Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13928 E. 2026/2574 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13928
Karar No
2026/2574
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1810 E., 2025/1252 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/179 E., 2023/172 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkile, boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle, borç tahakkuk ettirildiği, müvekkilin boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığı halde yaşamış gibi gösterilerek borç altına alınmasının kabulü mümkün olmadığı, müvekkil ile eski eşi 2011 yılında boşandıkları, bu evliliklerinden 4 çocukları bulunduğunu, boşanmalarının ardından müvekkil kızları olan ... ve ...'ın yanında belirli dönemlerde yaşamaya başladığı, müvekkilin, eski eşi ile fiilen birlikte yaşaması bulunmadığını, bu nedenlerden dolayı Kurum işleminin iptaline, kesilen aylığın yeniden bağlanmasına, Kurum işlemi nedeniyle müvekkile ödenmeyen aylıkların tespiti ile faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında ve zamanaşımında bulunduğunu, davacının eşinden boşandıktan sonra eşi ile birlikte yaşadığının tespit edilmesi üzerine yetim aylığının kesilme işleminin kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama seçim kurulu nufus ve banka kayıtları belediye enerjisa kayıtları fiili yaşama hususu tespit edildiği davacı tanıklarının beyan vermekten kacındığı dinlenen tutanak tanıklarının imzalarını inkar etmemeleri teftiş raporundaki ifadelerin dosya kapsamı ile uyumlu olması davacının adres beyanlarının kızlarının yasadığı adresler olması ama tanık beyanlarına göre kızları ile yasamadığı da nazara alınarak tarafların fiilen birlikte yaşadığı kanaati ile davacının hiç bir sosyal güvencesi olmadan eşinden nafaka maddi manevi tazminat talepleri olmadan boşanması da nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gerekçede bahsedilen delillerin ve fiili yaşama olgusuna neden ve hangi yönlerden ulaşıldığının açıklanmadığını, bahsedilen belgelerin fiili yaşamayı kanıtlayan bir yanının bulunmadığını, davacı tanıklarının sorulan tüm sorulara açıkça yanıt verdiğinin görüldüğünü, soruları atlamadıkları, cevaptan kaçınmadıklarının sabit olduğunu, emsal dosyalarda denetmen raporlarındaki beyanların taraflara okutulmadan imzalatıldığı ve taslak halde olduğu, itirazlar olduğu göz önüne alındığında denetmen raporlarının güvenilirliğini de sakat olup raporun başkaca kesin delillerle ispatlanması gerektiğini, fakat davalı tarafın bu olguları ispatlayamadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşamadığını belirterek yetim aylığının kesilmesine ilişkin olarak tesis edilen işlemin iptali ile yeniden yetim aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı harcın davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/13928, K. 2026/2574, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-13928-e-2026-2574-k-feb45f2d47a4