Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1599 E. 2025/6338 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1599
Karar No
2025/6338
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3564 Esas, 2024/2578 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/317 Esas, 2024/193 Karar

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 6794 ada 1,9 ve 10 nolu parseller üzerinde kurulu ... Evleri Sitesinin 10.01.2008 tarihli yapı ruhsatına ve 02.06.2008 tarihli yapı kullanma ruhsatına sahip olan ve o günden bu yana kullanılmakta ve ikamet edilmekte olan bir site olduğunu, her türlü imar izinlerinin ve yasal işlemlerinin müteahhit firma tarafından tamamlandığını, ... Evleri Sitesinin 25.01.2015 tarihinde yapılan olağan kat malikleri kurulu toplantısının 14 üncü maddesi ile yönetime, hukuka, resmi kurumlarca onaylanmış plan, projelere, yönetim planına aykırı durumlarla ilgili işlem yapma, dava açma hak ve yetkisi verildiğini, davalının H-75 numaralı bağımsız bölümün sahibi olduğunu, anılan taşınmazda bahçedeki toprak şevin kaldırıldığını, bunun yerine binanın iki tarafından bitişik nizamda betonarme bağımsız bölüm inşa edildiğini, bu yapıların birinin üzerine ahşap eklenti yapıldığını, bu hususun İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza mahkemesinin 2016/250 Esas sayılı dosyasında bilirkişi raporu ve Tuzla Belediyesince düzenlenen Yapı Tatil Tutanağı ile de sabit olduğunu, davalıya yapıların yıkılarak bahçenin eski hale getirilmesi için Kadıköy .... Noterliğinin 30.09.2015 tarihli ve 14762 yevmiye sayılı ihtarname gönderildiğini, ancak davalının eski hale getirme işlemini yapmadığını belirterek davaya konu taşınmazdaki, projeye aykırılığın tespitine, yıkımına ve belediye tarafından onaylı projeye uygun olarak eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının dava konusu taşınmazı 2006 yılında mevcut hali ile satın aldığını, aldığı dönemde Tuzla Belediyesinin 10.01.2008 tarihli Yapı Ruhsatı ile 02.06.2008 tarihli ve 2008/2 sayı numaralı Yapı Kullanım İzin Belgeleri ve vaziyet planları doğrultusunda mesken olarak taşınmazın maliki olduğunu, yapı kulanımının davacı ... Sitesinin belirlediği yönetim planına aykırı eylem ve aykırılığının olmadığını, davacı site yönetimi 25.01.2015 tarihinde olağan genel kurulu toplantısının 14 üncü maddesi ile kendisine verilen hakkı kötüye kullanarak, genel kurulda site yönetimine kendisine muhalif olan davalı dahil 11 site sakini aleyhine idari olarak Tuzla Belediyesine, hukuki olarak İstanbul Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu ve neticesinde iş bu davanın açıldığını davacı site yönetiminin dava dilekçesinde toprak şev kaldırılarak betonarme yapı yapıldığı üzere yapı ve eklentiler yapıldığı iddiasının asılsız olduğunu, Tuzla Belediyesinin resmi yazısı doğrultusunda kesinleşmemiş ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince eksik araştırma ile karar verildiğini, dava konusu taşınmaza ait mimari projenin getirtilmediğini, mahkemede bulunan başka bir dosya içinde bulunan mimari projeden yararlanıldığını, uyuşmazlığın kat mülkiyeti uygulanarak çözümlenebileceğini, kendisi tarafından yapılan değişikliğin çökme mağduriyetinin önlenmesi için yapıldığını, hukuka uygunluk nedeni bulunduğunu, mimari projeye aykırı bir durumun bulunmadığını, kat malikleri tarafından alınan kararların uygulandığını, davacı iddialarının yerinde olmadığını, dosya içinde bulunan rapor ve ek rapordaki çelişkiler giderilmeden karar verilemeyeceğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk derece Mahkemesi kararının vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; temyiz yolu açık karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1599, K. 2025/6338, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-1599-e-2025-6338-k-b3ba8fcbfcea