Firması müstahsil makbuzunun davacı adına düzenlenmesine rağmen 2005-2008 arası başkaca bir belge ve kayıt olmadığını gördüklerinde evlilik birliği içinde gerçekleşen tekil bir eylem olduğu hususunun anlaşılması gerektiğini, ürün alan firmanın Bağ-Kur kesintisini yapıp Kurum hesabına yatırması gerektiğini, bu yapılmadığı takdirde tek başına müstahsil makbuzunun varlığını Kurumun bilemeyeceğini, davacının çalıştığı tüm arazinin eski eşine ait olduğunu, davanın reddi ile yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı adına yapılan 2005 yılına ait %1 Bağ-Kur kesintisinin Kuruma ulaşmadığını, tevkifat Kuruma ulaşsa bile sadece 2005 yılı için Bağ-Kur kaydı yapılabileceğini, davacının kanunun aradığı şartları taşımadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespiti istemine ilişkindir. 1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/17776, K. 2026/5077, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-17776-e-2026-5077-k-c35ef40dcbd9