Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/961 E. 2024/2430 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/961
- Karar No
- 2024/2430
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2190 E., 2023/1358 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/123 E., 2020/96 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılardan ... ve ... Çelik Konstrüksiyon Tarım Nakliyat İnşaat ve Makine San. Tic. Ltd. Şti. ile fer'i müdahil Kurum vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve davalı ... Çelik Konstrüksiyon Tarım Nakliyat İnşaat ve Makine San. Tic. Ltd. Şti. ile fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili İbtisam'ın eşi ...'nın davalılar yanında sigortasız çalıştırılırken 04.11.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini, vefat ettiğini, ücretinin günlük 90 TL olduğunu, asıl iş veren ... Yem san. Tic. A.Ş. olduğunu ...'nın alt işveren olduğunu, asıl iş veren ... Yem San. Tic. A.Ş.'nin çelik kontraksiyon işini üstlenen ...'nın iş kazasının meydana geldiği inşaat şantiyesi için alt iş veren ... Çelik Konstrüksiyon Tarım Nakliyat İnşaat ve Makine San. Tic. Ltd. Şti. ile anlaştığını, bu şirketinde çelik kontreksiyon işini yapmak için taşöron ... ile anlaştığını, muris kazazedenin 2.kattan düşerek hayatını kaybettiğini, beyanla müvekkili murisinin 04.11.2016 tarihli davalı iş veren nezdinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın 5510 sayılı Kanun kapsamında kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, talebin açıkça reddedilmesi gerektiğini, müvekkili ... ile diğer davalı ... Çelik Kons. Tarım. Nakl. A.Ş. arasında anahtar teslim sözleşmesi yapıldığını, ... yem san. Tic. Aş.nin mülkiyetinde bulunan taşınmazın inşaa edilecek binanın bina çelik kon. ve cephe panel kaplama yapılışının verildiğini, davalı ... şirketinin kendisine anahtar teslim suretiyle verilen çelik konsl. ve cephe panel kaplama işinin montaj işi için diğer davalı ... ile sözleşme yaptığını, davalı müvekkilinin işi anahtar teslim suretiyle ... şirketine vermesi karşısında inşaatın işçilik montaj kısmını üstlenen ... ve davacıların murisi ile hukuki ve fiili hiçbir bağının bulunmadığını, işin ... şirketinin anahtar teslim suretince verildiğini beyan ederek davanın reddini talep ettiği görüldü. 2.Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin imalet aşamasından başka bir yetki ve soriumluluğunun olmadığını, müvekkili firma ile ... arasında yapılan sözleqşme incelendiğinde fabrika inşaatında bir bölüm imalat işinin müvekkiline verildiğinin açık olduğunu, müvekkilinin mütahit ...'nın bilgisi dahilinde montaj işinin tamamının diğer davalı ...'ya devrettiğini, mü vekkili ile ... arasında yapılan sözlemeden anlaşılacağı üzere denetim yetkisinin ...'da olduğunu, müvekkilinin asıl iş veren ve alt iş veren arasında sorumlu tutulamayacağını, kazanın oluşumunda esas kusurunun müteveffada olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. 3.SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın gerçekte o işyerinde çalışmakta olduğuna dair her hangi bir resmi belge mevcut olmadığını, dolayısıyla kazanın iş kazası olup olmadığının araştırılması gerektiğini, müteveffanın özlük dosyası veya tescil kaydına rastlanmadığını, ... ve ailesinin ne zaman savaştan kaçarak Türkiye'ye geldoiğinin araştırılması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın ... ...'nın davalılara ait işyerinde 04.11.2016 tarihinde hizmet akdine istinaden çalışmasının tespitine ilişkin olup, olayla ilgili olarak davalı ... ve diğer davalı şirket yetkilileri hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından taksirle yaralama suçundan dava açıldığı, ... Asliye Ceza Mahkemesindeki davanın devam ettiği, Asliye Ceza Mahkemesince aldırılan rapor ile 04.11.2016 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağı irdelendiğinde, 04.11.2016 günü saat 16:15 sıralarında .... Fabrikasında iş kazası olduğu ihbarı üzerine olay yerine gidildiği, .... Fabrikası içeresinde yapılmakta olan ek ünite kurulumunda çalışan Suriye uyruklu ... isimli şahsın yerden 12 metre yükseklikteki saç montajı işinde çalıştığı, çalıştığı zemin üzerinde fabrika makinalarının kurlumu için bırakılan bazı boşlukların bulunduğu, bu zemin üzerinde arkadaşı ... ile birlikte saç taşıdığı esnada bu boşluktan aşağıya düştüğü ve eks olduğu; ...'nın alınan beyanlarından "Karyem isimli fabrikanın müteahitliğini yaptığı, Kar-yem Çelik Konstrüksiyon Yapım İşinin 19.04.2016 tarihinde alt işveren ... Çelik Kontrüksiyon Tar. Mak. İnşat ve Mak. San. Tic. Ltd. Şti tarafından sözleşme karşılığı alındığı, malzeme montajını Alt İşveren Erk Bil Çelik Kontrüksiyon (...) firmasına 10.07.2016 tarihinde imzalanan sözleşme ile verildiği," alt taşeron ...'nın 04.11.2016 tarihli emniyet ifadesinde "çalıştığı esnada taşıdığı saçtan dolayı yürüdüğü yeri görememiş ve ayağını boşluğa bastığından aşağıya düştüğünü, Suriye uyruklu olduğundan sigortalı olarak çalıştıramadıkları, Çalışma Bakanlığı internet sitesinden müracaatını yaptıklarını ve ...'nın yanlarında çalıştığı, işin sevk ve idaresini ...'ya tevdi ettiği," ... "usta başı olduğunu, işyerinde çalışan işçilerin kendi sorumluluğu bulunduğu ve kendi yönlendirmesi ile çalıştıkları, ... adlı kişinin ... ile birlikte yerden yaklaşık 12 metre yüksekte çinko saç taşıdığı, bu esnada kazanın meydana geldiği" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüş, ceza dosyası ve dosya içeresinde beyanına başvurulan diğer tanık anlatımları da gözetilerek maktul ...'nın 04.11.2016 tarihinde asıl işveren ... ile alt işverenler ... ve ...'ya ait işyeri nezdinde hizmet akdine istinaden çalıştığı kanaati hasıl olduğu belirtilerek davanın kabulüne davacının davalılara ait işyerinde 04.11.2016 tarihinde hizmet akdine istinaden sigortalı olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... ve ... Çelik Konstrüksiyon Tarım Nakliyat İnşaat ve Makine San. Tic. Ltd. Şti. ile fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; SGK kayıtları ve tanık anlatımlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilin herhangi bir işçisinin, iş sahasında çalışmamış olması nedeniyle müvekkilin herhangi bir şekilde asıl işveren-alt işveren ilişkisi içesinde sorumlu tutulamayacağı, dolayısıyla müvekkilinin işveren sıfatı kazanamayacağından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Çelik Konsrüksiyon ve cephe panel kaplama işinin tamamını anahtar teslim suretiyle ... Ltd. Şti'ye veren müvekkil ...'nın, davacılar murisinin işvereni olmadığını, diğer davalı ... Ltd. Şti'nin işçilik montaj kısmı için ... ile sözleşme yaptığı ve ...'nın işin işçilik montaj kısmını üstlendiği, davacıların murisinin ...'nın çalışanı olduğunu, davanın müvekkili ... yönünden tüm talepler açısından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3.Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffanın gerçekte o iş yerinde çalışmakta olduğuna dair herhangi bir resmi belge mevcut olmadığını, Kurum kayıtlarında yapılan incelemede müteveffanın ismini taşıyan hangi bir özlük dosyası veya tescil kaydına rastlanmadığı, davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen dosya kapsamına göre davalılar vekilleri ve fer'i müdahil vekili tarafından kabul edilen hizmet süresi ve işverenlik yönünden istinaf edilen kararda; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına ve davalılar arasında akdedilen sözleşme, ceza soruşturması aşamasında dinlenen tanıklar ve yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarının değerlendirilerek karar verilmiş olmasına göre yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve davalılar vekilleriyle fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... ve ... Çelik Konstrüksiyon Tarım Nakliyat İnşaat ve Makine San. Tic. Ltd. Şti. ile fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini yineleyerek kararın bozulması talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini yineleyerek kararın bozulması talep etmiştir. 3.Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini yineleyerek kararın bozulması talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılardan ... ve ... Çelik Konstrüksiyon Tarım Nakliyat İnşaat ve Makine San. Tic. Ltd. Şti. ile fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İnceleme konusu davada; davacı vekili davacının murisi ... 'nın davalılara ait iş yerinde 04.11.2016 tarihinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden ... 'nın 04.11.2016 tarihinde vefat ettiği, mirasçısı ... tarafından davanın açıldığı Mahkemece hüküm fıkrasında bu hususun belirtilmediği görülmektedir. Tespitine karar verilen çalışmaların davacının murisi ...'ya ait olduğundan bunun belirtilmiş olması gerekirken belirtilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar ..., ... Çelik .. Şti. ile fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının ikinci satırında yer alan "Davacının davalılara ait işyerinde 04.11.2016 tarihinde hizmet akdine istinaden sigortalı olarak çalıştığının tespitine, '" ifadesinin silinerek yerine "Davacının murisi ...'nın davalılara ait işyerinde 04.11.2016 tarihinde hizmet akdine istinaden sigortalı olarak çalıştığının tespitine, " ifadelerinin yazılmasına, ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı Başkan ... ve Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla 07.03.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dava hizmet tespiti davası olup; İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne dair verilen kararın Dairemiz sayın çoğunluğu tarafından onanmasına karar verilmiş ise de aşağıda belirtilen gerekçelerle çoğunluk onama gerekçesine katılınmamıştır. İnceleme konusu davada, davacının davalıya ait iş yerinde bir günlük çalışmasının tespiti talep edilmiş olup; davacının Suriye vatandaşı olduğu ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında ülkemizde bulunduğu açık olup; Türk vatandaşı değildir. Yabancıların Türkiye'de çalışma usul ve esasları önceden 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkındaki Kanuna göre düzenlenmiş iken bu kanun 28.07.2016 tarihli 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. Mülga 4817 sayılı Kanun'un amaç başlıklı 1 inci maddesinde kanunun amacının;"... yabancıların Türkiye'deki çalışmalarını izne bağlamak ve bu yabancılara verilecek çalışma izinleri ile ilgili esasları belirlemek" olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un kapsam başlıklı 2 nci maddesinde ; ".... Türkiye'de bağımlı ve bağımsız olarak çalışan yabancıları, bir işveren yanında meslek eğitimi gören yabancıları ve yabancı çalıştıran gerçek ve tüzel kişileri" kapsadığı belirlenmiştir. İzin alma yükümlülüğü ve izin verme yetkisi başlıklı 4 üncü maddesinde; "Türkiye'nin taraf olduğu ikili yada çok taraflı sözleşmelerde aksi öngörülmedikçe yabancıların Türkiye’de bağımlı ya da bağımsız çalışmaya başlamadan önce izin almaları gerektiği" ifade edilmiştir. 4817 sayılı Kanun'u yürürlükten kaldıran ve 4817 sayılı Kanun gibi yabancıların Türkiye'de çalışma izni usul ve esaslarını düzenleyen 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu'nun 6/2 nci maddesinde "Bu kanun kapsamında yer alan yabancıların çalışma izni olmaksızın Türkiye'de çalışmaları veya çalıştırılmalarının yasak" olduğu düzenlenmiştir. Sosyal güvenlik kamu düzeniyle ilgilidir. Kimlerin sosyal güvenlik hakkından yararlanacağı devletlerin yasalarla ve uluslararası sözleşmelerle kendi milli çıkarları doğrultusunda belirlenir. 1932 yılında yürürlüğe giren 2007 sayılı Türkiye’de Türk Vatandaşlarına Tahsis Edilen Sanat ve Hizmetler Hakkında Kanun gereğince bazı mesleklerin yabancılar tarafından icra edilmelerinin yasaklanması da bu kapsamda yapılan yasal düzenlemelerdendir. Davacı Suriye’den ülkemize sığınmıştır. 6458 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinde “Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir. (2) Bu kişilerin Türkiye’ye kabulü, Türkiye’de kalışı, hak ve yükümlülükleri, Türkiye’den çıkışlarında yapılacak işlemler, kitlesel hareketlere karşı alınacak tedbirlerle ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar arasındaki iş birliği ve koordinasyon, merkez ve taşrada görev alacak kurum ve kuruluşların görev ve yetkilerinin belirlenmesi, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir” hükmü gereğince sığınmacılarla ilgili olarak çıkarılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin “İş piyasasına erişim hizmetleri” başlıklı 29 uncu maddesinde “ Geçici korunanların çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlığın görüşü alınarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının teklifi üzerine Cumhurbaşkanınca belirlenir. Geçici koruma kimlik belgesine sahip olanlar, Cumhurbaşkanınca belirlenecek sektörlerde, iş kollarında ve coğrafi alanlarda (il, ilçe veya köylerde) çalışma izni almak için Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvurabilecekleri” düzenlenmiştir. Sosyal güvenlik sistemini doğrudan etkileyen bu durum karşısında sigortalı sayılacak yabancıların yasal bir çalışmalarının bulunması gerekir. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri uyarınca, yabancının bir işveren yanında çalışabilmesi için ilgili makamlardan somut olayda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından çalışma izninin alınmış olması gerekir. Bu sebeple davacının Türkiye'de çalışma izninin bulunup bulunmadığı araştırılarak 5510 sayılı Kanun kapsamanda sigortalı olma hakkı olup olmadığı belirlenerek, bu hakkı varsa yapmış olduğu çalışmaların bu kanun kapsamında sigortalı hizmetten sayılması gerekmektedir. Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadığı açık olduğundan verilen karar hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluğun onama gerekçesine katılmıyorum.