Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14825 E. 2026/5945 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14825
- Karar No
- 2026/5945
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/9 E., 2025/755 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/352 E., 2024/365 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, 21.10.2020 tarihinde davalı işverenlikte çalışmaya başlamış, davalının iş akdini haksız olarak feshettiği tarih olan 29.08.2022 tarihine kadar aralıksız şekilde çalışmış olduğunu, müvekkilinin çalıştığı süre zarfında davalı işverenlik tarafından kendisine verilen tüm görevleri eksiksiz şekilde yerine getirmiş olduğunu, işe giriş tarihinden iş kazası tarihinde kadar satın alma şoförü, kazadan sonra ise idari işler şoförü olarak çalışmış olduğunu, 31.08.2021 tarihinde işyerinde vinçle 1 ton ağırlığında bir demir kaldırılmakta iken vincin swic adı verilen bir düğmesinin olmaması nedeniyle halat kopması neticesinde 1 tonluk demirin müvekkilinin sol ayağına düşmesi ile yaralanmış olduğunu, vinçi kullanan kişinin vinç kullanma yeterlilik belgesi vs. bulunmadığını, bu durumu müvekkilinin sonradan öğrenmiş olduğunu, vinçin swic denilen düğmesinin olmadığını da kazadan sonra öğrenebilmiş olduğunu, kazanın meydana gelmesinde işverenin %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle engelliliğinin oluştuğunu, yürümekte zorluk çektiğini, maddi ve manevi sıkıntılar yaşadığını belirterek toplam 100 Tl maddi tazminat ile 30.000,00 Tl manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı vekili 28.06.2024 tarihli ıslah dilekçesinde, maddi tazminat talebi 363.899,19 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının, müvekkili şirkete ait işyerinde şoför olarak çalışmakta iken, olay günü davacının kullanacağı araca vinç ile malzeme yüklemesi yapıldığı esnada, görevi olmamasına ve kendisine bu yolda bir talimat verilmemesine rağmen, vinç ile malzeme kaldırılması sırasında, çalışma arkadaşlarına yardım ettiği sırada, kaldırılan ağırlığın altında durmaması gerektiği halde yanlış yerde durması ve bu esnada da vinç halatının kopması sebebiyle, vince bağlı ağırlığın davacının ayağına düştüğünü, dava konusu iş kazasının oluşmasının tümüyle davacının kendi kusurundan kaynaklanmış olduğunu, davacıya işinin gereği iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, işyerindeki her çalışan gibi davacının da tüm bireysel ve genel iş güvenliği tedbirleri alınmış olarak çalışmakta olduğunu, davacının yaptığı işin özel bir ... almasını gerektiren bir iş olmadığını, iş kazası sebebiyle davacının ayağına gerekli tedavinin uygulanmış olduğunu, tedavisi tamamlandıktan sonra, eski sıhhatine kavuşan davacının, iş akdinin haklı sebeple feshine kadar müvekkili şirkette çalışmaya devam etmiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında ".. davacı işçinin davalı işyerinde şoför olarak çalışırken iş kazası neticesinde yaralandığı ve alınan rapora göre meslekte kazanma güç kaybında %7,2 oranında sürekli azalma meydana geldiği, alınan iş kazası kusur bilirkişi heyet raporuna göre davalı işverenin %70, kazalı işçinin %30 oranında kusurlu olduğu anlaşılmış, davacı işçinin meslekte kazanma gücünde meydana gelen sürekli azalma ve tedavi sürecindeki geçici iş göremezlik zararı hesap bilirkişi tarafından hesaplanmış, davalı işverenin kusur oranında sorumlu olduğu anlaşılmış, iş kazası tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı işverenden tahsiline yönelik aşağıdaki şekilde hüküm verilmesi gerekmiş... manevi tazminatın zenginleşme vasıtası sayılmaması ve davalı için ayrıca bir zarar ve yıkıma neden olmayacak bir meblağın belirlenmesi gerektiği gibi kriterler nazara alınarak talep edilen manevi tazminat miktarının davacı için 25.000,00TL olarak kabulüne karar vermek gerekmiş, fazla istem yönünden reddine dair karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 363.899,19 TL maddi zararın iş kazası tarihi 31.08.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi 31.08.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminata ilişkin fazla istemin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davacının işyerinde şoför olarak çalıştığını, kendisinin sorumluluğunda olmayan yükleme boşaltma işine, işveren talimatı olmadan katılması nedeniyle iş kazasının gerçekleşmesinde kendi kusuru olduğunu, müvekkiline verilen %70 oranında verilen kusurun yerinde olmadığını, kusur raporuna itirazlarının karşılanmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.