Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8112 E. 2026/1107 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8112
Karar No
2026/1107
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/498 E., 2024/108 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idarenin 16106269 sayılı yazı ile 2009/139 sayılı genelge gereği 5 puanlık prim indiriminden faydalanma hakkının 01.08.2012 - 31.07.2013 tarihleri arasında 1 yıl süre ile iptal edildiğini bildirdiği, ilgili yazıda .... .... San. .... Şti.’nin taşeronları olarak anıldığı, oysa şirket ile davacı arasında alt işveren-üst işveren ilişkisi bulunmadığı, şirketin otelin hamam ve saunasını işlettiği, sözleşmede görüldüğü üzere .... .... San. .... Şti.’nin çalıştırdığı personelden davacı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı, .... .... San. .... Şti. çalışanı ...’nin 11.07.2012 tarihinde işe başladığı, işyeri durum tespit tutanağına sehven 01.07.2012 olarak geçtiği, bu hususta ...’nin tanık olarak dinlenmesi, işyeri tarafından verilen SGK işe giriş bildirgeleri ile davalı idare tarafından tutulan tutanaktaki tarihlerin birbiri ile çeliştiği, prim teşviğinin iptaline dayanak gösterilen genelgede sigortalılığın bildirilmemesi halinde teşviğin bir yıl süreyle iptal edileceğinin bildirildiği, 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin ı bendinde ise ‘çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği tespit edilen işverenler bir yıl süreyle bu fıkrayla sağlanan destek unsurlarından yararlanamazlar.’ hükmünün yer aldığı, bu hükmün kapsamının geniş yorumlanarak sigortalının geç bildirilmesine aynı hükmün uygulandığı, bunun genelge ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla davalı Kurumun B13. 2. SGK .04.07.10 .01-16.106. 269 sayılı yazısı ile 2009/139 sayılı genelge gereği 5 puanlık prim indiriminden faydalanma hakkının 01.08.2012 - 31.07.2013 tarihleri arasında bir yıl süre ile iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline ve davacı şirketinin 01.08.2012 - 31.07.2013 tarihleri arasında bir yıl süre ile %5'lik indirimden yararlanma hakkının olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının fazladan tahsil edildiğini iddia ettiği tutarı belirtmediğin bilirkişi incelemesi ile hesaplanıp tahsil edilmesini istediği, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığı, 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin ‘ı’ bendine istinaden 5 puanlık indirimden yararlanabilmesi için sigortalıların aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma verilmesi gerektiğinin açıkça belirtildiği, buna rağmen ... isimli sigortalının giriş bildirgesinin süresinde verilmemesi nedeniyle davacı ile ilgili Kurum işleminin tesisinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, yasada belli koşulları sağlamak kaydıyla 5510 sayılı Kanun'un 81... . maddeleri uyarınca sigorta primlerinin işveren hisselerine ait tutarın işsizlik sigortasın fonundan karşılanacağının düzenlendiği, işverenin bu tutarı Hazineye ödemiş olması sebebiyle davanın Başbakanlığa karşı yöneltilmesi gerektiğinden davanın pasif husumet (davalı) yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, davacının teşvikten yararlanma koşullarını taşımadığı, davacıdan fazla bir ödeme tahsil edilmediği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ İLK KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 14.10.2020 tarihli ve 2018/530 Esas, 2020/319 Karar sayılı kararla .... .... ve San. .... Şti. ile... ve ... A.Ş. arasında 01.06.2012 tarihinde Taşeron Sözleşmesi imzalandığı, her iki şirket 06.06.2012 tarihli ve ...Güvenlik İl Müdürlüğüne dilekçeler vererek, ........ ve San. .... Şti.’nin... ve ... A.Ş.'ye ait ... sicil sayılı işyeri dosyasında taşeron olarak işlem görmesi hususunda bilgilendirme yaptıkları, ... ve ... A.Ş.’nin taşeronu olarak faaliyet gösteren .... .... ve San. .... Şti.’ye ait hamam sauna işyerinde sigortasız çalıştığı tespit edilen ... adına Kurumca tahakkuk ettirilen idari para cezasının ve bu idari para cezasına istinaden taşeron ile birlikte sorumluluğu bulunan... ve ... A.Ş.’nin 01.08.2012 - 31.07.2013 tarihleri arasındaki 5 puanlık prim indiriminden faydalanma hakkının iptaline ilişkin işlemin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ve 2018/530 Esas, 2020/319 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 22.02.2021 tarihli ve 2021/620 Esas, 2021/461 Karar sayılı kararla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli ve 2021/620 Esas, 2021/461 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 22.06.2021 tarihli ve 2021/4986 Esas, 2021/8731 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Eldeki davada ise, mahkemece, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, Ek 17. maddenin gelmesi ile oluşan bu yeni durumun dikkate alınması ile davaya konu uyuşmazlığa ilişkin yasal tüm dayanaklar ve teşvik hükümlerinden faydalandırılma, fazla ödenen tutarların iadesi/mahsubu istemleri bakımından ek 17. maddenin ilk üç fıkrası da dâhil olmak üzere yasal tüm dayanaklar irdelenmeli, teşvik veya destekten faydalandırılma şartlarının varlığı ile birlikte incelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir..."

2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin yerleşmiş kararları gereği, 12. maddede belirtilen müşterek müteslesil sorumluluk sadece prim ve benzerlerinden kaynaklanan borç için geçerli olup, yasadışı suç ve ceza olmaz ve de cezaların kişiselliği ilkesi gereği, alt işverenin eylem ve işleminden kaynaklanan ceza yaptırımlarından asıl işverenin sorumluluğuna gidilebilmesi mümkün olmadığı, bu açıdan değerlendirildiğinde; dava dışı ... .... Şti.'nin iş yerinde bildirimsiz sigortalı çalıştırmasının yaptırımından davacı şirketin sorumluluğu bulunmadığı, davacı şirketin ancak, dava dışı İkitek şirketinin daha önce yararlandığı teşvik ve desteklerin yasaklama nedeniyle yersiz ödemeye dönüşmesi halinde bundan kaynaklanacak 5 Puanlık indirimin iadesinden ve de bildirimsiz çalıştırılan sigortalılar için resen tahakkuk ettirilen prim ve benzerlerinden sorumlu olacağı, alt işverenin bildirimsiz sigortalı çalıştırması, davacının koşulları varsa kendi sigortalıları bakımından teşvik ve destek hükümlerinden yararlanmasına engel teşkil etmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı Kurumun davacıya ait otelin hamam ve sauna kısmını işleten taşeronu dava dışı ...San. ve .... .... Şti'nin kayıt dışı işçi çalıştırması nedeniyle 01.08.2012 - 31.07.2013 tarihleri arasında 1 yıl süreyle 5 puanlık prim teşviki indiriminden yararlandırılma hakkının iptaline yönelik Kurum işleminin iptaline, davacı şirketin 01.08.2012 - 31.07.2013 tarihleri arasında 1 yıl süre ile %5 oranındaki prim teşvikinden yararlanması gerektiğinin tespitine, davacı şirketin yararlanması gerektiği halde SGK tarafından yararlandırılmadığı %5 prim teşviki indiriminden kaynaklanan 244.100,69 TL alacağının 5510 sayılı Kanun'un Ek 17/3 maddesi gereğince 01.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yerinde olduğu, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlandırılması gerektiğinin tespiti ile fark primlerin tahsiline ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8112, K. 2026/1107, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2024-8112-e-2026-1107-k-8de8ec470bcb