Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/9229 E. 2024/12327 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9229
Karar No
2024/12327
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/111 E., 2024/1818 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/75 E., 2022/365 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ceza Mahkemesinden aldığı mahkumiyet kararı neticesinde Adalet Bakanlığına bağlı Dalaman Cezaevinde cezasının infaz edildiğini, bu süreçte ilgili cezaevinde çalıştırıldığını, müvekkilinin çalışmasının işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirildiğini, primlerin ödenmediğini, davalı Kurumun çalışmaları sigortalı hizmet olarak kabul etmediğini belirterek, müvekkilinin 01.01.1977-31.12.1982 tarihleri arasındaki çalışmasının sigortalı çalışma olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.01.1977 - 31.12.1982 tarihleri arasındaki çalışmalarının sigortalı hizmeti olarak tespiti ile kurum kayıtlarının düzeltilmesi talebiyle açılan davanın haksız olduğunu, işlemler Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildiğinden davanın Antalya İş Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden yetki itirazında bulunduklarını, hizmet tespit davalarının, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi gereği 5 yıllık süre içerisinde açılması gerektiğini, 5 yıllık sürenin başlangıcının, hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başladığı ve davanın takip eden 5 yıl içerisinde açılması gerektiğini, 5 yıllık sürenin hak düşürücü nitelikte olduğunu, dava açmak ve dava konusu alacakları talep etmek yönünden yasada belirtilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirilmiş olduğundan davanın süre yönünden reddine karar verilmesini, talebin, diğer yönleriyle de yersiz olduğunu, davacının çalıştığı iddiası olan birimin resmi bir kuruluş olması nedeniyle çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması gerektiğini, bu nedenle yazılı belgelere itibar edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminde bir hata bulunmadığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.01.1977 - 31.12.1982 tarihleri arasında çalıştığı iddiası karşısında davacının çalışmaların sona erdiği yılın sonundan itibaren 5 yıl içerisinde hizmet tespit davasının açılmadığı anlaşıldığından, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesi ile davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı nezdinde cezasının infazı sırasında çalıştığına dair işe giriş bildirgesi, aylık prim hizmet belgesi, dört aylık dönem bordrosu ve ücret bordrosunun bulunmadığı Mahkemenin davanın reddine dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı gerekçelerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/9229, K. 2024/12327, T. 04.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-9229-e-2024-12327-k-7aaabf1044d6