Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/14686 E. 2026/3161 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/14686
Karar No
2026/3161
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/348 E., 2025/1742 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/104 E., 2024/357 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11.07.2000 tarihinde Bağ-Kur İl Müdürlüğüne vermiş olduğu isteğe bağlı sigortalılık giriş bildirgesine istinaden 1479 sayılı Yasanın 79. ve 50. maddeleri kapsamında; ... Bağ-Kur sicil numarasıyla isteğe bağlı sigortalı olarak 11.07.2000 tarihi itibariyle tescil edildiğini, buna bağlı olarak da 26.07.2000 tarihinde (1) kaynak koduyla Bağ-Kur İl Müdürlüğü Veznesine 20.250.000,00 ETL prim ödediğini, davacının Kuruma yaptığı başvuru üzerine 30.12.2023 tarihinde (43) kaynak koduyla; 369,84 TL prim tahsil edildiği halde davacının 23.02.2024 tarihli dava konusu olan 4/B Sigortalı Bilgileri belgesinde 1479 isteğe bağlı 4/b sigorta tescil tarihi 11.07.2000, terk tarihi de 11.07.2000 olarak, Prim Gün Sayısı ise; (0) olarak gösterildiğini, davacının, 1479 sayılı Kanun'un 79. maddesine kapsamında gerçekleştirdiği 11.07.2000 tarihli isteğe bağlı sigortalılık tesciline dayalı olarak; 26.07.2000 tarihinde (1) kaynak koduyla kurum veznesine yatırdığı 20.250.000,00 TL'sinin 26.07.2000 tarihinden itibaren sağlık primsiz olarak karşıladığı gün kadar isteğe bağlı bağ-kur (4/b)sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine, aksine tesis edilen dava konusu ... Konya İl Müdürlüğünün 12.03.2024 tarih ve ... sayılı ve 23.02.2024 tarihli işlemlerinin iptaliyle yaratılan sataşmanın önlenmesine, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi geçtikten sonra açıldığından zamanaşımına uğrayan davanın reddi gerektiğini, davaya konu işlem sigortalı ...'un 2000 yılında yaptığı bir takım ödemelerin isteğe bağlı sigorta hükümleri çerçevesinde sayılması ve o dönemlere ilişkin sigortalı sayılmasına yönelik olduğunu, ... Bağ-Kur no.lu davacı dosyasının tetkikinde 11.07.2000 tarih ve 95634 sayılı isteğe bağlı Sigortalı Giriş Bildirgesine göre Bağ-Kur sigortalılığının 11.07.2000 tarihinde başlatıldığı tescil basamağına göre ödenmesi gereken giriş keseneği ve aylık prim tutarını içeren ödemenin yapılmadığının tespit edildiğini, 1479 sayılı Kanun'un 49. maddesi hükmüne göre sigortaya girişlerde bildirilen gelirin %25'i oranında giriş keseneği alınır denildiğinden tahakkuk eden giriş kesenek tutarının iptal edilmesine ya da hizmet olarak alınmasına Kanunen imkan bulunmadığını, mevcut açılan davada da hukuki yarar bulunmadığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi raporu ile davacı hakkında 99/13140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen gelir basamak tablosunda 1. basamağın 4675, 6. basamağın 6125 olduğu ve devlet memurları maaş kat sayısı 01.01.2000 tarihi itibariyle 13810/15.06.2000 tarihi itibariyle 14310/ 01.07.2000 tarihinden itibarin ise 15760 olarak belirlenmiş olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu Bakanlar Kurulu kararının en son 31.03.2000 tarihi itibari ile uygulanmasının sona erdirilmiş olduğu, esasen 11.07.2000 tarihi itibari ile davacının 6. Basamak olarak tescil talebinde bulunduğu ve bu tarih itibari ile 6 basamak prime esas kazanç beyanı olan 107.286.438,000 TL'nin %25 oranı ile giriş keseneğinin 26.821.610,000 Eski TL olduğu ve 1479 sayılı kanunun 50. maddesi kapsamında alınması gereken %20 oranlı primin ise 21.547.288,000 eski TL ve %15 sağlık sigortası primi 17.853.741,000 eski TL tutarında olduğu anlaşılmakla, bu kapsamda davalı kurum tarafından yapılan prim tahakkukunun ve giriş keseneği tutarının doğru belirlendiği, ne var ki davacı tarafından yapılan 26.07.2000 tarihli 20.250.000,00 eski TL tutarlı primin giriş keseneğini dahi karşılamadığının açıkça görüldüğü, davalı kurumca sonradan ödenen primin sanal terke alınmasından sonra gerçek terk işleminin yapılmasında herhangi bir kanuna aykırılık bulunmadığının anlaşılması ile birlikte davacının ilk basamağı seçmiş olduğunun kabulü halinde dahi, ilk basamağa göre 20.175.547,000 TL giriş keseneği ödemesi gerektiği, bu halde de davacının ödediği tutardan bakiye kalan 74 eski TL tutarının uzun vadeden bir günlük sigortalılığı dahi karşılamadığının açıkça anlaşılması karşısında, davanın reddine dair karar verilmesi gerektiği gerekçelerine dayalı olarak, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının kazanılmış haklarından ve yaşlılık aylığına hak kazanmasına ilişkin menfaatine engel olunarak mağdur edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/14686, K. 2026/3161, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-14686-e-2026-3161-k-575933b22bb3