Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/12316 E. 2026/104 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12316
- Karar No
- 2026/104
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1165 E., 2024/978 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/39 E., 2022/212 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.12.2017 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek maddi ve manevi zararlarının giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayın davacının kendi dikkatsizliği ve tedbirsizliği nedeniyle ve izinli olduğu dönemde meydana geldiğini, işverenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının davasının kısmen kabulüne, hesaplanan 428.461,65 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 01.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 75.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 01.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine " karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; olayın iş kazası olmadığını, kazazedenin 01.12.2017-23.12.2017 tarihleri arasında yıllık izin kullanmak istediğine ilişkin belgenin bulunduğunu, dinlenen tüm tanıkların da davacının ... müfettişlerine verdiği beyanın aksine davacının yıllık izinde olduğunu ifade ettiklerini, davacının yalnızca çay demlemek amacıyla herhangi bir görev tanımı olmaksızın kendi iradesiyle çalışma alanına girdiğinin sübut bulduğunu, yine davacının ailevi problemlerini gidermesi amacıyla yıllık iznini kullandığının tüm tanık anlatımları ile sabit olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğunu, davacının maluliyet oranı tespitinin hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; Kurumun zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle yaptığı tahkikat sonucunda düzenlenen inceleme raporunda olayın iş kazası olarak kabul edildiği, davalı tarafından Kayseri 1.İş Mahkemesi 2024/1 84... /19 Karar sayılı dosyası ile olayın iş kazası olmadığının tespiti talepli dava açıldığı, açılan davanın reddine karar verildiği ancak henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. İş kazasından kaynaklı tazminat davalarının görülmesi için ön koşul zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğinde olduğunun tespit edilmesidir. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir. Öte yandan, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde “İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur” düzenlemesine yer verilmiştir. Yine benzer şekilde 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde “(1) İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanun'a tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanun'a tabi gemiadamları, 22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya Kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b)İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.”düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepli temyize konu iş bu dava dosyasında iş kazasının varlığının sabit olmasının davanın görülebilmesi için ön koşul olduğu açık olduğuna göre yukarıda bahsi geçen dava dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.