Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8341 E. 2024/10083 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8341
Karar No
2024/10083
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/207 E., 2024/536 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/282 E., 2021/167 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ...'ya ait ... Mahallesi'nde bulunan bağ evinde bekçilik ve bağ, bahçe bakım işlerinde 20.06.2008-10.12.2018 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmaya başladığını talep ettiği tarihte müvekkilinin sigorta kapsamına alınmış kayıtlı böyle bir işyerinin dahi olmadığını, adresi bildirilen ve dinlenme amaçlı bağ evi olan bu yerde zaten davalı açısından iş sözleşmesi kapsamında çalışmayı gerektirir bir personel gereksinimi dahi olmadığını, davacının davalı ile yaptığı kira sözleşmesi gereği bu alanda bulunan evde kiracı olarak bulunduklarını, yani ortada bir iş sözleşmesi değil kira sözleşmesinin olduğunu, işyeri olarak belirtilen ve davalı tarafından sadece dinlenme yeri olarak kullanılan bu alanda yasanın tarif ettiği anlamda iş sözleşmesi olmasının zaten hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının ayrıca burada 7 gün 24 saat çalıştığını beyan etmesinin de ortalama şartlarda kesinlikle kabulünün mümkün olmayan beyan ve talepler olduğunu beyanla, davacının davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarının yasal dayanağının 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesi olup, konuya ilişkin Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin emsal kararlarında da açıkça belirtildiği üzere bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğinden, işverenin kabulünün tek başına hukuki sonuç doğurmayacağını, bu davaların 5510 sayılı Kanun'un 86/9 maddesi gereğince 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, bu nedenle araştırma sonucu saptanan hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren dava tarihine kadar 5 yıl geçmiş ise davanın hak düşürücü süre yönünden de reddini talep ettiklerini, Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığının kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla yasal düzenleme ile feri müdahil duruma gelen kurumları aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiklerini, arz ve izah edilen sebeplerle, davacı tarafça açılmış olan işbu davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, feri müdahil durumuna gelen kurumları aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının davalıya ait Sazgın Mahallesinde bulunan bağ, bahçe ve bağ evinde 20.06.2008 tarihi ile 10.12.2018 tarihleri arasında hizmet akdiyle prime esas kazancın alt sınırındaki ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle: davacı ile davalı işveren arasında kira sözleşmesi olduğunu, davacının hizmet akdine tabi çalışmasının olmadığını, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davacı ile aralarında kira sözleşmesi olduğunu, davacının hizmet akdine tabi bağımlı çalışması olmadığını,davacının çalışmasının 5510 sayılı Kanun'un ek 5 nci madde kapsamında olduğunu, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebepleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, hizmet akdine tabi sigortalılığının yapılmadığı, 5510 sayılı Kanun'un Ek 5 nci maddesi kapsamında sigortalılığının yapıldığı,hizmet akdine tabi sigortalılığının yapılması gerektiğine dair ihbarı üzerine davalı işyerinde Kurum tarafından denetim yapıldığı, yapılan denetim sonucunda;denetim tarihi olan 07.12.2018 tarihinden geriye doğru bir yıl 07.12.2017 tarihine kadar davacının hizmet akdine tabi çalıştığı tespiti yapılarak sigortalılık tescilinin yapılmasına, işverenden ek bildirimlerin istenmesine şeklinde rapor düzenlendiği, davalı işveren tarafından 01.04.2011 tarihli kira başlangıcı olan kira sözleşmesinin ibraz edildiği, Mahkemece; tanık beyanları da dikkate alınarak köy merkezinden uzakta olan bahçede kiralık ev tutmanın olağan olmadığı değerlendirmesinin yapıldığı, muhtar, ihtiyar heyeti üyeleri, köyde sakin olan kişilerin kamu tanığı olarak dinlendiği, dinlenen tanıkların;davalının bahçesinde villa bulunduğu, davacının villanın ve bahçenin bakımını yaptığı,ağaçların budanması ve sulanması işlerini yaptığı, müştemilatta çocuklarıyla beraber oturduğu, hasat zamanı dışarıdan temin edilen işçilere kahyalık yaptığı şeklinde beyanda bulundukları, Mahkemece; komşu işyeri, tarla bahçe sahipleri, köy azaları, muhtarı köy sakinlerinin somut beyanları ve SGK denetmen raporu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşıldığından davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 20.06.2008-10.12.2018 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2. 506 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8341, K. 2024/10083, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8341-e-2024-10083-k-d6bde491a13c