Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/15091 E. 2026/3160 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15091
- Karar No
- 2026/3160
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1346 E., 2025/2297 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/317 E., 2025/7 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... tarafından işletilen ... isimli iş yerinde 01.01.2008 - 09.11.2012 tarihleri arasında sürekli olarak asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının 09.11.2012 tarihinden evvel kesintisiz ve süreklilik arz eden bir çalışmasının olmadığını, 09.11.2012 tarihinde başlayan çalışması ile ilgili bütün bildirimlerin eksiksiz olarak Kuruma bildirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Fer'i müdahil ... Başkanlığı vekili, davacının davalıya ait ... sicil numaralı iş yerine ilk işe girişinin 09.11.2012 tarihinde olduğunu ve çalışmasının 30.04.2018 tarihine kadar kesintisiz devam ettiğini, çalışma dönemi içinde tüm bildirimlerinin 30 tam gün üzerinden yapılmış olduğunu, Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olup kayıtların aksi yöndeki iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini, hak düşürücü süre itirazı olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile ... sigorta sicil ve ... T.C numaralı davacı ... ... (...)’ın; davalı işveren ...'e ait ... sicil sayılı “...” iş yerinde 01.01.2008 - 08.11.2012 tarihleri arasında toplam 1748 gün çalıştığı ve bu çalışmalarının ... Kurumuna bildirilmediği, bildirimi yapılmayan dönemlerde ilgili dönemin asgari ücretinin aldığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildi. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; yetersiz tanık anlatımlarına dayanılarak hüküm kurulduğunu, Kurum kayıtlarının resmi yazılı belge vasfında belgeler olup, aksi yöndeki iddiaların aynı nitelikte belgelerle ispatlanması gerektiğini, davacının talep ettiği süreler 5 yıllık hak düşürücü süre kapsamında olduğunu beyanla, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili; dava hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, mahkeme sadece davacı tanıklarının anlatımından yola çıkarak karar verdiğini, ... Kurumunun kayıtları resmi yazılı belge vasfında belgeler olup, kayıtların aksi yönünde iddiaların aynı nitelikte belgelerle desteklenmesi ve ispatlanması gerektiğini beyanla, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan ... hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Eldeki davada davacı, davalıya ait kalorifer tesisatı montajı yapılan iş yerinde 09.11.2012 tarihli işe giriş bildirgesi öncesindeki 01.01.2008 tarihinden itibaren çalışmalarının tespitini istemiş, Mahkemece dinlenen çelişkili tanık beyanlarına itibarla, davanın kabulüne karar verilmişse de karar eksik incelemeye dayalıdır. Dosya kapsamına göre, davacının davalıya ait iş yerinden 09.11.2012 tarihli işe giriş bildirgesine istinaden, 30.04.2018 tarihine kadar sigortalı çalışmalarının Kuruma bildirildiği, davalıya ait "kalorifer tesisatı montaj" mahiyetli iş yerinin 11.07.2000 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olduğu, Mahkemece dinlenen tanıklardan ...'ın 22.07.2008 tarihinde davalıya ait iş yerinde tesisat ustası olarak işe başladığında davacının çay, temizlik ve müşterilerle ilgilenme işini yerine getirdiğini beyan ettiği, yine aynı tanığın Mahkemece alınan ikinci ifadesinde 23.07.2007 tarihinde işe başladığında, davacının çalışıyor olduğunu ifade ettiği, bir başka bordro tanığı olan ...'ın davalıya ait iş yerinde 2006-2014 yılları arasında tesisat ustası olarak çalıştığını, davacının işten ayrıldığı 2014 yılından yaklaşık 2 boyunca çalışırken gördüğünü belirttiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme dayanak kılınan tanık beyanları arasındaki açık çelişki giderilmeden, davacı yanın işe başlama tarihi konusunda kesin ve somut olmayan, genel ve çelişkili beyanlara itibarla sonuca gidilmesi isabetsiz bulunmuştur. Mahkemece bu kapsamda tanık beyanları arasındaki çelişkiler üzerinde durulmalı, davacı yanın işe başlama tarihi konusunda, kanaat edinmeye yeter sayıda, yeniden tanık dinlenmek suretiyle ayrıntılı beyanları alınarak, çelişki giderilmeli, toplanan deliller ışığında varılacak sonuç uyarınca karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi Kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgili davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.