Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8875 E. 2024/10945 K. – Tespit

Konu: Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8875
Karar No
2024/10945
Karar Tarihi
Konu
Tespit

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/807 E., 2024/988 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/218 E., 2024/41 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nun, ... Boru Profil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait iş yerinde çalışmakta iken 06.09.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 20.03.2019 tarih ve 20196700087 sayılı raporunda, müvekkilinin sürekli iş göremezlik derecesinin % 6,1 olarak tespit edildiğini, itiraz üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 12.06.2019 tarih ve 2019/10747 karar sayılı raporunda maluliyet oranının % 6,1 olduğuna karar verildiğini, müvekkili tarafından işveren aleyhine Kdz. Ereğli 2. İş Mahkemesinin 2019/205 Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında Yüksek Sağlık Kurulu raporuna yapılan itiraz üzerine Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 31.08.2020 tarih ve 13194 sayılı kararı ile meslekte kazanma gücünün % 10,2 olarak mütalaa edildiğini, Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 08.07.2021 tarih ve 1067 sayılı kararı ile sürekli iş göremezlik oranının % 10,2 olarak tespit edildiğini belirterek, müvekkiline % 10,2 sürekli iş göremezlik derecesi nedeniyle 06.09.2013 tarihli iş kazası istirahatinin bittiği tarihten itibaren maaş bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, hak düşürücü sürede açılmayan ve zaman aşımına uğrayan davanın reddinin gerektiğini, davacının gerçek maluliyet oranıyla ilgili olarak yeniden Yüksek Sağlık Kurulu yahut tıp fakültesi hastanesinden rapor aldırılması ve sonuca göre karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; sonradan müvekkilinin davaya dahil edilmesi yoluyla davanın yürütülmesi ve zaman aşımı yönünden itiraz ettiklerini, davacının 06.09.2013 kaza tarihinden sonra hiç şikayeti olmadan 6 yıl davalı iş yerinde çalıştığını, kaza ile davacının maluliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacının Kdz. Ereğli 2. İş Mahkemesinin 2019/205 Esas sayılı dosyasında 18.01.2022 tarihli dilekçesi ile ihtirazi kayıt koymadan % 6 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiğini, bilahare talebini genişletmesine muvafakat etmediklerini belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile davacı ...'nun 06.09.2013 tarihinde geçirdiği iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının 22.11.2013 tarihinden itibaren % 10,2 olduğu anlaşıldığından davacıya davalı SGK tarafından 22.11.2013 tarihini takip eden aybaşı olan 01.12.2013 tarihinden itibaren %10,2 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden gelir bağlanmasının gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve dahili davalı şirket vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ... vekili; cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle birlikte; mahkeme kararlarında malul sayılmaya ilişkin tespit yapılarak aylık bağlanması yönüyle hüküm kurulmakla birlikte malullük aylığı bağlanması için malul sayılmanın tek başına yeterli olmadığını, malullük tespiti ile birlikte sigortalının bakıma muhtaç olup olmadığı ve kontrol muayenesi gerekip gerekmediği hususlarının da mutlaka belirtilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu kararlarında açık bir şekilde hangi tarihten itibaren malullük aylığı bağlanması gerektiği ya da değişen meslekte kazanma gücü kayıp oranının hangi tarih itibarıyla geçerli olduğunun belirtilmesi gerektiğini, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun bahsi geçen talepleri karşılar nitelikte olmadığını, bununla birlikte müvekkili Kurumun maluliyet oranının belirlenmesi ve maaş bağlanmasına dair mevzuat hükümleri gereği hareket ettiğini, müvekkil Kurumun mevzuat gereği Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını sağlayamaması karşısında dava açılmasına kendi kusurundan değil yasal düzenlemelerden dolayı sebebiyet verildiğini, bu halde müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Dahili davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava Konusu maluliyetin tespiti olmayıp Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından maaş bağlanması talebi ile ilgili olduğundan müvekkilinin hak alanı ile ilgili olmadığını, diğer yandan davacının Kdz. Ereğli 2. İş Mahkemesinin 2019/205 Esas sayılı dava dosyasında, ihtirazi kayıt koymadan Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 31.08.2020 tarih ve 13194 sayılı raporunda belirlenen sürekli iş göremezlik oranı yerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun sürekli iş göremezlik oranı tespiti olan % 6,1 üzerinden davanın sonuçlanmasını talep ettiğini, davacının sürekli iş göremezlik kaybı oranının % 10,2 olduğu ilk olarak Kdz.Ereğli 2. İş Mahkemesinin 2019/205 Esas sayılı dosyası kapsamında Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun 31.08.2020 tarih ve 13194 sayılı raporu ile saptanmış olup 5510 sayılı Kanun'un 97 nci maddesinde yer alan, zaman aşımı şartlarının gerçekleştiğini, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunun hangi tarihten itibaren malullük aylığı bağlanması gerektiği ve diğer yasal hususlar yönünden yasanın aradığı nitelikte olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu, mevzuatı gereği Adli tıp Kurumundan rapor alınmasını sağlayamadığı için davacı tarafından dava açılması gerektiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkili aleyhinde vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve dahili davalı şirket vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı şirket vekili; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik geliri bağlanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 18 inci ve 95 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum ve dahili davalı şirket vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8875, K. 2024/10945, T. 13.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8875-e-2024-10945-k-d2b8ccfe9c3a