Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9471 E. 2024/12115 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9471
Karar No
2024/12115
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/638 E., 2024/719 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 36. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/125 E., 2023/383 K. Taraflar arasındaki maluliyetin tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 08.12.1997 doğum tarihli olduğunu ve dava tarihi itibariyle 19 yaşında olduğunu, 4 yaşında iken davacı hakkında otizm tanısı konulduğunu ve 2001 yılında başlayan tedavisinin halen daha sürmekte olduğunu, davacının annesinin davacının vasisi olarak atandığını, davacının gelişme ve kendini değiştirme aşamasındayken babasını kaybettiğini, davacının 18 yaşını doldurmadan önce almış olduğu en son raporun 24.12.2014 tarihli İstanbul Tıp Fakültesi Özürlü Sağlık Kurulundan alınan rapor olduğunu, işbu raporun sonucunda orta derecede mental reterdasyon ve otizm teşhisi konulduğunu, davacının ağır özürlü olduğunu ve bu özrün sürekli olduğunu, özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %94 olduğunun belirlendiğini, ancak davacı vasisinin 05.11.2015 tarihinde Bağcılar SGM'ye maluliyete ilişkin yapmış olduğu başvurunun; Kurumun 22.09.2016 tarihli yazısı ile davacının malul olmadığına karar verilmesinin bildirilmesi ile sonuçlandığını, davacı hakkında açılan bu dosya hakkında davacıya hiçbir belge ve bilgi verilmediğini, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin davacının malul olmadığı yönündeki tespitin dayanağı bulunmadığını beyanla davacının kabul edilmeyen maluliyetinin ve faydalanamadığı maluliyet haklarının tespiti ile maluliyet haklarından faydalanabileceğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan Kurum Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünü en az %60 oranında yitirip malûl olduğu anlaşılanların her birine %25'i oranında aylık bağlanacağını, davacının maluliyet oranı için mevzuatta öngörülen şartları yerine getirmediği gerekçesiyle davacıya vefat eden babasından ölüm aylığı bağlanmasına imkan bulunmadığını, Kurumun söz konusu işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını beyanla mevzuata aykırı işlem talep eden davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı ... (T.C. No: ...)'ın çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmiş olması nedeniyle malul sayılmasına ve maluliyet oranına göre maluliyet haklarından faydalanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde "Davanın, davacının, çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmiş olması nedeniyle malul sayılması ve maluliyet oranına göre de maluliyet haklarından faydalanması gerektiğinin tespiti taleplerine ilişkin olduğu; Mahkemece verilen "Davanın Kabulüne" dair ilk kararın Bölge Adliye Mahkemesi ilamı ile kaldırılması sonrasında alınan, 15.12.2022 karar tarihli ve 3580 Karar sayılı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun raporunda, açıkça, davacı hakkında, "... oğlu, 1997 doğumlu ...’ın Asperger sendromu hastalığına bağlı olarak, sorulduğu üzere; A) 28.09.2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği Ek-1 R-1 maddesi gereğince çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmiş olduğu, çalışarak hayatını kazanamayacak derecede malul sayılması gerektiği, B) Maluliyetinin hayatın ilk yıllarından başladığı, C) Aynı yönetmeliğin 10. madde ğ fıkrasına göre bir başkasının sürekli bakımına muhtaç olduğu" şeklinde rapor düzenlenmesi ve ATK 2. Üst Kurulunun, maluliyetlerin tespitine yönelik tıbbi raporlama açısından, son merci olması nedeniyle, 15.12.2022 tarihli ATK 2. Üst Kurulu raporunun, mevcut davada nihai kanaate ulaşmak için yeterli olduğu Mahkemece yapılan yargılama sonucunda anlaşıldığından, davacının sübut bulan davasının kabulüne karar vermek gerektiği" belirtilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Davalı Kurum vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının gerekli şartları yerine getirmediğinden ölüm aylığı bağlanmasına imkan bulunmadığını, Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, YSK'nın 20.07.2016 tarihli raporu ile ATK Adli Tıp 2. Üst Kurulu raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilmediğini, eksik tahkikat yapıldığını ileri sürmüş; kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davalı Kurum vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının maluliyetinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 25, 26 ve 27 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9471, K. 2024/12115, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9471-e-2024-12115-k-1c8d37e8fdba