Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1619 E. 2025/7283 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1619
Karar No
2025/7283
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3008 E., 2024/1360 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/92 E., 2022/199 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi ...’in 25.01.1999 tarihinde vefatı sonucundan eşinden dolayı SSK’dan ölüm aylığı bağlandığını, yine babası ... ...’ın ise 17.06.1992 tarihinde vefat ettiğinden, babasından dolayı da Bağ-Kur'dan yetim aylığı bağlandığını, ancak davalı Kurum tarafından babasından dolayı bağlanan yetim aylığının iptal edildiğini ve maaş bağlanma tarihi ile iptal tarihi arasındaki ödenen 23.163,68 TL’nin borç olarak çıkartıldığını, borcun da eşinden kaynaklanan ölüm aylığından taksit taksit kesildiğini, 03.03.2021 tarihinde yapılan başvuru neticesinde ise, 01.01.2018 tarihinden geçerli olmak üzere yetim aylığının yeniden bağlandığını ve ödenmesi gereken birikmiş aylık tutarının da 30.710,91 TL olarak bildirilmiş olmasına rağmen, banka hesabına 24.888,16 TL olarak yatırıldığını, aradaki 5.822,75 TL farkın ise, borçlandırılan bakiye tutar için kesildiğini, kesilen bu miktarında ödenmesi gerektiğini beyanla, ölüm aylığından haksız olarak kesilen aylık kesintilerle, 01.01.2018 yılından öncesine ait ödenmeyen yetim aylıklarının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı Kurumdan tahsilini, borçlu olmadığının tespiti ile yetim aylığının kesilmemesi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 23.02.2016 tarihinde kesilen aylıktan dolayı geriye dönük olarak ödenen aylıkların tahsiline ilişkin borçlandırma işlemine karşılık 03.03.2021 tarihinden önce itirazının bulunmadığına göre, mevcut davanın hak düşürücü süre yönünden öncelikle davanın reddinin gerektiğini, yine, davacının eşinin 1999 yılında ölümü neticesinde babasından kaynaklı Bağ-Kur ölüm aylığına hak sahibi olduğunu ve hak sahibi olduğu dönemde yürürlükteki 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 27. maddesi hükümlerinin uygulanacağını, ilgili madde kapsamında da, geliri olmayan kız çocuklarına gelirin %25’inin bağlanacağının düzenlendiğini, ancak davacının eşinden ölüm aylığı aldığından dolayı davacıya gelir bağlanmasının mümkün olmayacağını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile Davacının babasından dolayı aldığı yetim aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin yerinde olmadığı ve aylığın kesintisiz devam etmesi gerektiğinin tespiti ile toplam 13.004,42 TL aylık alacağının hakediş tarihlerinden itibaren (bu kapsamda tahsilde tekerrür olmamak üzere 03.03.2021 tarihine kadar işlemiş 4.756,574 TL faizi ile birlikte) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacıya babasından dolayı ödenmiş olan aylıklar nedeni ile Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile Kurumun bu yöndeki işleminin iptaline, davacıdan geri tahsil edilen 23.903,73 TL'nin ödeme tarihlerinden (davacıdan tahsil tarihlerinden) itibaren (bu kapsamda tahsilde tekerrür olmamak üzere 26.03.2021 tarihine kadar işlemiş 3.280,12 TL faizi ile birlikte) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından; ... davacının eşinden (506 sayılı Kanun kapsamında), babasından (2926 sayılı Kanun kapsamında) ölüm aylığı almaya hak kazandığı ve ikisini birden almaya engel bir yasal düzenleme olmaması karşısında denetime ve hükme esas almaya elverişli bilirkişi raporuna itibar olunarak verilen mahkeme kararının maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilerek davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 2926 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 2. fıkrasının c alt bendinde, herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi bir işte çalışmayan veya buralardan aylık veya gelir almayan yaşları ne olursa olsun evli olmayan kız çocuklarına aylık bağlanacağının belirtilmiş olduğunu, davacının eşinden dolayı aylık alması hasebiyle babasından aylık almasının mümkün olmadığını eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen yetim aylıklarının davalı Kurumdan tahsili ve davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/1619, K. 2025/7283, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-1619-e-2025-7283-k-ae48bf50e753