Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14797 E. 2026/5943 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14797
- Karar No
- 2026/5943
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/920 E., 2025/690 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 82. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/49 E., 2024/82 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirkette işçi olarak çalıştığını, 21.05.2020 günü saat: 09.30 sıralarında trasmiyon yuvarlak içi dolu demirleri pres makinesinde kesme ve bükme işlemi yaptığı esnada sol elini malzemeyi almak için hareket ettirdiği sırada pres makinesinin freninin boşalması neticesinde sol baş parmağının koptuğunu ve iş kazasının meydana geldiğini, ameliyat ile kopan parmağının dikildiğini, müvekkilinin iş kazasının meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle davalı işverenini kusurlu olduğunu, iş kazıs nedeniyle maddi zararın hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiğini, kaza neticesinde müvekkilinde psikolojik bir travma oluştuğunu ve manevi zararın söz konusu olduğunu iddia ederek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkilinin geçici iş göremezliği için 100,00-TL, sürekli iş göremezliği için 100,00-TL olmak üzere 200,00-TL maddi ve bu kazanın müvekkilinde yol açtığı manevi zararlar için 60.000,00-TL manevi olmak üzere toplamda 60.200,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren davalı şirketten tazmin edilerek müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 02.10.2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat talebini toplam 735.247,69-TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde,davacının müvekkili işveren bünyesinde 01.03.2019 tarihinden itibaren lojistik elemanı olarak asgari ücret ile çalıştığını, olayın işçinin kendi ağır kusuru ya da kastı ile gerçekleştiğini, YSK ve ATK'dan iş gücü kaybını gösterir rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... davacının 21.05.2020 tarihinde geçirdiği dava konusu iş kazası nedeniyle ... tarafından maluliyeti %9,3 tespit edilmiş olup itiraz üzerine Yüksek Sağlık Kurulu tarafından tanzim edilen 17.03.2021 tarihli kararı ile aynı şekilde davacının maluliyetinin %9,3 olarak olarak belirlendiği görülmüştür. İtiraz üzerine mahkememizce ATK'dan rapor tanzimi istenilmiş, ATK ön raporunda belirtilen şekilde davacının hastaneye sevki sağlanıp istenilen eksiklikler giderilmiş ve ATK tarafından 03.01.2024 tarihli rapor ile davacının %9,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı tespit edilmiştir. ... Kurum Sağlık Kurulu Kararı, YSK Kararı ve ATK raporunda tespit edilen davacının maluliyet oranı raporları arasında çelişki bulunmadığı ve dosya kapsamı dikkate alınarak 21.05.2020 tarihli iş kazası nedeniyle sol el parmak başparmağı ve işaret parmağından yaralanan davacının maluliyet oranının %9,3 olduğu mahkememizce kabul edilmiştir... 21.05.2020 tarihli iş kazasının meydana gelmesinde davacı işçinin %20, davalı işverenin %80 kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir...Maluliyet oranı, kusur ve ... tarafından yapılan ödemelerin tenzili sonrası karşılanmayan 1.180,44-TL geçici iş göremezlik ve 734.067,25-TL sürekli iş göremezlikten kaynaklı toplam 735.247,69-TL maddi tazminattan davalı işverenin sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilerek davalının sorumluluğuna karar verilmiştir... manevi tazminat miktarının 40.000,00TL olmasının hakkaniyete uygun olduğu yönünde mahkememizde vicdani kanaat oluştuğundan bu miktar manevi tazminatın davalı işverenden alınıp davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacının talep etmiş maddi tazminat talebinin kabulü ile talep etmiş olduğu 734.067,25-TL sürekli iş göremezlik ve 1.180,44-TL geçici iş göremezlik tazminatından oluşan toplam 735.247,69-TL'nin kaza tarihi olan 21.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat talebinin kısmen kabulü 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, kusura, hesap raporu alınırken davacının kazadan sonra elde edeceği gelirin düşülmesi gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.