Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15106 E. 2026/6083 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15106
Karar No
2026/6083
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4318 E., 2025/2800 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/371 E., 2024/425 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle Kurum tarafından yersiz ödeme konulu borç bildirim belgesi gönderildiğini, yersiz ödeme yapıldığına ilişkin tespitlerin gerçeği yansıtmadığını ve boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamadığını, Kurum işleminin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu beyanla, borç tahakkukuna yönelik Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili özetle, davacının Kurumdan ölüm aylığı almakta iken boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine aylığının kesildiğini ve Kurum tarafından yapılan ödemelerin borç çıkarıldığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne davacının aldığı ölüm aylıklarından kaynaklı olarak tahakkuk ettirilen yersiz ödemeye dair işlemin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili özetle, 1.5510 sayılı Kanunun 59. maddesinde Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemlere ilişkin tutanakların aksi sabit oluncaya kadar muteber olduğunu, söz konusu rapor ve tutanaklarda belirtilen hususların aksinin ancak eş değerde belgelerle kanıtlanmasının mümkün olacağının belirtildiğini, 2-Her ne kadar denetmen raporunda ismi geçen tanıkların mahkemede, soruşturma aşamasındaki beyanlarını kabul etmemiş iseler de bu kişilerin beyanlarının imza karşılığında alınmış olduğunun sabit olduğunu, bu nedenle tanığın, Kurum Denetmeninin soruşturma aşamasında aldığı beyanına itibar edilmesi gerektiği açık olup yerel mahkemece aksi şekilde tanıkların beyanlarına itibar edilerek, resmi kayıtlar göz önüne alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 3-Davacının, evlilik birliğinin fiilen devam ettiğinin dosya kapsamından açıkça anlaşıldığını, davacının ölüm aylığı almasının 5510 sayılı Kanun'a açıkça aykırı olduğunu, müvekkili Kurumun yapmış olduğu tüm tespit ve uygulamaların mevzuat hükümleri doğrultusunda olup kanunların emredici hükümlerine uygun olduğunu, Mahkemenin yeterli araştırmayı yapmaksızın davanın kabulü yönünde karar vermesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle Kurum tarafından ödenen aylıkların borç tahakkuk ettirilmesine yönelik Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56. maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Eldeki davada, davacı ve eski eşinin 24.02.2004 tarihinde boşandıkları, Denetmen Raporunda “Her ne kadar 24.02.2004 tarihinde boşanmış olsalar da 5510 sayılı Kanun'un 56. maddesinin yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihi itibariyle incelememize konu ... ve ...'ın tekrar evlenme tarihi olan 01.09.2014 tarihine kadar olan dönemde boşanmış oldukları halde fiilen birlikte yaşadıklarının değerlendirildiği", davacıya hem anne hem de babası üzerinden bağlanan ve 01.10.2008 - 01.09.2014 tarihleri arasında ödenen aylıklar nedeniyle 15.370,65 TL ana para (24.03.2022 tarihi itibari ile) 12.542,43 TL yasal faiz; 30.563,39 TL ana para (24.03.2022 tarihi itibari ile) 25.014,59 TL yasal faiz olmak üzere borç tahakkuk ettirildiği, davacı ve boşandığı eşinin 01.09.2014 tarihinde tekrar evlendikleri, davacının işbu dava ile yersiz ödeme nedeniyle tahakkuk ettirilen borca yönelik Kurum işleminin iptalini talep ettiği, Mahkemece dosya kapsamına ve tanıkların yargılama sırasında alınan beyanlarına göre davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. 11.06.2021 tarihli Araştırma Raporu kapsamında dinlenen üç tanığın davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarına dair ayrıntılı beyanda bulundukları, tanıklardan ikisinin yargılama sırasında sebep göstermeksizin beyanlarını değiştirdikleri anlaşılmakla, beyanlarına itibar edilemeyeceği; diğer taraftan davacı ve boşandığı eşinin aynı tarihte aynı hastaneye gittiklerine, aynı eczaneden ilaç aldıklarına ilişkin Medula kayıtları davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşadığını gösterdiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/15106, K. 2026/6083, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-15106-e-2026-6083-k-a2f37641e930