Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9300 E. 2024/11034 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9300
- Karar No
- 2024/11034
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1605 E., 2024/1249 K. KARAR :Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/184 E., 2023/290 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptaline ilişkin asıl dava ve itirazın iptali ile icra inkar tazminatına ilişkin birleşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı - birleşen dava davalısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı - birleşen dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davacının Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/475 Esas, 2003/378 Karar ve 01.05.2003 tarihli kararı ile dava dışı ... ile boşandığını, kararın 01.05.2003 tarihinde kesinleştiğini, boşanma gerçekleştikten sonra da davacının eski eşi ...'nin müşterek evi terk ettiğini, davacının kızı ... ile birlikte kiraladıkları ve hala şu an oturmakta olduğu evde ikamet ettiklerini, davacının babasından aldığı dul ve yetim maaşının 02.12.2019 tarihinde kesildiğini, damadının evini basması ve kızı ile kendisini ölümle tehdit etmesi üzerine korku ile kızının babasını aradığını, davacının eski eşinin de bunun üzerine birkaç kez eve gelip manevi destek verdiğini ve eski eşi ile görüşmelerinin bundan ibaret olduğunu, davacının boşandıktan sonra eski eşiyle birlikte yaşamadığını, karı-koca hayatı sürdürmediklerini, ...'nin şu anda Isparta da ikamet ettiğini, davalı Kurumun davacı ile eski eşinin birlikte yaşadığını hangi delillere dayandırarak değerlendirildiğini anlaşılamadığını ileri sürerek; davalı Kurumun dul ve yetim aylığının kesilmesine ilişkin işleminin iptaline, dul ve yetim aylığının yeniden bağlanarak kesim tarihinden yeniden bağlanma tarihine kadar tüm maaşların faizleriyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava dosyasında davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özet olarak; müvekkili Kurumdan yetim aylığı almakta iken muvazaalı boşanması nedeniyle 01.08.2009 tarihinden itibaren aylıkları kesilen, ...'na yersiz olarak ödenen 01.08.2009-30.11.2019 tarihleri arasındaki aylıkları tutarı 82.797,43 TL borç çıkarıldığını, aynı dosyadan aylık alan ...'na tahakkuk eden 42.266,71 TL borca mahsup edilerek kalan 40.530,72 TL ve yasal faiziyle beraber 46.207,82 TL borç çıkarıldığını, yersiz ödemenin tahsili için müvekkil Kurum tarafından borç oluşturulduğunu, Kurum tarafından davalıya tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğinin tespit edildiğini, Kurum zararının tahsili için Antalya Genel İcra Dairesinin 2020/203871 Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, ancak davalı - borçlu haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek, Antalya 2. İş Mahkemesinin 2020/184 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davalı - borçlunun Antalya Genel İcra Dairesi 2020/203871 Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına , davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; 01.05.2003 tarihinde eşinden boşanan davacı ...'na, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre 01.06.2003 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlandığı, bilahare, ... hakkında Kurumumuzca yapılan araştırmalar sonrasında Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Muratpaşa Sosyal Güvenlik Merkezinin 19.09.2019 tarihli yazısı ekinde Başkanlığımıza gönderilen 03.09.2019 tarihli ve 052 sayılı Araştırma-İnceleme Raporu ile adı geçenin boşandığı eşiyle 10.07.2009-10.07.2019 tarihleri arası beraber yaşadıklarının bildirilmesi üzerine, ilgilinin aylıkları 01.08.2009 tarihinden itibaren kesilerek yersiz ödenen miktarların 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi hükümlerine göre tahsiline karar verildiğini, ilgilinin dul/yetim aylıklarının 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca boşandığı eşiyle halen beraber yaşadığının tespiti üzerine kesilmesi işlemi Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Muratpaşa Sosyal Güvenlik Merkezinin 03.09.2019 tarihli ve 052 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmenliği Raporu üzerine yerine getirildiğini, Kurum işlemlerinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığını ileri sürerek; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... tanık anlatımları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının denetim raporunun aksini ispat edemediği, davacının boşandığı eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığı, Kurum işleminde kanun ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davacının davasının reddine, Mahkememizin 2020/364 Esas sayılı dosyası yönünden ise davalının Antalya Genel İcra Dairesinin 2020/203871 takip numaralı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı - birleşen dava davalısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararını kabul etmediklerini, birlikle yaşama olgusunun mevcut olmadığını, davalı Kurum işleminin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu davaların kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "... Eldeki davada yukarıdaki açıklamalara uygun araştırma ve inceleme yapılarak sonuca gidilmiştir. Dosya kapsamı mahkeme gerekçesi, özellikle kolluk araştırması bu kapsamda kolluk adrese gittiğinde davacının evde bulunması ve kendini davacının dayısı olarak tanıtma gayretleri ile açık kamu tanığı beyanları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince varılan sonuç ve verilen karar yerinde olmuştur. Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen dava davalısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı birleşen dava davalısı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulması ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, Kurum işleminin iptali ile ölüm aylığı bağlanması, birleşen dava ise itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371'inci, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ve 96 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı birleşen dava davalısı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.